Gazete insan: 07/19/17

19 Temmuz 2017 Çarşamba

DESTEKLEYECEK BAŞKA ŞEY BULAMADIN MI SEBAHAT HANIM



DESTEKLEYECEK BAŞKA ŞEY BULAMADIN MI SEBAHAT HANIM
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile dayanışma için açlık grevine başlamış.
Bu Nuriye ve Semihe yapılabilecek en büyük kötülük, en büyük sabotajdır.
Bu onurlu direnişin üzerinden siyasi rant sağlama amaçlıdır.
Direnişe olan ilgiyi,konjüktürel kanlı,kirli terör örgütü PKK onursuzluğuna çekme amaçlıdır.
Hdp  DBP PKK ilişkisini kimse inkar edemez.
Bu ülkenin 68 kuşağının 78 kuşağının yorgun demokratkarı evlatlarını her köyde,her mahallede her sülalede PKK ya şehit verdi yürekleri yandı.
Destekleyecek kendi seviyenize düşürecek başka yer bulamadın mı sebahat hanım.. 
Siz gidin ÖÇalanın emriyle düzenlenen, laikliği demokrasiyi ve Cumhuriyeti lanetleyen, gerici yobaz feodal islam sempozyumlarını destekleyin.
gidin tarikatlarla aşiretlerle iş birliği yapın
gidin biji amerika diye bağırın
gidin uyuşturucunuzu petrolünüzü pazarlayın.
gidin ırkçılığınızı terörünüzü tartışın
gidin uluslararası kojüktürel kirli kanlı pazarlıklarınızı yapın.
Nuriye ve Semih'in olayı çoook başka, onların direnişinde onur var. bütün ülke vicdanlarında yer tuttular.sizinle zerre kadar ilğisi yok.
Bu ülke siyasetin en iki yüzlüsünü, en onursuzunu, en aşağılığını sizlerde gördü.
Girdiğiniz her yeri yok edersiniz
iyi ki gezide yoktunuz
iyi ki adalet yürüyüşünde yoktunuz,
Tek başarma nedenleri sizin yokluğunuz.
Sizler bu ülkede  iktidarın faşizmin ve emperyalist güçlerin en etkili silahısınız.
Desteklediğiniz  haklı onurlu şerefli tertemiz tüm  toplumsal hareketler en coşkulu en başarılı halinde bile katıldığınız anda çöker.
Siyasetin ve toplumsal muhalefetin kanser virüsü gibisiniz. Cüzzam mikrobu gibisiniz..
O masum tertemiz haklı onurlu iki insana kirinizi kokuşmuşluğunuzu bulaştırıp sabote etmeyin .
uzak kalın.



FETÖ lideriden bomba iddia: Hakan Fidan 2 kez beni ziyaret etti



FETÖ lideriden bomba iddia: Hakan Fidan 2 kez beni ziyaret etti
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişiminin planlayıcısı olmakla suçlanan Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan'ın kendisini iki kez ziyaret ettiğini iddia etti.
France24'e konuşan Fethullah Gülen, darbe girişiminin kilit ismi, firari Adil Öksüz’ün MİT ile bağlantılı olduğunu savunarak şunları söyledi: 
"Nerede olduğunu bilmiyorum ama Adil Öksüz’ü buluyorlar, sonra onu salıveriyorlar. Sonra onun Milli İstihbarat ile alakası ortaya çıkıyor. Gelenlerden birisi de Milli İstihbarat Teşkilatı’nın başındaki Hakan Fidan’dı. İki defa ziyaret etti. Yeğenimin evinde iki defa yemek yedi. Gelmeyen kalmadı ki. Fotoğraf karesinin içine girmediğim insan kalmadı. Bunu, birinin düşüncesi içinde değerlendirmek ezbere mülahazalar."
Öksüz'ün darbe girişimi öncesi kendisini ziyaret ettiği yolundaki iddiayı reddeden Gülen, sözlerine şöyle devam etti:
“Öksüz, birkaç sene önce buraya geldi. Daha sonra medyada benimle fotoğrafını gördüm. Yüzlerce insan benimle fotoğraf çektiriyor. Fotoğraf çektirmekten bu bağlantıyı kurmak acele hüküm vermek olur."
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/feto-lideriden-bomba-iddia-hakan-fidan-2-kez-beni-ziyaret-etti-h36816.html

Küçücük çocuklara hem türban taktılar hem de gelinlik giydirdiler





Küçücük çocuklara hem türban taktılar hem de gelinlik giydirdiler

İstanbul - Esenler Neyyir Turhan İlkokulu’nda küçük kız çocuklarına gelinlik benzeri kıyafetler giydirip türban takılması tepki çekti.

Okulda düzenlenen Kuran Kursu sonunda kız çocukları gelin gibi giydirilip taç takıldı tören düzenlendi.
Ellerindeki dövizlerde "Çok oynayan değil çok okuyan hafız olur gibi" çocuk psikolojisine uymayan davranışlar sergilenmesi dikkat çekti.

İşte o fotoğraflar:




http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/kucucuk-cocuklara-hem-turban-taktilar-hem-de-gelinlik-giydirdiler-h36837.html

Merkel’den Ankara'yı kızdıracak açıklama



Merkel’den Ankara'yı kızdıracak açıklama
Almanya Başbakanı Angela Merkel, hafta sonu Büyükada'da gözaltına alınan insan hakları aktivisti hakkında sert eleştirilerde bulunduç Merkel, "Biz bu tutuklamanın net olarak tamamen haksız olduğu kanısındayız" dedi.
Son dönemde zorlu bir süreçten geçen Ankara-Berlin ilişkisinde yeni bir gelişme yaşandı. Geçtiğimiz hafta Büyükada’da gözaltına alınan 6 insan hakları aktivistiyle ilgili açıklamalarda bulunan Merkel, tutuklanan Alman vatandaşı Peter Steudtner’in serbest bırakılmasını istedi.
Deutsche Welle ve Reuters’a göre Türkiye’de tutuklanan Alman vatandaşı insan hakları aktivisti Peter Steudtner’le ilgili Berlin’de bir açıklama yapan Almanya Başbakanı Angela Merkel, tutuklama kararını sert bir dille kınadı ve Steudtner’in serbest bırakılmasını talep etti. Merkel, “Biz bu tutuklamanın net olarak tamamen haksız olduğu kanısındayız” diye konuştu.
Merkel, Alman hükümetinin Steudtner’in serbest kalmasını sağlamak için her düzeyde girişimde bulunacağını da sözlerine ekledi. Merkel, “kendileri açısından bu tutuklamaların suçsuz insanların zorlu bir sürece sokularak cezaevine gönderildiği bir başka olay olduğunu” ve “bunun da büyük bir endişe kaynağı olduğunu” ifade etti.
Almanya’nın aktivistlere yardım etmek için elinden geleni yapacağını söyledi. Merkel, Alman vatandaşı aktivist Peter Steudtner’in Türk makamları tarafından tutuklanmasının “tamamıyla haksız” olduğunu belirtti.
Alman hükümeti sözcüsü Steffen Seibert de Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada tutuklamaların “büyük bir endişeye neden olduğunu” söyledi. Seibert, Alman hükümetinin Steudtner ve diğer aktivistlere yöneltilen suçlamaların isabetli olduğunu düşünmediğini ifade etti.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/dunya/merkelden-ankara-yi-kizdiracak-aciklama-h36679.html

'AKP'liler de 'adalete' güvenmiyor'





'AKP'liler de 'adalete' güvenmiyor'

AKP'nin yaptırdığı anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. AKP'li gençlerin yüzde 65'inin 16 Nisan Referandumunda verdiği ortaya çıkarken her iki AKP'liden biri adalete güvenmiyor
Mayıs ayındaki referandumaraştırmasında AKP, özellikle kendi tabanının bakışını saptamaya çalıştı.
CHP’nin "Adalet Yürüyüşü"ün kamuoyunda destek görüp görmediğini ve iktidarın nasıl bir tavır takınması gerektiğine ilişkin ikinci araştırma ise geçtiğimiz günlerde tamamlandı.
GENÇLERİN PARTİ DESTEĞİ DÜŞÜK

Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre, Referanduma ilişkin araştırmada parti seçmeninin refleksi ölçülürken, AKP seçmeninden referanduma ‘hayır’ oyu verenlerin oranının bölgelere göre büyük farklılık gösterdiği ortaya çıktı. ‘Hayır’ oyu veren AKP seçmenin oranı, bölgelere göre yüzde 12 ile yüzde 4 arasında değişti. 
Marmara, Ege ve Akdeniz’de ‘hayır’ oyu veren AKP seçmeninin oranı yüzde 10-12 çıktı. Karadeniz ve Orta Anadolu’da yüzde 4, diğer bölgelerde ise yüzde 6 fire verdi. Araştırmada gençlerin sadece yüzde 35’inin ‘evet’ oyu verdiği de belirlendi. Parti yönetimi, bu oranı oldukça düşük buldu. 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardınan Ankara’dan İstanbul’a yaptığı ‘Adalet Yürüyüşü’nün toplumdaki etkisi de araştırıldı. Buna göre, ankete katılanların yüzde 35’i yürüyüşe destek verdiğini dile getirdi. Bu rakamın CHP seçmeninden yüzde 10 fazla olduğu saptaması yapıldı. Karşı çıkanların yüzde 40, ‘Fikrim yok’ diyenlerin oranının ise yüzde 25 olduğu belirlendi.

AKP'liler arasındaki yürüyüş anketi:
YÜRÜYÜŞÜN GEZİ’YLE İLGİSİ YOK

AKP bu araştırmada, ‘Adalet Yürüyüşü’ ile ‘Gezi’ eylemlerinin kıyaslamasını da yaptı. Vatandaşların ‘Adalet Yürüyüşü’ ile ‘Gezi’ eylemleri arasında ilişki kurmadığı ortaya çıktı. Bu hakkın kullanımının, araştırmaya katılanlar tarafından normal bulunduğu belirlendi. Yürüyüşe yapılacak herhangi bir müdahalenin kamuoyunun bakışını olumsuz etkileyeceği sonucuna varıldığı için müdahale gündem dışında tutuldu.

HER İKİ AKP'LİDEN BİRİ ADALETE GÜVEN DUYMUYOR

Araştırmada, sorulan bir başka çarpıcı soru da “Adalate güven duyuyor musunuz?” oldu. Yanıt verenlerin yüzde 50’si evet, yüzde 50’si hayır değerlendirmesi yaptı. Bu sonuçlarda, daha çok ideoloji ve parti tercihinin etkili olduğu yorumu yapıldı.

http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/akp-liler-de-adalete-guvenmiyor-h36791.html

Zübükler şimdi pişman olmuş gibi





Zübükler şimdi pişman olmuş gibi
Yalakalık ve saray soytarılığı para etmeyince siyasette adalet yok diyor şarlatan. Merak etme elbet bir odacılık falan bulunur sanada be kuzu diyelim ilerleyen günlerde.

Daha o yasalarla yargılanacağınız günler gelecek, bakalım o zaman saray soytarılığınız kaç para edecek.
Dün akşam Kılıçdaroğlu ile ilgili montaj görüntüler paylaşarak göze girmeye çalışan Kuzu yeni kabinede de kendine yer bulamadı.
Kabine revizyonu sonrası oluşan yeni Bakanlar Kurulu’nda yer almayan AKP’li Burhan Kuzu adalet talep etti.
Bakanlar Kurulu’nun açıklanması üzerine yandaş gazeteci Ersoy Dede Twitter hesabından “Olsun be Burhan Hocam” diyerek Kuzu’ya göndermede bulundu. Kuzu ise Dede’ye “Ersoy,siyasetin adaleti yok.Ne yapalım Allah’a havale ediyorum.” diyerek sitemini dile getirdi.


http://www.kocaelicumhuriyet.com/2017/07/19/zubukler-simdi-pisman-olmus-gibi.html

'Görevden alınan bakanlar FETÖ'cu mu?'



'Görevden alınan bakanlar FETÖ'cu mu?'
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, "Bu değişikliklerle görevden alınanlar cemaat mensubu mu? Tenzili rütbeye uğrayanların suçu ne?" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu “Önemli değişiklikler var kabinede. Örneğin Adalet Bakanı Sayın Abdulhamit Gül olmuş ama bu değişiklik Sayın Bekir Bozdağ'ın başarısızlığından ya da bu ülkede adalet olmamasından kaynaklı değil elbette. Zaten kendisi Başbakan Yardımcısı olmuş. Ya da Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Kültür Bakanı olmuş” ifadelerini kullanan Kerestecioğlu, “Ne yazık ki bu iktidarda Kültür Bakanlığı tenzili rütbe sayılıyor” dedi.
AKP Hükümetinin bugün açıklanan kabine değişikliğine ilişkin konuşan Kerestecioğlu’un açıklamaları şöyle: 
"İktidar, son bir yılda 15 Temmuz darbe girişimini bahane ederek ülkenin rejimini değiştirdi. O günden bu yana tüm uygulamalar, her şey bir kişinin iki dudağı arasında olabilsin diye aslında. "
"Erdoğan Yıldırım’a tebliğ etti"
"Bugün de bunun bir örneğini yaşadık, Sayın Erdoğan, Binali Yıldırım'ı çağırdı ve yeni Kabineyi tebliğ etti; istişare yok, ortaklaşma yok, sadece tebliğ edildi. Herkesin yüreği ağzındaydı, milletvekilleri 'Acaba bakan olur muyum?' diyordu, bakanlar 'Koltuğumdan olur muyum?' diyordu; biz de geçmiş olsun diyoruz."
"Değişiklikler bir kişi için"
"Önemli değişiklikler var kabinede. Örneğin Adalet Bakanı Sayın Abdulhamit Gül olmuş ama bu değişiklik Sayın Bekir Bozdağ'ın başarısızlığından ya da bu ülkede adalet olmamasından kaynaklı değil elbette. Zaten kendisi Başbakan Yardımcısı olmuş. Ya da Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Kültür Bakanı olmuş. Ne yazık ki bu iktidarda Kültür Bakanlığı tenzili rütbe sayılıyor. Bu neden oldu? Cevabı yine bir kişide. Kültür Bakanı, Türkiye'de sinemanın, tiyatronun, sanatsal üretimin bitme noktasına gelmesinden, turizmin can çekişiyor olmasından dolayı görevinden alınmadı ne yazık ki. Ya da Sayın Tuğrul Türkeş, babasının partisini karşısına alarak AKP'ye geçen, bu uğurda çok taviz veren Sayın Türkeş neden kabinede yok, cevabı yine bir kişide. Tarım Bakanı değişmiş. Elbette sebebi çarpık tarım politikaları ve çiftçilerin içinde bulunduğu zor durum ve tarımın yönetilmemesi değil."
"Görevden alınan bakanlar cemaat mensubu mu?"
"Tüm bu değişiklikler yeteneklerin sonucu ya da ülkenin, halkın istekleri sonucu değil, bir kişinin çıkarlarıyla paralel yapılıyor çünkü kendisi hiç kimseye güvenmiyor. Darbenin siyasi ayağının ortaya çıkmasını da engellediği için "Bu değişikliklerle görevden alınanlar cemaat mensubu mu? Tenzili rütbeye uğrayanların suçu ne?" diye sorma hakkımız da doğuyor.
Parti devletine bir adım daha yaklaşan uygulamalarla karşı karşıyayız. Hayırlı olsun diyoruz."

Kılıçdaroğlu: Suçları da, korkuları da büyük CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki resmi hesabından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.





Kılıçdaroğlu: Suçları da, korkuları da büyük

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki resmi hesabından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun gündemi değerlendirdiği tweetleri şöyle:

"Gelin karşıma "15 Temmuz'u havuz medyanızda tartışalım" diyorum, gelmiyorlar! Halktan ne saklıyorsunuz da ortaya çıkmasından korkuyorsunuz? Kul hakkı yememiş, adaletten yana olan kimse halkın önünde muhalefet lideri ile tartışmaktan korkmaz. Adaletsizsiniz, korkuyorsunuz!

15 TEMMUZ'UN HESABINI VERECEKSİNİZ!

Halkın 15 Temmuz'u unutulmaz bir demokrasi mücadelesidir. Sarayın 15 Temmuz'u ise, 20 Temmuz sivil darbesine çıkan en kısa yoldur! 15 Temmuz'u toplumu ayrıştırmak için kullanıyorlar. Suçları da korkuları da büyük. Ne yaparsanız yapın 15 Temmuz'un hesabını vereceksiniz!"

Bak ALLAH'ın İşine!.. KRAL'DAN SARAY'A VAN MİNIT!..


Bak ALLAH'ın İşine!.. KRAL'DAN SARAY'A VAN MİNIT!..
SUUDİ ARABİSTAN'TAN TÜRKİYE'YE UYARI
Suudi Arabistan: TÜRK KARDEŞLERİMİZİN ARAP DÜNYASINA SIZMA DÖNEMİ ÇOKTAN SONA ERMİŞTİR
Suudi Arabistan, Türkiye'yi Katar'daki askeri varlığı konusunda uyararak, "Türk kardeşlerimizin Arap dünyasına sızma dönemi çoktan sona ermiştir" dedi. 
Suudi Arabistan'ın BM nezdindeki büyükelçisi Abdullah El Muallimi, Katar'ın Türkiye ve İran ile ilişkilerine atıfta bulunarak, Katar'ın geleceğinin "uzak yerlerle" değil, komşularıyla olduğunu söyledi. 
"KATAR'A SIZMAK YOK"
Muallimi, "Türk kardeşlerimiz Arap dünyasına sızma ve istenmeyen müdahaleler döneminin çoktan sona erdiğini anlamalıdır. Türkiye yapıcı bir rol oynamak isterse bu memnuniyetle karşılanır. Ama askeri üsler ya da askeri müdahale yoluyla rol oynamaya çalışmak yapıcı olmaz ve Türkiye'nin Arap dünyasındaki itibarına zarar verir" ifadelerini kullandı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Reem el Haşimi de Katar'ı Türkiye'yi topraklarında askeri güç bulundurmaya teşvik ederek gerilimi daha da tırmandırmakla suçladı. 
Bölgede hiçbir askeri gerilim istemediklerini belirten El Haşimi, "Bu konuyu ABD ya da Kuveyt olsun, güçlü bir arabuluculuk yardımıyla kendiReklamlar aramızda çözebilmeyi umuyoruz" dedi.
Kaynak: Deutsche Welle

Vay be!... BAKAN YAPTILAR... İLK İŞİ BAKIN NE OLDU!...



Vay be!... BAKAN YAPTILAR... İLK İŞİ BAKIN NE OLDU!...
‘YENİ BAKAN önce tweet’ini sildi, sonra hesabını kapattı
Çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığına getirilen AKP Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu’nun 2013 yılında haber sitesi Sol’dan paylaştığı bir haber Twitter kullanıcılarının gözünden kaçmadı. Çiçeği burnunda bakan önce tweet’ini sildi, sonra hesabını kapattı.
2015 yılında milletvekili seçilen Sarıeroğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın ardından kabineye giren ikinci kadın vekil oldu.
İlk kez bakanlığa getirilen Sarıeroğlu bu nedenle ilgi odağı haline geldi. Twitter kullanıcıları çiçeği burnunda bakanın eski Twitter paylaşımlarını incelemeye aldı.
Çok değil dört yıl önce
Bunların arasında 12 Mayıs 2013 tarihinde yapılan paylaşım özellikle dikkat çekti.
Sarıeroğlu’nun bir tweetinde, SoL Haber Portalı’ndaki bir haberi, başlığını hiç değiştirmeden, “Antakya’da halk AKP’ye karşı yürüyor: Binler ‘Tayyip istifa’ diyor” ifadesiyle paylaştığı görülüyor.
Sarıeroğlu’nun paylaştığı haber, 11 Mayıs 2013’te Antakya’nın Reyhanlı ilçesindeki patlamadan bir gün sonra Antakya’da yapılan eylemle ilgili.
‘Çiçeği burnunda bakan’ Sarıeroğlu, Twitter kullanıcılarının bu paylaşımı fark etmesinin ardından önce söz konusu tweet’iReklamlar sildi, ardından hesabını kapattı.
Kaynak: Diken

Irak'ta IŞİD'li cihatçıların tutulduğu yerin görüntüsü paylaşıldı


Irak'ta IŞİD'li cihatçıların tutulduğu yerin görüntüsü paylaşıldı
Irak ordusunun 3 yıl sonra yeniden IŞİD'den aldığı Musul'da ele geçirilen cihatçılar Musul'un dışındaki bir adreste tutuluyor. Musul'un dışındaki bir komplekste tutulan 370 cihatçı arasında 100'den fazlasının küçük bir odada kaldığı belirtildi.
Associated Press (AP) haber ajansının görüntülediği Musul'un dışındaki bir komplekte 370 cihatçının bulunduğu ifade edildi.
Herhangi bir havalandırma cihazının bulunmadığı ve yüksek sıcaklıkların bulunduğu odada birçok cihatçının üst üste yığılarak bekletildiği görülüyor.
AP'ye konuşan bir cezaevi görevlisi, "Cihatçıların çoğu sağlık ve deri problemleri yaşıyor çünkü güneş göremiyorlar. Birçoğu yürüyemiyor. Hareket edemedikleri için bacakları şiş" dedi.

http://www.birgun.net/haber-detay/irak-ta-isid-li-cihatcilarin-tutuldugu-yerin-goruntusu-paylasildi-170661.html

Bir film çeviriyorlar yine, bir şeyler fokurduyor…





Bir film çeviriyorlar yine, bir şeyler fokurduyor…
Neden yok biliyor musun? ne sana nede senin gibi düşünenleri sevmediğim için yok, senin eline eteğine yüz sürmediğim için yok, sizin cehaletinizin tehlikesini ve nereden, kimler tarafından türetildiğinizi bildiğim için yok, çünkü insan olduğum ve insanca düşündüğüm için yok…

Fethullah Gülen bugünlerde sık sık dünyanın farklı ülkelerinin basın kuruluşlarına demeçler veriyor. Ve yine Ülkedeki muhalefetin ve iktidarında çok sık adı geçmeye mesajları yayınlanmaya başladı.

Dünya Basını bir yandan Fetö’nün, bir yandan Erdoğan’ın, bir yandan Kılıçdaroğlu’nun röportajlarını yayınlarken, Meral Akşeneri’de büyük puntolarla yazıyor.
Türkiye bir şeylere gebe görünüyor. Yeni kurulacak Akşenerin partisinin milliyetçi, muhafazakâr ve liberal kesimin desteğini alacağını düşünen batı emperyalizmi anlaşılıyor ki gardını Akşener’den yana alıyor.
Kılıçdaroğlu’nun yaptığı çıkış geniş yankı uyandırmasına, içeride ve dışarıda büyük destek görmesine rağmen emperyal güçlerin devletçi ve devrimci bir anlayışın hakim olacağı, CHP iktidarını kendilerinin etkisi altına girmeyeceğini düşündüğünden bu cenaha destek vermeyeceği anlaşılıyor.

15 temmuz öncesi ve sonrası sıkça açıklamalar yapan Fetö yaptığı açıklamarla hem kendi tebasına mesajlar verirken, kendisi ile görüntünenleri korumak için hedef saptırmak amaçlı kafa bulandırıcı farklı şeyler söylüyor. Bunun yanında Bülent Arınç hakkında örneğin hiç bir şey söylememiş olması dikkat çekici.
Fetö’nün hava kuvvetleri imamı olarak deşifre olan Adil Öksüzü tanımazlıktan gelirken, Mit müsteşarı Hakan Fidan ile iki defa yemek yiyen Fetö bu ziyaretlerin sebebi hakkında hiçbir şey söylemiyor. Acaba neden?
Bu işlerin içinde bir tezgah dönüyor gibi geliyor, yakın zamanda çıkar kokusu.
Benim herkesle fotoğrafım var diyor fetö efendi, şimdi canım sıkıldı ama benimle niye yok kardeşim, hiç senin imamlarınlada yok, müridlerinlede yok.. senin hizmetkârlığını yaptığın güçlerle de yok…
Neden yok biliyor musun? ne sana nede senin gibi düşünenleri sevmediğim için yok, senin eline eteğine yüz sürmediğim için yok, sizin cehaletinizin tehlikesini ve nereden, kimler tarafından türetildiğinizi bildiğim için yok, çünkü insan olduğum ve insanca düşündüğüm için yok…
Ve çok iyi biliyorum ki ülkesini seven hiçbir yurtseverin ne seninle nede senin gibiler le fotoğrafı olamaz…

15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ’nün lideri Fethullah Gülen, FETÖ’nün hava kuvvetleri imamı firari Adil Öksüz ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında France24’e açıklamalarda bulundu.
T24’ün aktardığı habere göre, Fethullah Gülen darbe girişiminin kilit ismi, firari Adil Öksüz’ün 30 yıl önce cemaat içindeki öğrencilerinden biri olduğunu söyledi.
Öksüz’ün darbe girişiminden önce kendisini ziyaret ettiği iddiasını reddeden Gülen, “Öksüz, birkaç sene önce buraya geldi. Daha sonra medyada benimle fotoğrafını gördüm. Yüzlerce insan benimle fotoğraf çektiriyor. Fotoğraf çektirmekten bu bağlantıyı kurmak acele hüküm vermek olur” diye konuştu.
“HERKESLE FOTOĞRAFIM VAR”


Öksüz’ün MİT’le bağlantılı olduğunu öne süren Gülen, “MİT Müsteşarı Hakan Fidan da burada beni iki kez ziyaret etti, yeğenimin evinde iki kez yemek yedik. Herkes buraya geldi. Benim herkesle fotoğrafım var” iddialarında bulundu.
http://www.kocaelicumhuriyet.com/2017/07/19/bir-film-ceviriyorlar-yine-bir-seyler-fokurduyor.html

340 milyar doları olan Kardeş ve müttefik Katar ile askeri ekonomik ve stratejik ortaklığımız katlanarak artıyor.




340 milyar doları olan Kardeş ve müttefik Katar ile askeri ekonomik ve stratejik ortaklığımız katlanarak artıyor.
Ölürse mehmet şehit olacak, Katar emiri ve ailesi uzun yaşayacak, şehitlerin ateşi anaların yüreğini yakacak, Katar emiri Karadeniz ormanlarındaki sarayında yayla havası alacak.

Bugün yapılan 3. sevkiyatla Türkiye’den Katar’a 2 fırtına obüsü ve 171 asker sevk edildi. Katar Türkiye’den mülk ve akaretler alarak zenginliğine, zenginlik katarken, biz ne alıyoruz bilmiyorum ama zengin Katar halkına beleş, gemiler dolusu erzak yardımı yaptık. Kimin cebinden? milletin

Kimi kimden koruyoruz? bilmiyoruz..
Neden koruyoruz? bilmiyoruz..
Katar’dan petrol çıkarma iznimi aldık? bilmiyoruz
Ama mehmetçiği Katar Emirinin özel koruma ordusu yapıyoruz.
Ölürse mehmet şehit olacak, Katar emiri ve ailesi uzun yaşayacak, şehitlerin ateşi anaların yüreğini yakacak, Katar emiri Karadeniz ormanlarında sarayında yayla havası alacak, serinleyecek.
Ne güzel değil mi, öl mehmet öl, Suriye’de öl, dağda öl, Katar’da öl, tersanede öl, fabrikada öl, tarlada öl ama hep fakir öl, yeter ki onlar güzel yaşasın.
Habertürk TV’nin haberine göre; Türkliye’den Katar’a 2 fırtına obüsü ve 171 asker sevk edildi. Askeri personel Katar ile ortak tatbikatta görev alacak.

http://www.kocaelicumhuriyet.com/2017/07/18/kardes-ve-muttefik-katar-ile-askeri-ekonomik-ve-stratejik-ortakligimiz-katlanarak-artiyor.html

“Erdoğan’ı desteklemiyorsan, iyi bir Türk ve iyi bir Müslüman değilsin”




“Erdoğan’ı desteklemiyorsan, iyi bir Türk ve iyi bir Müslüman değilsin”

Yazının devamında, “Asıl soru, Erdoğan’ın ülkesinin ne tür bir adalete bağlı kalmasını istediği” deniliyor.
İngiltere’de yayımlanan Guardian gazetesinin, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü kutlamalarına ilişkin başyazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘idam’ açıklamalarına değinildi.

Yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘toplu intikam’ arayışında olmasının endişe verici olduğu ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin yıldönümünde Guardian için bir köşe yazısı kaleme almıştı.
Erdoğan Guardian’a yazdığı yazıda “Darbe girişiminin püskürtülmesi demokrasi tarihi için bir dönüm noktasıdır. Diktatörlerin yönetimi altında yaşayan herkes için bir ilham ve umut kaynağı olacaktır. Maalesef Türkiye’nin müttefikleri, özellikle de Batılı dostları, olanların önemini kabul edememişlerdir” mesajını vermişti.

‘Ne tür bir adalet?’

Pazartesi günü Guardian gazetesinin iç sayfalarında yer verilen bir başyazı, Erdoğan’ın gazete için kaleme aldığı köşe yazısında kullandığı “Adalete bağlı kalmaya devam ediyoruz” ifadesini hatırlatarak başlıyor.
Yazının devamında, “Asıl soru, Erdoğan’ın ülkesinin ne tür bir adalete bağlı kalmasını istediği” deniliyor.
Erdoğan darbe girişiminin birinci yıldönümü için İstanbul’da düzenlenen etkinliklerde “Bu hainlerin kafasını kopartacağız” açıklamasını yapmış, destekçileri de bunun üzerine ‘idam’ çağrısında bulunmuşlardı.

“FETÖ’nün yalnızca FETÖ olmadığını, PKK’nin yalnızca PKK olmadığını, DEAŞ’ın yalnızca DEAŞ olmadığını çok iyi biliyoruz” diyen Erdoğan; tüm bu örgütlerin arkalarında kimlerin olduğunu çok iyi bildiklerini söylemişti.

Erdoğan, “Ama piyonu ezip geçmeden kaleleri alamaz, şahı da mat edemeyiz. Onun için önce bu hainlerin kafasını kopartacağız” demişti.

Guardian’ın yazısına göre, idamın geri getirilmesi Türkiye’yi ‘hem dış hem de iç siyasette geriye götürür’. AB üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesi, bu risklerden biri. Yazı şöyle devam etti: “Türk F-16’ları ülkenin Meclis’ini bombaladı. Ancak sıradan Türkler, askeri diktatörlüğe geri dönmek istemedi ve statükoyu savunmak amacıyla sokağa çıktı. Muhalefetteki siyasiler de darbe girişimini kınadılar. Batılı güçler, milyonlarca mülteciye kapısını açan ve onlara bakan, NATO üyesi bir ülkedeki darbe girişimini kınamak için öne çıkmakta gecikerek, Türkiye’yi yüzüstü bıraktı. Güçlü adam da, demokrasiyi yeniden kurmak yerine, güçlerini sıklaştırma arayışına girdi. Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’yi yeniden biçimlendirme amacındaki fikirleri, birçok nedenden dolayı kaygı verici – en önemlisi de, toplu cezalandırmaya dayanıyor olmaları.”

FT: Erdoğan tarihi yeniden yazmaya çalışıyor

Britanya’nın Financial Times gazetesindeki yorum haberde, “Büyük ölçüde dinselleştirilmiş törenlerle 15 Temmuz, ülkenin ulusal tarihinin ayrılmaz bir parçası haline getirildi” ifadelerine yer verildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘hainlere Guantanamo gibi hapishane vaadinin’ hatırlatıldığı haberde, “Erdoğan’ı desteklemiyorsan, iyi bir Türk ve iyi bir Müslüman değilsin” havası estirilmeye çalışılıyor yorumu yapıldı. Laura Pitel imzalı haberde, ana muhalefetteki CHP’nin Cumartesi günü yapılan anmalara katılmadığı vurgulandı ve Kılıçdaroğlu’nun “Son bir yılda adalet yok edildi. Hızlı bir normalleşme süreci yerine kalıcı bir OHAL rejimine geçildi” sözlerine yer verildi.

Açlık grevinin 132. gününde Semih Özakça'nın sesinden... Direnişimiz devam ediyor ve edecek.




Açlık grevinin 132. gününde Semih Özakça'nın sesinden...Direnişimiz devam ediyor ve edecek.
Açlık grevimizin 132. gününde herkesi sevgiyle kucaklıyoruz. Beraber başaracağız, adaleti, onuru ve ekmeği beraber kazanacağız. Güneşli günler hepimizi bekliyor. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Direnişimiz devam ediyor ve edecek. 
Açlık grevimizin 132. gününde herkesi sevgiyle kucaklıyoruz. Beraber başaracağız, adaleti, onuru ve ekmeği beraber kazanacağız. Güneşli günler hepimizi bekliyor. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Direnişimiz devam ediyor ve edecek.


YENİ BAKANDAN FETHULLAH GÜZELLEMESİ!




YENİ BAKANDAN FETHULLAH GÜZELLEMESİ!
Bakan olduğu açıklanan Jülide Sarıeroğlu’nun sosyal medya hesabından daha önce yaptığı paylaşımlar dikkat çekti.

Başbakan Binali Yıldırım bugün kabinede yapılan değişiklikleri açıkladı. O değişikliklerden bir tanesi de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapıldı. Mehmet Müezzinoğlu’nun yerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına Jülide Sarıeroğlu getirildi.
Bakan olduğu açıklanan Jülide Sarıeroğlu’nun sosyal medya hesabından daha önce yaptığı paylaşımlar dikkat çekti. Twitter’da eski paylaşımlarının dolaşması üzerine Sarıeroğlu Twitter hesabını kapattı.
12 Mayıs 2013 tarihinde yaptığı paylaşımda, Reyhanlı saldırısı sonrasında Halkevleri ve TKP’nin Antakya’daki yürüyüş haberini paylaşan Sarıeroğlu’nun mesajı şöyle:
Sarıeroğlu bir başka mesajında da FETÖ lideri Fethullah Gülen’e övgüleri yer alıyor.



Tayyip Erdoğan’ın bir diktatör gibi hareket ederek yargıyı kontrol altına aldı



Tayyip Erdoğan’ın bir diktatör gibi hareket ederek yargıyı kontrol altına aldı
Fetullah Gülen, Erdoğan’ın Hitler, Stalin ve Mao gibi diktatör olduğunu ileri sürerek, Avrupa’nın kendisini anlaması için daha çok kurban vermeleri gerektiğini iddia etti
Mısır’da yayınlanan Cumhurbaşkanı Sisi yanlısı El-Yevm 7 gazetesine röportaj veren Fetullah Gülen, 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle kendilerine yapılan haksızlıkları Avrupa’nın anlaması daha çok kurban vermeleri gerektiğini söyledi.
“ULUSALCI LAİK BİR KESİM YAPMIŞ OLABİLİR”
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Mısır’da yayınlanan Cumhurbaşkanı Sisi yanlısı El-Yevm 7 gazetesine röportaj verdi. Gülen, “15 Temmuz’da darbe teşebbüsünün kimin tarafından yapıldığını düşünüyorsunuz?” şeklindeki soru üzerine kesin olarak bir kesimi suçlayamayacağını ancak ulusalcı laik bir kesimin bunu yapmış olabileceğini söyledi. Gülen, darbe girişiminin olduğu gece darbeyi kınadığını, kendilerine atılan darbe teşebbüsü suçlamasının uluslararası tarafsız bir kuruluş tarafından soruşturulmak üzere Türkiye’ye gelmeyi teklif ettiğini ancak Tayyip Erdoğan’ın bunu kabul etmediğini iddia etti.
“YENİ BİR ASKERİ EYLEM BEKLEMİYORUM”
Fetullah Gülen, Erdoğan’ın Hitler, Stalin ve Mao gibi diktatör olduğunu ileri sürerek, Avrupa’nın kendisini anlaması için daha çok kurban vermeleri gerektiğini iddia etti. Gülen, 15 Temmuz olaylarının gerçek bir askeri darbe veya sistematik bir oyun olsa da Erdoğan’a karşı yeni bir askeri eylem beklemediğini, kendilerine karşı yürütüldüğünü iddia ettiği aşırılıklara rağmen asla böyle bir darbe hareketini kabul etmeyeceğini söyledi.
“MİLLET BİR ÇOBANI BİLE SEÇEBİLİR”
Gülen, Türk milletinin tercihine saygı duyduğunu, ülkeyi yönetmek için bir “çobanı” bile seçebileceğini ancak Tayyip Erdoğan’ın bir diktatör gibi hareket ederek yargıyı kontrol altına aldığını iddia etti. Gülen, ABD Devlet Başkanı Trump’ın kendisini Türkiye’ye iade etmesi durumunda kaçmaya teşebbüs etmeyeceğini ve Türkiye’ye gideceğini öne sürdü.
ERDOĞAN YARGILANIR MI?
Röportajı yapan Hashem Al Fakhrani, terör örgütü liderine Türkiye aleyhinde sorular yöneltip Tayyip Erdoğan’ın uluslararası mahkemelerde yargılanmasının mümkün olup olmadığını da sordu. Fetullah Gülen, bunun zor olduğunu ve Türkiye’de bazı muhalefet liderlerinin de Erdoğan’ı desteklediğini söyledi.
http://www.kocaelicumhuriyet.com/2017/07/18/tayyip-erdoganin-bir-diktator-gibi-hareket-ederek-yargiyi-kontrol-altina-aldi.html

Zübükler şimdi pişman olmuş gibi





Zübükler şimdi pişman olmuş gibi
Yalakalık ve saray soytarılığı para etmeyince siyasette adalet yok diyor şarlatan. Merak etme elbet bir odacılık falan bulunur sanada be kuzu diyelim ilerleyen günlerde.

Daha o yasalarla yargılanacağınız günler gelecek, bakalım o zaman saray soytarılığınız kaç para edecek.
Dün akşam Kılıçdaroğlu ile ilgili montaj görüntüler paylaşarak göze girmeye çalışan Kuzu yeni kabinede de kendine yer bulamadı.
Kabine revizyonu sonrası oluşan yeni Bakanlar Kurulu’nda yer almayan AKP’li Burhan Kuzu adalet talep etti.
Bakanlar Kurulu’nun açıklanması üzerine yandaş gazeteci Ersoy Dede Twitter hesabından “Olsun be Burhan Hocam” diyerek Kuzu’ya göndermede bulundu. Kuzu ise Dede’ye “Ersoy,siyasetin adaleti yok.Ne yapalım Allah’a havale ediyorum.” diyerek sitemini dile getirdi.


http://www.kocaelicumhuriyet.com/2017/07/19/zubukler-simdi-pisman-olmus-gibi.html

Başbakan kabineyi yanlış açıkladı




Başbakan kabineyi yanlış açıkladı
Başbakan Binali Yıldırım, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'de yaptığı toplantıdan sonra yeni Bakanlar Kurulu'nu açıkladı. Başbakan yaptığı açıklamada kabineyi yanlış açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanile görüşmek üzere saat 12.00'de Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne giden Başbakan Binali Yıldırım, görüşmenin ardından kabine değişikliğini açıklamak üzere kameraların karşısına geçti. 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanile görüşmek üzere saat 12.00'de Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne giden Başbakan Binali Yıldırım, görüşmenin ardından kabine değişikliğini açıklamak üzere kameraların karşısına geçti. Başbakan Binali Yıldırım'ın açıkladığı yeni kabinede 6 Bakan'ın değiştiğini, 5 yeni isminde kabineye girdiğini açıkladı. Ancak Başbakan Yıldırım'ın kendi açıkladığı Bakanlar Kurulu'na göre tam tersi olacak.
BAŞBAKAN'I DÜZELTİYORUZ

Başbakan Binali Yıldırım'ın açıkladığı Bakanlar Kurulu'na göre 5 bakanın görevi değişti, 6 yeni isim de Bakanlar Kurulu'na dahil oldu.
İŞTE BAKANLAR KURULU'NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Yeni kabinede Veysi Kaynak, Akif Çağatay Kılıç, Tuğrul Türkeş, Mehmet Müezzinoğlu, Nabi Avcı, Faruk Çelik yer almadı. 
Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu Başbakan Yardımcılığı'na getirildi. 
Adalet Bakanlığına Bekir Bozdağ'ın yerine Abdülhamit Gül, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına Jülide Sarıeroğlu getirildi.
Osman Aşkın Bak yeni Gençlik ve Spor Bakanı, Ahmet Demircan yeni Sağlık Bakanı, Ahmet Eşref Fakıbaba yeni Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak kabineye girdi.

YENİ BAKANDAN FETHULLAH GÜZELLEMESİ!



YENİ BAKANDAN FETHULLAH GÜZELLEMESİ!
Bakan olduğu açıklanan Jülide Sarıeroğlu’nun sosyal medya hesabından daha önce yaptığı paylaşımlar dikkat çekti.

Başbakan Binali Yıldırım bugün kabinede yapılan değişiklikleri açıkladı. O değişikliklerden bir tanesi de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapıldı. Mehmet Müezzinoğlu’nun yerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına Jülide Sarıeroğlu getirildi.
Bakan olduğu açıklanan Jülide Sarıeroğlu’nun sosyal medya hesabından daha önce yaptığı paylaşımlar dikkat çekti. Twitter’da eski paylaşımlarının dolaşması üzerine Sarıeroğlu Twitter hesabını kapattı.
12 Mayıs 2013 tarihinde yaptığı paylaşımda, Reyhanlı saldırısı sonrasında Halkevleri ve TKP’nin Antakya’daki yürüyüş haberini paylaşan Sarıeroğlu’nun mesajı şöyle:
Sarıeroğlu bir başka mesajında da FETÖ lideri Fethullah Gülen’e övgüleri yer alıyor.



Başvurmayan emeklinin ikramiye farkı yanacak






Başvurmayan emeklinin ikramiye farkı yanacak

Memur emeklileri ikramiye farklarını almaya başladı. Ancak 29 Ocak 2018 tarihine kadar ikramiye farkları için SGK'ya başvurulması gerekiyor.
30 yılın üzerinde hizmeti olan ancak emekli ikramiyesini 30 yıl üzerinden alan memur emeklilerine ikramiye farklarının ödenmesiyle ilgili düzenleme geçtiğimiz yıl yapılmıştı.

Memur emeklileri ikramiye farklarını almaya başladı. Ancak ikramiye farkı talep edilebilmesi için hak düşürücü süre var. 29 Ocak 2018 tarihine kadar ikramiye farkları için SGK’ya başvurulması gerekiyor. Bu tarihten sonra ikramiye farkı hak edilmiş olsa bile ödenmeyecek. 7 Ocak 2015’ten önce emekli olmuş ve 30 yılın üzerinde hizmeti olmasına rağmen emekli ikramiyesini 30 yıl üzerinden almış memur emeklilerine ikramiye farkları ödeniyor.

BAZILARI BAŞVURMAYABİLİR

İkramiye farklarının ödenmesi için bu durumda olan kişilerin SGK’ya başvuru yapması gerekiyor. Yapılan başvurular sonrasında ikramiye farkları hesaplanıyor ve bu kişilere veya hak sahiplerine ikramiye farkları ödeniyor. Dolayısıyla yalnızca memur emeklileri değil, eğer memur emeklisi hayatını kaybetmişse geride kalan hak sahipleri de ikramiye farkı alabiliyor. 30 yılın üzerinde hizmeti olup emekli ikramiyesini 30 yıl üzerinden alan ve bu konuyla ilgili daha önce SGK’ya başvurmayan kişilerin ikramiye farklarının ödenmesi için SGK’ya başvuru yapması gerekiyor. Diğer taraftan daha önce dilekçeyle SGK’ya başvuran ve dava açmayan kişilerin tekrar SGK’ya başvuru yapması gerekmiyor.
İHA

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül kimdir? İşte merak edilenler




Adalet Bakanı Abdulhamit Gül kimdir? İşte merak edilenler

"Adalet Bakanlığı'na getirilen Abdulhamit Gül kimdir?" sorusu yeni yeni kabinenin en çok merak edilen konularından biri oldu. Gaziantep doğumlu Gül, Numan Kurtulmuş'la birlikte HAS Parti'den AK Parti'ye geçmişti.

(Duvar) - AK Parti’de beklenen kabine değişikliği bugün gerçekleşti. 6 bakanın görevi değişti, 6 yeni isim kabineye girdi. Adalet Bakanlığı’na getirilen Abdulhamit Gül kimdir sorusu günün merak edilen konularından oldu.
1977 yılında Gaziantep-Nizip’te doğdu. 1999-2001 yılları arasında Milli Gençlik Vakfı Üniversitelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu.
Siyasi ve güncel konularda yazı çalışmaları da bulunan Gül’ün Milli Gazete, Star Gazetesi, Gençlik Dergisi, Edebiyat Ortamı Dergilerinde makaleleri, denemeleri yayınlandı.
Siyasi çalışmalarına sırasıyla Refah ve Fazilet Partisi Ankara İl Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyesi olarak başladı. 2003-2010 tarihlerinde Saadet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği görevlerini yürüttü. 2010-2012 yıllarında HAS Parti Genel İdare Kurulu Üyeliği ve Ankara İl Başkanlığı görevlerinde bulundu.
Abdulhamit Gül, 30 Eylül 2012 tarihinde yapılan Ak Parti 4. Olağan Kongresinde MKYK üyesi seçildi. 7 Aralık 2012 tarihinde ise Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı görevi tevdi edildi.
14 Nisan 2014 tarihinde AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Gül, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan milletvekili genel seçiminde 25. Dönem Gaziantep Milletvekili olarak seçildi.
12 Eylül 2015 tarihinde yapılan AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi’nde yeniden MKYK üyeliğine seçilen Abdulhamit Gül, 13 Eylül 2015 tarihinde AK Parti Genel Sekreteri olarak görevlendirildi.
(Duvar) -

Savcı itiraf etti: Davayı açarsam haritadan yer beğenmek zorunda kalırım



Savcı itiraf etti: Davayı açarsam haritadan yer beğenmek zorunda kalırım
Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeği sonucu gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya ile ilgili soruşturma dosyası faili meçhul dosyaya gönderilmek istendi. Sarıkaya’nın avukatı Tolga Çakır’ın görüştüğü dosya savcısı, 'Ben bu davayı açarsam haritadan yer beğenmek zorunda kalırım' dedi.
Sarıkaya, bundan dört yıl önce 11 Haziran’ı 12 Haziran’a bağlayan gece polisin attığı gaz fişeğiyle gözünü kaybetmiş, şüpheli polisler hakkında soruşturma açılması talep edilmişti.
Dosya dört yıl boyunca emniyet ile savcılık arasında gelip gitti ama bir türlü sonuç alınamadı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu, bu yıl 2 Mayıs’ta polisler hakkında ‘ek kovuşturmaya yer olmadığına’ ilişkin karar verdi. 8 Mayıs’ta eski adresine tebliğ edildiği için Sarıkaya’nın bu tebligattan hiç haberi olmadı. Posta görevlisi, 15 Mayıs 2017 tarihi kaşesi yerine 15 Nisan 2017 kaşesi basınca, Sarıkaya da söz konusu karara itiraz süresini kaçırmış oldu.
Sarıkaya’nın dosyasında hata üzerine hata
Bu sırada Sarıkaya, İstanbul 1’inci Bölge İdare Mahkemesi’nin, İstanbul valiliğinin “Soruşturmaya gerek yoktur” kararının kaldırılmasına ilişkin hükmü doğrultusunda soruşturmanın genişletilmesi talebiyle 1 Haziran’da sicil ve isimleri belli altı polis ve yüz şekli belirlenmiş iki polisin amirinin soruşturmaya dahil edilmesi için dilekçe sundu.
Ancak savcılık, Sarıkaya’nın verdiği dilekçeyi 2 Mayıs 2017’de Memur Suçları Bürosu’nun polisler hakkında verdiği “Ek kovuşturmaya gerek yoktur” kararına itiraz dilekçesi olarak kabul etti ve 9’uncu Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdi.
9’uncu Sulh Hakimliği ise dosyanın içeriğine bakmadan tebligatın üzerindeki 15 Nisan 2017 tarihini baz alarak Sarıkaya’nın 15 günlük yasal itiraz süresini kaçırdığını belirterek CMK’nın 173/1 madde ve fıkrası uyarınca süre yönünden reddine karar verdi.
Dosya faili meçhule gönderilmek istendi
Mahkeme, evrak üzerinden yapılan inceleme üzerine CMK’nın 173’üncü maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildiğini belirtti. Savcılık bu karar üzerine dosyayı faili meçhul bürosuna göndermeye karar verdi. Yani dosyayı kapatmak istedi.
Bu sürede her şeyden habersiz Sarıkaya, 13 Temmuz’da adliyeye giderek dosyasında bir gelişme olup olmadığını öğrenmek isteyince savcılığın kaleminde tebligattan haberdar oldu. Sarıkaya’nın buradaki dosyasının üzerinde ise yeni adresi bulunuyordu. Sarıkaya’nın avukatına da bu sürede hiçbir tebligat yapılmadı.
Sarıkaya ve avukatı 14 Temmuz’da savcılığın ve 9’uncu Sulh Hakimliği’nin kararına itiraz ederek dosyanın faili meçhul bürosuna gönderilmesine engel oldu. Sarıkaya, bu kararın siyasi iktidarın yargı üzerinde kurduğu baskının açık bir göstergesi olduğunu kaydetti.
Savcıdan avukata: Ben bu davayı açarsam kendime haritadan yer ararım
Sarıkaya’nın avukatı Tolga Çakır da savcılığın kararına ilişkin görüştüğü savcı Burhan Görgülü’den ilginç ve bir o kadar da yargının durumunu yansıtan sözler duydu.

Dosyayla ilgili konuşan Çakır’ı dinleyen savcı Görgülü “İyi hoş söylüyorsunuz da avukat bey…” sözleriyle başladığı konuşmasında şunları söyledi: “Ben bir yıldır buradayım (Memur Suçları Bürosu) ve burada oturmuş, oluşmuş bir alışkanlık, gelenek ve davranış şekli var. Biliyorsunuz Gezi dönemindeki olaylarda sadece Berkin Elvan dosyasında dava açıldı. O da kamuoyunda çok tepki olduğu için açıldı. Yoksa siz de biliyorsunuz biz de biliyoruz, Gezi dönemindeki memur şikayetleriyle ilgili başka bir dava açılmadı.”

Görgülü’nün bu sözleri üzerine Çakır, “Siz cesur davranıp ilk davayı açabilirsiniz, ilk iddianameyi siz hazırlayabilirsiniz” dedi. Görgülü ise “Hayır ben öyle bir şey hazırlayamam” diye yanıt verdi.

Çakır’ın “Elinizde bir suç dosyası var. Polislerin isimleri var. Sicil numaraları belli. Gözünü kaybetmiş bir vatandaş ama siz dosyayı kapatıp faili meçhule göndermeye çalışıyorsunuz. Neden?” sorusu üzerine savcının yanıtı şu oldu: “Ben bu büronun alışkanlıkları, geleneklerinin dışına çıktığım zaman, başsavcı beni odasına çağırır ve ben de savcıya söyleyecek herhangi bir şey bulamam. Ya meslekten atılırım, ya da haritadan kendime yer beğenmek zorunda kalırım. Kusura bakma avukat bey çoluk çocuğum var ben de kendimi düşünmek zorundayım.”

Avukat ile savcı arasındaki diyalog kısa bir süre sonra savcının odasından ayrılmasıyla sona erdi. 
http://www.yurtgazetesi.com.tr/yurt-haber/savci-itiraf-etti-davayi-acarsam-haritadan-yer-begenmek-zorunda-kalirim-h36709.html

300 öğrenci az geldi, OKULU KAPATTILAR!




300 öğrenci az geldi, OKULU KAPATTILAR!
İzmir’in Buca ilçesinde yer alan 80. Yıl Betontaş İlkokulu’nun, öğrenci sayısının az olması gerekçesiyle kapatılma kararı üzerine siyasilerden tepki yağdı. CHP Milletvekili Lütfü Baydar konuyu TBMM gündemine taşırken, Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina ise okulun kapatılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Özgür Tuğrul, Onurcan Uygur / YURT (İZMİR) - İzmir’in Buca ilçesinde 300’e yakın öğrencisine eğitim ve öğretim veren 80. Yıl Betontaş İlkokulu, 2017-2018 döneminin başlamasına az bir süre kala Buca Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kapatıldığı bildirildi. Okulun kapatılmasına tepki gösteren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Metin Lütfü Baydar, TBMM’ye soru önergesi verdi.
KONU MECLİSE TAŞINDI
CHP Milletvekili Lütfü Baydar, okulun Buca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından İmam Hatip Lisesi’ne dönüştürüleceğine yönelik iddialara karşılık ‘Kapatılacak olan okul binası daha sonra hangi amaçla, nasıl değerlendirilecektir?’ diyerek soru yöneltti. YURT’a konuşan CHP’li Baydar, “Çocuklarımıza eğitim ve öğretim verilmesi amacıyla okul sayılarının arttırılması gerekirken herhangi bir açıklama yapmadan velileri ve öğrencileri mağdur etmek doğru değildir. Konuyu meclis gündemine taşıdık. Umarım Milli Eğitim Bakanlığı kısa süre içerisinde bu kararından vazgeçer. Böylelikle o bölgede yaşayan öğrenci ve velilerimizin mağduriyeti giderilir” dedi.
İHTİYAÇ VARKEN KAPATILMASI KABUL EDİLEMEZ
Konuyla ilgili olarak İzmir YURT’a açıklamalarda bulunan Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina ise, “Resmi kapatma yazısını henüz görmedik. Bana iletilen öğrenci sayısının azlığı sebebiyle okulun kapatılacağına dair ilçe milli eğitim tarafından bir yazının geldiği söylendi. Biz de Buca Belediyesi olarak bu resmi yazıyı istedik. Sonuçta özel bir kurum değil. Az öğrenci veya çok öğrenci var diye herhangi bir devlet okulunun kapatılmaması gerekir. Deprem yönetmeliğine aykırı diye mi kapatılıyor diye sorduk. Öğrenci sayısı azlığı gerekçesiyle yapıldığını belirttiler. Biz Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle Buca’da ki okul açığının kapatılması amacıyla görüşmeler yaparken, ilçemizin 50 ile 55 adet okula ihtiyacı varken 1 okulumuzun kapatılıyor olması kabul edilebilir değildir” diye konuştu.

FETÖ sağını Savcı'nın bu cevabı tahliye getirdi



FETÖ sağını Savcı'nın bu cevabı tahliye getirdi
‘FETÖ’ soruşturması kapsamında tutuklanan ve ilk duruşmada tahliye edilen eski savcı Turhan Turunç, savunmasında aldatıldığını iddia etti.
Turunç, ‘silahlı terör örgütü üyesi olmak’ suçlamasıyla 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanıyor.
İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunma yapan Turunç, ‘FETÖ’yle 1994’teki staj döneminde tanıştığını söyleyerek şunları aktardı: “Kurgu soruşturmalar açmadım. Örgüt okullarında okumadım. Örgüt elemanlarının çocuklarıma isim koymasına izin vermedim. Işık evlerinde yetişmedim. Hiçbir mahrem toplantıya katılmadım. 1991’de yapılan hakimlik sınavına kendim çalıştım. FETÖ soruşturmalarında görev almadım. YARSAV’a ve hiçbir yargı derneğine üye olmadım. Örgütün yaz kampı toplantılarına bir kez katıldım.”
‘ÖRGÜT TOPLANTILARINA KATILDIM’
Örgütün haberleşme programı ‘ByLock’u 2014’teki Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerinden önce kullanmaya başladığını ve uygulamanın gizli bir haberleşme ağı olmadığını dile getiren Turunç, “Örgütün istişare toplantılarına katıldım. Bu toplantılarda dini konular, gündeme ilişkin konular konuşulur, Fetullah Gülen’in CD’leri izletilirdi” dedi.
‘HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM’
Turunç, ‘FETÖ’nün içinde bilerek bulunmadığını ve gerçek yüzünü darbe girişiminin ardından gördüğünü de söyledi: “17-25 Aralık’ın yolsuzluk dosyası olduğunu sanmıştım. 15 Temmuz’da bunun bir darbeye giden adımlardan olduğunu anladım. Yapının darbeye karıştığını öğrenince hayal kırıklığına uğradım. Mahkeme salonunda şüpheli olarak bulunmaktan acı ve üzüntü duymaktayım. Dini duygularım istismar edilerek aldatıldığımı düşünüyorum. Keşke bu yapıya hiç yaklaşmasaydım.”
Mahkeme, pişman olduğunu söyleyen Turunç’un tahliyesine karar verdi.
Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/