Gazete insan: Böyle Gitmez 50 günde 58 şehit verdik

6 Haziran 2017 Salı

Böyle Gitmez 50 günde 58 şehit verdik





Böyle Gitmez 50 günde 58 şehit verdik

Bir çok siyasetçinin sessiz kaldığı ve farklı gündemler yaratmaya çalıştığı bu günlerde Küçükkaya’nın tespitleri yaşadığımız sürecin ciddiye alınarak, bu doğrultuda politika üretmek zorunluluğunun zaruri olduğunu gösteriyor.
CHP İzmit İlçe Başkanı Küçükkaya bir basın toplantısı düzenleyerek gündemi değerlendirdi, ardından küçük bir sohbetle bir kaç farklı konuya da değindik.
Bir çok siyasetçinin sessiz kaldığı ve farklı gündemler yaratmaya çalıştığı bu günlerde Küçükkaya’nın tespitleri yaşadığımız sürecin ciddiye alınarak, bu doğrultuda politika üretmek zorunluluğunun zaruri olduğunu gösteriyor.

Ana hatları ile bu açıklamayı ve sohbeti ortaya koyduğumuzda çıkan sonuç, memleketin ve kentin hiçte iyi yönetilmediği, yapılan yolsuzluk ve usülsüzlüklerin açıklanamayacak kadar çok ve adeta Cumhuriyet ve kurumlarından bir öç alırcasına, intikam duygusu ile hareket edildiğini, halkın dini duygularının istismar edilerek bunun üzerinden siyasi bir rant elde etme çabaları içinde, artık boğulma noktasına gelindiği tespitleri üzerinden vurgulamalar yaptı.

Dünya çevre günü olması nedeniyle İzmit’lileri yakından ilgilendiren kentin akciğerlerini katledecek çöp fabrikasının akıbetinin ne olduğunu soruyor Küçükkaya.

Bu kente üst üste yaptığınız kötülüklerin başında, doğaya verdiğiniz zararların sonucunda karşımıza çıkacak o kadar felaket var ki, bunları zaman içerisinde göreceğiz ve yaşayacağız, kanserden ölecek bebekler, çocuklar ve yetişkinler olacak, iktidarınız sürecinde İzmit’te kanser oranı % 100 ün üzerine çıkmıştır, vicdanınız rahat mı?

Memleket sürekli Fetö mücadelesi adı altında bir düzmece gündemle meşgul ediliyor. İnsanlar bununla oyalanırken, göstermelik operasyonlar düzenleniyor ve birilerini tutukluyorlar, oysa çok iyi biliyoruz ki Fetö’nün bu ülkedeki gerçek taşeronlarının yanına bile yaklaşılmıyor. Sadece bir muhalif avı var ve yandaşları kadrolaştırma çabası içindeler.

Oysa hep şunu söylediler referandum süresince; Evet çıkarsa istikrar gelecek, terör bitecek ekonomi düzelecek, işsizlik bitecekti. Hani ne değişti? herşey daha kötüye gitti. İlk icraatlarından biri, referandum boyunca uyarılarımıza rağmen ciddiye almayanlar kıdem tazminatını getirdikleri şekli görünce ağızları açık kaldı. Emeklilik yaşı yükseliyor, kıdem tazminatı bitti. Maaşlar son zamların yarattığı enflasyon farkı ile eridi gitti. İlk hediyelerini verdiler işte millete.

İkinci hediyeleri 50 günde 58 şehit verdik, alın size terörü de bitirdiler. Eğer iktidarda biz olsaydık ve bunlar bizim dönemimizde olsaydı yeri, göğü birbirine katarlardı. Sessiz sedasız gömüyoruz şehitlerimizi. Hepsi onların eseri ve sorumluları da onlardır, şehitlerimizin kanı onların ellerine bulaşmıştır.

Bu suni gündemle artık yönetemez hale getirdikleri ülkede OHAL’i meşrulaştırmak için, yaptıkları hukuksuzlukları OHAL bahanesi ile oldu bittiye getirmek, diğer yandan hiç alakasız bir şekilde yağmalanacak hiç bir şey bırakmamacasına memleket tarımar edilmektedir.

Bahanesi ise hazır Fetö ve onun sayesinde sürdürülebilen bir OHAL.

Bu doğru bir gidişat değildir. Böyle gitmez.

Bu kentin Belediye Başkanları iftar sofralarına sınırsız para harcarken, kentin insanlarına en pahalı Ramazan pidesini yedirmektedir. Öyle anlaşılıyor ki halkı sevmek böyle bir şey onlara göre, aç bırakacaksın, sonra onlara makarna verip, karnını ben doyuruyorum haaaa, ona göre kızdırma beni keserim makarnayı der gibi tehditkar bir tavır içindeler.

Bunasıl bir tramvay çalışması bitmek bilmediği gibi artık bir işkence haline geldi. Trafik ve taşıma sorunun çözecek olsa eyvallah diyeceğiz ama göreceksiniz daha çok kargaşa ve sıkıntı doğuracak. Bu kentin ihtiyacı metro dur, tramvay değil. Nostalji açısından kısa mesafe bir hat yapılabilirdi ama bu resmen kentle ve bilimle alay etmektir.

Ramazan ruhundan bu kenti uzaklaştıran ve halkına zulmeden Belediye başkanları olarak tarihe geçecekler. Trafikten dolayı vatandaş iftarına yetişemiyor, tramvay çalışmaları nedeni ile iflasına neden oldukları, evine ekmek götüremez, işçisine ücretini ödeyemez duruma getirdikleri esnafın durumunu hiç düşünüyorlar mı acaba? diye merak ediyorum.


Artık halktan kaçar duruma geldiler. Ramazanın kente geldiğini hiç farketmedik bile sayelerinde. Referandum için gösterdikleri çabanın binde birini, iyi bir Ramazan yaşatmak için gösterselerdi kentte çok farklı bir hava yaratılabilirdi.

Hoşgörü, huzur ve iyi niyetli kardeşlik duygularının hakim olduğu bir İzmit’te yaşamak istiyoruz ama Belediye Başkanlarının bu konuda en ufak bir çabası olmadığını görüyoruz. Artık halkın yüzüne bakacakları bir durum kalmamıştır.

Kendileri de artık miadlarının dolduğunun farkındalar ve sadece gün dolduruyorlar ve içinde oldukları cendereden kazasız, belasız kurtulmak derdindeler. Ama peşlerinden gelecek çok dosya ve dava olacaktır, bizzat takipçisi olacağım.

Her şeye rağmen biz kente barışı, kardeşliği ve ramazan ruhunu toplumuza bir nebze olsun katkı sunabilmek için, üzerine bir çok çirkin iftira atılan rahmetli Prof. Dr. Afet İnan’ın ölüm yıl dönümünde yani 8 Haziran 1985 te yitirdiğimiz değerimiz adına, bizde 8 Haziran’da bir yeryüzü sofrası iftarı düzenleyeceğiz. Tüm halkımız davetlidir.

Diyerek yaptığımız değerlendirmeyi bitirdik.

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/