Gazete insan: Saray soytarılarının ve cehaletin yarattığı ülke işte bu

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Saray soytarılarının ve cehaletin yarattığı ülke işte bu





Saray soytarılarının ve cehaletin yarattığı ülke işte bu
Polis dövüyor, gaz sıkıyor gülüyor…
Güvenlikçiler simitçi çocuğu dövüyor, eğlenceli bir iş yapıyormuş duygusuyla videosunu çekiyor.
Hastanede, güvenlikçiler, hasta yakınını öldüresiye dövüyorlar, vatandaşın burnu kırılıyor. Haklarında herhangi bir işlem yapıldığını duymadık.

Metroda çello sanatçısı bir kadın polis tarafından darp ediliyor. Rezillik üzerine rezillik….
Başımızda çoban, yardımcı çobanlar, çobanların çoban köpekleri cennetten çıkmış sopa, terbiye edin bu koyunları… İlginç bir benzetme oldu herhalde, teşbih mi desem yoksa, teşbih i beliğ mi desem bilemedim ki…
Güle oynaya adam dövmeyi maharet sayan bu güvenlik görevlilerinin ruhsal bozuklukları olduğu kesin. Sadist kişiliklerin, bu insanlık dışı davranışları zevk alarak yaptıkları görüntülerden anlaşılıyor.
Peki ne yapılıyor bu adamlar için, ceza veriliyor mu? yada rehabilite edilmesi için bir çalışma var mı?
Yok….Neden olsun ki? Zaten toplumun büyük kısmı aynı hastalığın pençesinde.
En büyük ceza verildi sözde, ilişkileri kesildi simitçiyi döven güvenlikçilerin.
Bildiğimiz kadarıyla güvenlikçiler anlaşmalı oldukları firma tasarrufundalar.
İBB kadrolusu değiller muhtemelen. Yandaş firma ve yandaş güvenlikçiler belli bir süre sonra başka bir bölgede görevlerine devam ederler.
İBB samimi değil açıklamasında, her zamanki gibi insanları kandırıyor, çünkü sadece ilişiklerini kestik diyor, neden mahkemeye vermiyor? Savcılar neden harekete geçmiyor? İBB’nin olmayan itibarı zedelenmemiş midir? Tek bir neden var yandaşlar…
Tabi bizim ülkemizin bu konularda oldukça sabıkası kabarık. Ali İsmail Korkmazı döverek öldüren polisi neredeyse mükafatlandıracaklar.
Suruç’ta bile, bile 33 gencin öldürülmelerine göz yuman Emniyet amirine ihmalden dolayı küçük bir para cezasından başka bir şey yapıldı mı?
Örnek o kadar çok ki….işkenceler, ölümler hep karanlıkta kalmadı mı?
İBB işi örtbas ediyor. O çocuğu o şekilde dövenler eğer kendilerinin ceza almayacaklarını bilseler daha kötü sonuçlar doğuracak şiddet yaratabilirlerdi.
Dolayısıyla devlet bu işlere göz yumuyor ve bir şekilde katilleri koruyor diyebilir miyiz?
Bu çocuk bir örnek ve onun ruhunda kopacak fırtınalar ve bırakacağı izleri düşünebiliyor musunuz?
Ya okullarda, yurtlarda, kurslarda tecavüz edilen çocukların kişiliklerinde bırakacağı silinmeyecek derin izler.
Bu tamamen bir zihniyet meselesi, eğitim çok ama çok önemli, gerici ve yobaz bir eğitime tabi tuttuğunuz çocuklar işte böyle sadist vatandaşlar olarak yetişir.
İyi çocuklar çağdaş ve insancıl bir eğitimle o kimliği bulur, ama siz öylesini değil, vahşi olmasını istiyorsanız, bunu tercih etmezsiniz. Çağ dışı kafa ile verdiğiniz eğitimin sonucu hep acı çeken ve mutsuz bir toplum olur.
Cehaletin ürettiği ahlaksızlık ise meşru olur, işte ondandır ki artıyor şiddet, işte o yüzden artıyor tecavüz, özellikle bilimden uzaklaştırılmış sözüm ona eğitim verdiklerini iddia ettikleri yobaz kurumlarda.
Ve inanın bu ortaya dökülenler yaşananların sadece %5’i… Örtülüp kapatılıyor %95’i ve gizlice tecavüze uğrayarak kaderine razı geliyor bir çoğu sessiz sedasız…
Bugün artık bu ülkeye çok iyi devlet adamları gerekiyor, Mustafa Kemal gibi, Hasan Ali Yücel gibi.
Aydın bir dünya istiyorsak eğer, aydın çocuklar yetiştirmeliyiz, onun içinde gerçek yurtsever, aydın devlet adamlarına, öğretmenlere ihtiyacımız var acilen.
Kokuşmuş ve kendi pisliğinde ahlaksızca yoğrularak bunu dine imana sığdırmaya çalışanlar, işte o simitçi çocuğu dövenleri kollayanlarla aynı kişilerdir. Çünkü o cehaletten beslenir ve o cehaletten zenginleşirler. Varlıkları cahil toplumun varlığına bağlıdır.
İyi bir toplum yaratmak, çağdaş dünyanın bir parçası olarak yaşamak için medeniyeti yakalamak gerek. Akıl ile, bilim ile, sevgi ile insan gibi, insana yakışır biçimde.
Çok özel insanlar yetiştirdi bu topraklar uygarlığın tarihini yazan Server Tanilli gibi, ve inanıyorum ki daha çok adamlar yetiştirecek Mustafa Kemaller gibi.
Bir o insanların dünyasına bak, birde bu yobazların yarattığı cehennemlere.
Acı çekiyor milyonlarca insan, bu din adına kafa kesen, din adına tecavüz eden, din adına çalan ve bencillikle , ihanetle dolu dünyalarında acımadan kan gölüne çevirdikleri coğrafyaların kanıyla beslenerek, halklarının her şeyini pazarlayarak saltanat sürerler.
Simitçi çocuk ve güvenlikçiler aslında aynı yoksulluğun çocukları, aynı cehaletin kurbanları ama ne yazık ki yaşanılan şu ki, fakirin, fakire ettiği bu işkence ülkenin karanlığa teslimiyetinin resmidir.
Ülkeyi yönetenlerin eseridir…. Bu çocuk neden simit satıyor?…
Makam araçları, saraylar, uçaklar, reklamlar, har vurulup harman savurulanlar siz muhterem dini bütün soyanlar çaldığınız bu çocuğun hakkıdır, yarınıdır…..

Hoşçakal yarın….
Ankara’da tutuklu bulundukları cezaevinde açlık grevini sürdüren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eylemi yapan gruba müdahale eden polis, 3 kişiyi gözaltına aldı.
Gülerek biber gazı sıktılar.Bu olay bugün Ankara’da yaşandı ve polis gülüyor…
Önceki gün vapurda simit satan bir çocuk güvenlikçiler tarafından dövüldü, hakaret edildi ve o anları videoya kaydettiler. Çok güzel bir iş yaparak alçaklıklarını belgelediler.
Yine bir hastanede bir hasta yakını güvenlikçiler tarafından burnu kırılacak kadar darp edildi.

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/