Gazete insan: 07/09/17

9 Temmuz 2017 Pazar

"Fazla kilodan nasıl kurtulurum?" diyorsanız bunları yapın!





 "Fazla kilodan nasıl kurtulurum?" diyorsanız bunları yapın!
Fazla kilolarınızdan kurtulmanın vakti geldi! Siz de fit bir vücudun hayalini kuruyor, ancak diyetlerle bir türlü baş edemiyor musunuz?
Telaşlanmayın, çünkü ideal kilonuza kavuşmanız için ağır ve sıkıcı diyetlere ihtiyacınız olmayacak. Fit bir vücut için yapmanız gereken tek şey; ‘yeterli’ ve ‘dengeli” beslenmek! Üstelik aç kalmadan, sıkıcı listelere bağlı yaşamadan!
1-Besinleri yavaş çiğneyin
Zamanınız olmasa bile tabaktaki yemekleri hızlı yemekten vazgeçin. Ana öğünleriniz en az 15 – 20 dakika sürmeli. Çünkü beynin ‘tokum’ sinyalini vermesi için yaklaşık bu kadar süreye ihtiyacı var. Eğer besinleri hızlı çiğnerseniz kontrolünüzü yitirerek bu süre içinde daha fazla yemek tüketme riskiyle karşı karşıya kalırsınız.
2-Her öğünden önce su için
Her gün 1.5 – 2 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin. Gün içinde düzenli olarak tüketeceğiniz su metabolizmanızı hızlandırmak gibi önemli bir işlev üstleniyor. Ancak bu özelliğinden faydalanmak için suyu gün içine yayarak içmeniz şart. Eğer akşam su içmediğinizi fark edip bolca tüketmeye kalkarsanız, sık sık tuvalete gitmek dışında hiçbir değişiklik sağlayamazsınız. Bu nedenle her öğün öncesinde bir bardak su içmelisiniz. Böylece hem açlık hissinizi azaltarak gereksiz atıştırmalardan korunmuş, hem de günde en az 6 bardak su içmeyi garantilemiş olursunuz. Yemek yerken su tüketiminden ise kaçının, aksi halde mide hacmini artırmış olursunuz ki bu da daha fazla besin tüketmeniz anlamına geliyor. Yemekten sonra su içmek için en az 1 – 1.5 saat geçmiş olmalı. Çünkü mide boş iken su, doğrudan bağırsaklara karışıyor ama besinle karıştığında mideyi genişletmekten başka bir işlev üstlenmiyor.

3-Sebzeye ağırlık verin
Ana öğünlerinizden birinin mutlaka sebze ağırlıklı olmasına dikkat edin. Böylelikle hem bağırsakların daha hızlı çalışmasını sağlar, hem de daha az kalorili bir menüye sahip olursunuz. Örneğin ana öğününüzde et ve makarna yerseniz sebzeden çok daha fazla enerji alabilirsiniz. Ancak sebzeler bir porsiyon ete göre neredeyse dörtte biri kadar enerjiye sahip olsalarda, hemen hemen aynı derecede tokluk sağlarlar. Örneğin etin sindirimi 3 – 4 saat sürüyorsa, sebzenin sindirimi 2 saat kadar sürer. Fakat sebzeyi bir dilim ekmekle desteklerseniz, etli menü kadar uzun süre tok kalabilirsiniz. Bu nedenle gün içinde minimum 2 -3 porsiyon sebze, yine aynı oranda meyve almayı alışkanlık haline getirin.
4-Porsiyonlarınızı küçültün
Meyvede bir porsiyon derken, aklınıza dolu bir tabak gelmesin. Bir porsiyonun 50 kalori olduğu, bunu da yarım muz, büyük bir mandalina, küçük bir elma veya ayvanın dörtte biri ile alabileceğiniz belirtiliyor. Sebzelerde de, 4 yemek kaşığı bir porsiyona karşılık geliyor.
5-Tatlılara ‘ambargo’ koyun!
Gün içinde yeteri kadar karbonhidrat tüketmediğinizde enerji ihtiyacınızı karşılayamıyorsunuz. Bunun sonucunda da beyniniz size ‘tatlı’ yemenizi emrediyor. Siz de ‘krizim tuttu’ diyerek tatlılara saldırmaya başlıyorsunuz. Oysa tatlı ihtiyacınızı önlemenin tek yolu düzenli beslenmek ve enerjiyi dengeli bir şekilde almaktan geçiyor! Şeker gibi basit karbonhidrat grubunda yer alan besinleri haftada 1, en fazla 2 kere tüketmeniz öneriliyor. Çünkü tatlı yediğinizde 300 -350 gibi yüksek bir kalori alırsınız ama kan şekeriniz hızla yükselip tekrar düştüğü için yarım saat sonra tekrar acıkırsınız. Bunun aksine bol peynirli kepekli sandviç yerseniz neredeyse 3 saat boyunca tok kalabilirsiniz. Gün içinde 2 – 3 porsiyon meyve yediğinizde de tatlı krizinin önüne geçebilirsiniz. Eğer canınız tatlı çok çektiyse, baklava ve şekerpare gibi kalorisi bol tatlılar yerine, daha az kalori içeren sütlü tatlıları tercih edin.
6- Çeşitli beslenin!
Besinleri sadece kalori veren maddeler olarak düşünmeyin. Vücudunuzun iyi enerji harcaması, günlük işlerini yerine getirebilmesi ve aynı zamanda sağlıklı olarak hayatına devam edebilmesi için ihtiyacı olan besin öğelerini size gıdalar verir. Tüm besin öğelerini içinde bulunduran tek bir besin olmadığı gibi aynı besin grubunda yer alan besinlerin de içeriği farklılık gösterir. Kilo vermeye de çalışsanız, kilonuzu korumaya da çalışsanız çeşitli beslenmeyi ihmal etmemelisiniz.

Adalet Yürüyüşü'nde miting günü Miting kürsüsünden ilk sayı açıklandı




Adalet Yürüyüşü'nde miting günü Miting kürsüsünden ilk sayı açıklandı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü bugün İstanbul Maltepe'de yapılacak mitingle sona erdi. Kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada "9 Temmuz yeni bir doğuştur. Kimse bu yürüyüşün son olduğunu düşünmesin" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun öncülüğünde, başlatılan "Adalet Yürüyüşü", Maltepe Meydanı'nda sona erdi. Kılıçdaroğlu, miting alanında yaptığı açıklamada "Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, ilk adımımızdır" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:
Herkes şunu çok iyi bilsin, 9 Temmuz yeni bir adımdır, yeni bir iklimdir, yeni bir tarihtir. 9 Temmuz yeni bir doğuştur. Ankara’da yürüyüşe başladığında bir grup yurttaşımızla beraber ilk gün 21 kilometreyi 10 dakikalık arayla bitirdik. 10 dakika bir yerde mola verdik ve 21 kilometreyi tamamladık. Yol boyunca bizi yüreklendiren, destek veren Ankara, Kahramankazan, Kızılcahamam, Mulak, Gerede, bolu, Kaynaşlı, Düzce, Hendek, Adapazarı, İzmit, Gebze ve İstanbul’a yürekten teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Yol boyunca yürürken araç kullanıcıları bazen kornayla, bazen elleriyle bizi yüreklendirdiler, selam verdiler. Onlara da buradan Maltepe Meydanı’ndan şükranlarımı ve saygılarımı gönderiyorum. Bize sofrasını açan, ayranını ikram eden, çayını ikram eden, yemek gönderen, yiyecek gönderen, topladığı kır çiçeklerini sevgiyle bize veren, hayır dualarım seninle diyen annelere, babalara, dedelere her zaman, her yerde şükran borçluyum, yine buradan teşekkürlerimi gönderiyorum.

Yol boyunca birlikte yürüdüğümüz, büyük bir kısmında beraber yürüdüğümüz, harp okulunda tutuklu oğlu olan Veysel Amca’ya selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.

Ve tabii yolda gelirken bizi protesto eden sevgili vatandaşlarımız da vardı. Hiç kimse unutmasın, Kemal Kılıçdaroğlu herkese saygılıdır. Protesto eden vatandaşlarımıza onun da bir hak olduğunu söylüyorum. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi mutlaka getireceğiz. Bir teşekkürüm de güvenlik güçlerimize… Ankara’dan İstanbul’a bütün güvenlik güçleri bizim sağlıklı bir şekilde bu meydanda toplanması için olağanüstü çaba gösterdiler. Halkın polisine, halkın jandarmasına buradan sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.

Hiç kimse unutmasın, taşkınlık yapacağımızı, yürürken vurup kıracağımızı düşünüyorlardı. Dünyanın en barışçıl yürüyüşünü yaptık. En barışçıl eylemini yaptık. Bütün 80 milyona sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Bir acı kaybımız oldu; Hasan Tatlı kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Allah’tan rahmet diliyoruz. Ailesine, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. İki güzel kızı yine yürüyüşe geldiler, babalarının vasiyetini yerine getirdiler. Hem başsağlığı diliyorum, hem şükranlarımı sunuyorum.

Yürüyüşümüze destek veren pek çok kişi oldu. Milletvekillerine, genel başkanlara ve yöneticilere, sendikalara, sanatçılara, muhtarlara, engellilere, Ergenekon, Balyoz, KHK mağdurlarına, taşeron işçilere, kadınlara, meslek kuruluşlarına, barolara, çiftçilere, emeklilere ve mağdur ailelere yürekten teşekkürlerimi sunuyorum verdikleri destek için.
NEDEN YÜRÜDÜK?
Neden yürüdük? Bu sorunun cevabını izin verirseniz vereyim. Olmayan adalet için yürüdük, mazlumun ahı için yürüdük, hapisteki milletvekilleri için yürüdük, hapisteki gazeteciler için yürüdük, Sözcü muhabiri Gökmen Ulu’nun doğum günü. Hapistesin kardeşim biliyorum ama unutma Maltepe Meydanı senin yanında, gazetecilerin yanındadır.

Üniversiteden atılan hocalar için yürüdük, KHK ile üniversite hocalarının kapının önüne konması tam bir demokrasi ayıbıdır. Geçmişte bunu 1402’leri hatırlarsınız sıkıyönetim döneminde paşalar yapıyordu, Hitler Almanya’da yapıyordu, Almanya’dan gelen hocalara Gazi Mustafa Kemal Atatürk kapılarını açtılar. Şimdi Kaboğlu gibi ünlü isimler kapının önüne kondu, yurt dışına yasak kondu. Yasaklayanları Maltepe Meydanı’ndan kınıyorum.

Haksız yere kamudan atılanlar için yürüdük, çocuklar için yürüdük, taşeron işçiler için yürüdük, mevsimlik işçiler için, orman köylüleri için, linç edilen askerler için, hapisteki öğrenciler için yürüdük. Tek adam rejimine, FETÖ’ye karşı olduğumuz, 20 Temmuz’a karşı olduğumuz için yürüdük. IŞİD, PKK, El Nusra’ya karşı olduğumuz için yürüdük. Devlette liyakat sistemi kalmadığı için yürüdük. 15 yılda 13 kez üniversite ve KPSS soruları çalındı, bunun için yürüdük. Şiddet mağduru kadınlarımız ve çocuklarımız için yürüdük, Mavi Marmara şehitleri için yürüdük. Onursuz bir anlaşmayla hakları elinden alındığı için yürüdük. Terörist ilan edilen, hapis edilen, hak aramak açlık grevindeki kardeşlerimiz Nuriye ve Semih için yürüdük.
Korku iklimi içinde konuşamayan iş dünyası için yürüdük. Siyasi ayak ortaya çıksın diye yürüdük. 249 şehidimiz ve gazilerimiz için yürüdük. Şehitler ve gaziler arasında ayrım yapılamaz, ayrım yapılmasın diye yürüdük.
Farklılıklarımızla birlikte yaşamak için, huzurla yaşamak için, Türkiye'nin saygın bir konumu olsun diye adalet. Zulüm ile abad olunmaz, zulüm ediyorlar. Fakir fukaraya zulüm ediyorlar. Çiftçiye zulüm ediyorlar. Zulme karşı durmak bizim namus borcumuzdur.
ADALET , ADALET, ADALET 



Dünyanın bütün nehirleri, adalete susamış bir insanın susuzluğunu gidermeye yetmez. Bu meydan ve bu meydanın dışında adalete susamış sizlere saygılarımı sunuyorum.
Önce adalet, hak, hukuk, adalet diyoruz. Siyaset ahlak temelli yapılmak zorundadır. Siyaset malı götürme alanı değildir. Siyaset ülke için yapılır. Siyaset ülkeyi birleştirmektir. O nedenle her yerde söylüyorum, bir daha söyleyeceğim; Hiç kimsenin etnik kimliğine, inancına göre siyaset yapmayacağız. Yapanlar vatan hainleridir. Herkesin kimliğine saygı duyuyorum. Başörtü kadınlarımız için diyorlar ki; efendim iktidar değişirse sizin yaşam tarzınızla uğraşacaklar. Bunu söyleyenlere itibar etmeyiniz. Biz herkesin kimliğine sonuna kadar saygılıyız.
Adalet sokakta aranmaz diyorlar. Bir ülkede adaletsizlik varsa, o ülkenin mahkemeleri bağımsız değilse, TBMM'nin yetkileri gasp edilmişse, halkın gözü, kulağı ve sesi olan basın susturulmuşsa o zaman adalet arayışımızın tek yeri sokaktır. Kimse bundan endişe etmesin. Adalet, adalet, adalet...
Darbeyi önlemek için sokak güzel, adaleti getirmek için kötü. Darbeyi de önleyeceğiz, adaleti de getireceğiz.
İki tane 15 Temmuz var; biri halkın diğeri sarayın 15 Temmuz'u. Halkın 15 Temmuz'da halk sokağa indi, darbeyi önledi. Bu 15 Temmuz bizim onurumuz, gururumuzdur. Bir de sarayın 15 Temmuz'u var, darbe girişiminden yararlanıp, KHK'lar çıkaran sarayın 15 Temmuz'u var. Biz buna sonuna kadar direneceğiz.
HAKİM GÖZÜNÜ DİKMİŞ SARAYA
Bir kişinin suçlu olup olmadığına siyasi, bakan, milletvekili esnaf karar vermez. Bir kişinin suçlu olup olmadığına ancak hakim karar verebilir. Beyefendi şimdi kişiye ceza kesiyor. Ne olursan ol, kim olursan ol adaleti bu ülkeye getireceğiz. 1971 ve 1980 darbelerinden sonra sıkı yönetim mahkemeleri kurulmuştu. Ama savcı, hakim karar verirken; savcı delil topluyor hakim de en azından o delillere bakarak karar veriyordu. Şimdi 20 Temmuz sivil darbesinden sonra dosyada delil varmış, yokmuş önemli değil. Hakim gözünü dikmiş saraya, oradan gelen talimata göre karar veriyor.
  2 MİLYON KİŞİ AÇIKLAMASI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşüne başlamasının hemen öncesinde miting meydanında kürsüye çıkan Barış Bozkurt, "Bugün, burada sizlerin sayesinde ben de bir rekor gerçekleştiriyorum. Maltepe Meydanı'nda bulunan 2 milyon kişiye sunuculuk yapıyorum" dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu yaklaşık 2,5 kilometrelik yürüyüşün ardından kısa bir mola verdi. Kılıçdaroğlu molanın ardından miting meydanına kadar yalnız yürüyüş gerçekleştirecek.
CEMAL CANPOLAT'TAN TEŞEKKÜR KONUŞMASI
CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, kürsüye çıkarak konuşma yaptı. Miting alanında iki buçuk milyon kişi bulunduğunu, 1 milyon kişinin ise miting alanına girmeye çalıştığını belirten CHP’li Başkan Canpolat, “Hepinize teşekkür ediyorum, hoş geldiniz Genel Başkanım. Şimdi iktidar zamanı” dedi.

 http://haber.sol.org.tr/toplum/adalet-yuruyusunde-miting-gunu-202278

Üzerimize Konduklarında Mutlu Olduğumuz Uğur Böceklerinin Aslında Acımasız Birer Avcı Olması




Üzerimize Konduklarında Mutlu Olduğumuz Uğur Böceklerinin Aslında Acımasız Birer Avcı Olması
Elimize kondu diye sevindiğimiz bu böcekler meğer baya acımasız bir avcıymış. Sözlük yazarı "babalik" gerçekleri paylaşıyor.
coccinellidae, yani uğur böceği, yani gelin böceğinin şirin mi şirin bir böcek olduğunu hepimiz biliriz değil mi? peki bu şirin şeylerin bir predator(avcı) olduğunu söylesem?
bende ikinci sınıfta öğrenmiştim yazmak bugüne nasip oldu. bu küçük arkadaşlar kendi dünyalarında o kadar akıl almaz işler yapıyor ki... mesela içlerinde karınca yiyen türleri bile var.( ne istedin lan işinde gücünde olan güzelim karıncadan?) bunun dışında en yaygın olarak afidlerle yani yaprak bitleriyle besleniyorlar. hani şu küçükken eriğe daldığımızda elimize yeşil böcekler yapışırdı ya onları yiyorlar işte. ayrıca bu afid denilen şerefsiz topluluk, bir çok sebzenin ve meyve ağacının yaprak öz sularını emerek zarar yaparlar, işte bu uğur böcekleri bu alçakları etkisiz hale getirip mideye indiriyor.

bu kadar mı peki?
bu masum böceklerin beslendiği diğer türler şöyle; örümcekler, akarlar,beyazsinekler, yaprakbitleri, kabuklubitler, unlu ve mumlubitler ile thysanoptera,lepidoptera, coleoptera ve hymenoptera larvaları
(burada şunu belirtmek lazım saydığım tüm türlerin her biri birer tarımsal zararlıdır, uğur böceği doğal dengeyi bozmadığımız, bilinçsiz ilaçlama yapmadığımız sürece bu türlerin doğal düşmanıdır. biz doğanın iç işlerine karışmadığımız sürece bu zararlılar ekonomik zarar eşiği altında kalabilir)
demem o ki bu şirin şeylerin amansız birer avcı olduğu hiç aklıma gelmezdi. dış görünüşe aldanıp; "ay ne şirin şey yirim ben seni... "demeyin. zira onun yiyebildiklerini görünce konu daha da ciddileşiyor.

 https://seyler.eksisozluk.com/uzerimize-konduklarinda-mutlu-oldugumuz-ugur-boceklerinin-aslinda-acimasiz-birer-avci-olmasi
 Résultat de recherche d'images pour "coccinellidae"


ATATÜRK kovdu, AKP davet etti, Rothschild AİLESİ.





ATATÜRK kovdu, AKP davet etti, Rothschild AİLESİ.

Rothschild AİLESİ
Özellikle 19. yüzyılda Avrupalıların aldığı birçok hayati kararın perde arkasında varlığını hissettiren bu Musevi banker aile, Osmanlı"nın yıkılmasında da etkili oldu
Ailenin kurucusu olan Mayer Amschel Rothschild (1744-1812), Frankfurt"un Yahudi mahallesinde (Frankfurter Judengasse) yaşayan bir bankerdi. Henüz 6 yaşında iken ailesi ile birlikte bu mahalleye yerleşmiş, çocukluğu babası Moses Amschel Bauer"in açtığı ve para değiş tokuşu, kuyumculuk ve tekstil üzerine çalışan dükkanda, ona yardımcı olarak geçmişti. Babasının ölümünden sonra Hannover"de Oppenheimer"in yanında bankacılık işlerinde çırak olarak çalışmış ve kendini kanıtlayarak onun genç ortağı durumuna gelmişti. İşte bu aşamada Rothschild soyadını alıp, bir banker olarak Frankfurt"taki baba ocağına dönmüştü.
Kırılan gururlarının bitmeyen intikamı
Ne var ki paranın getirdiği belirli bir saygınlığa karşın, yine de bu bölgede yaşayan diğer Yahudilere uygulanan birçok küçük düşürücü sınırlama, onun için de geçerli olmaya devam etti. 13. yüzyıldan beri Yahudilere "teşhis edilebilmeleri" için kıyafetlerinde göğüslerinin üzerinde taşıtılan sarı halka (nam-ı diğer sarı leke), onun kıyafetleri için de, aşağılayıcı bir aksesuardı. Ayrıca o da, diğer Yahudi komşuları gibi, ailesini koluna takıp, akşamları ya da tatil günleri mahallenin dışına çıkamazdı. Çünkü, iş saatleri dışında söz konusu mahalleden çıkmak, Yahudiler için yasaktı! Sadece 500 aileye yaşama izni verilen bu mahallede evlenmek için bile sıraya giriliyordu. Çünkü yılda en fazla 12 düğüne izin veriliyordu!
Bir çok aile şirketinin örnek aldığı vasiyet!
Bu şartlarda 5 erkek ve 5 kız çocuğu yetiştiren baba Rothschild, öldüğünde ailesine şunları vasiyet etti:
* İş yerinde kilit işlevindeki önemli pozisyonlar, sadece aileden kişilere emanet edilecek
* İşlerde ailenin sadece erkek üyeleri görev alacak.
* Ailenin çoğunluğu karşı bir karar almadığı sürece, her zaman en büyük oğlun en büyük oğlu, ailenin başkanı olacak.
* Ailede evlilikler, birinci veya ikinci dereceden kuzenler arasında gerçekleştirilecek.
* Hukuki bir envanter tanzimi ve servet neşri asla yapılmayacak.
Rothschild"in ölümünden sonra oğulları Avrupa"nın en önemli merkezlerine gidip, bankerlik faaliyetlerini oralarda sürdürdüler.



Ailenin en büyük oğlu olan ve babası ile aynı adı taşıyan Amschel Mayer Rothschild (1773-1855) Frankfurt"ta kaldı ve bankerliğe babasının bıraktığı yerden devam etti.
Salomon Rothschild (1774-1855) bankerlik hizmetlerine Avusturya"da başladı. Ülkedeki tren yollarının yapımını da üstlenen Rothschild, Avusturya"nın en zenginleri arasına girdi. Kurduğu bankanın bir devamı olarak 1855"te faaliyete geçen Viyana"daki Credit Anstalt (kredi kurumu), onun torunu olan Albert Salomon Anselm Freiherr von Rothschild"in döneminde Reji Şirketi"ni kuran sermayedarlardan biri oldu.
Nathan Mayer Rothschild (1777-1836) ise ailenin İngiltere kolunu oluşturdu. Oraya tekstil tüccarı olarak gidip, 18 yıl sonra Londra"da bugün de faaliyette olan N.M.Rothschilds & Sons Bankası"nı kuran bu üçüncü kardeş, İngiltere "de öylesine etkili ve zengin oldu ki, Waterloo savaşında bile hangi aşamalarda hisse satıp, hangi aşamalarda hisse alımı yapılması gerektiğini bilebildi. Savaş sırasında çarpışan taraflara borç veren aile, buğday, pamuk, sömürgelerden gelen ürünler ve silah gibi malların ticaretini, gerektiğinde kaçakçılığını da yaptı. Ayrıca Napoleon"un İngiliz ticaretinden uzak tutmaya çalıştığı kara Avrupası ile Britanya Adaları arasındaki uluslar arası ödemelerin transferlerini gerçekleştiren Rothschild Ailesi, bu dönemde çok büyük bir servet biriktirdi.
Elmas için Afrikalılar"a,tütün için Türkler"e kıydılar
Onunla aynı adı taşıyan torunu Nathan Mayer Rothschild (1840-1915) ise, Baron ünvanı alan ilk Rothschild oldu. Kral 7. Eduard"ın çocukluk arkadaşı olan Rothschild, İngiliz Lordlar Kamarası"nda 24 yıl boyunca üyelik yapmanın yanı sıra, yaklaşık 40 yıl boyunca da birleşik sinegogların (United Synagogue) başkanı olarak görev aldı. İngiltere"yi Güney Afrika sömürgeciliğinde destekleyen Baron 1. Rothschild, yine bir Yahudi olan De Beer"in kurucusu Cecil Rhodes"i finanse edip, onunla birlikte güney Afrika elmasının nimetlerinden yararlanırken, yerli halk korkunç katliamlarla karşı karşıya kalmıştı.
Burada durup, Reji Şirketi"nin tuttuğu kolcuların öldürdüğü Türk tütün üreticilerini aklımıza getiriyoruz. Ellerindeki tütünü çok ucuza kapatmaya çalışan Rothschild"lerin Reji Şirketi"nden tütününü kaçırıp, biraz daha pahalıya başkalarına satmaya çalışan bu "emekçi" insanlar, kendi topraklarında "kaçakçı" durumuna düşürülmüş ve iddialara göre on binlercesi acımasızca öldürülmüşlerdi.
Suç kimdeydi?... Ve günümüzde Tekel birilerine satılınca suç kimin olacak?.. Rothschild"ler gibi, "parayı veririm, istediğimi alırım. İster unvan (baronluk), ister ülke (örneğin İsrail), canım ne isterse alırım" diyen "yabancı ya da yerli" para hükümdarlarının mı, yoksa bu tip "liberal" politikalar uygulayan devlet yöneticilerinin mi?
Neyse, biz yine Rothschild hanedanının birçok anlamda ibret alınacak tarihçesine geri dönelim..
Kutsal topraklara adım adım...
Baron 1.Rothschild"in en büyük arzusu, kutsal topraklarda İsrail devletinin kurulmasıydı. 1875 yılında İngiltere için çok büyük önemi olan Süveyş Kanalı Kumpanyasının hisselerinin çoğunu alabilsin diye, Kraliçe Viktorya"ya birkaç saat içinde 4 milyon sterlin bulan Rothschild ailesi, politik iradede gittikçe daha büyük güç sahibi oluyordu.
Bu arada Osmanlı İmparatorluğu, kendine bağlı farklı milletlerin başkaldırmaları ile uğraşırken, Rusya ile süren savaşlarla başlayan dış borçları onu iyice zor duruma sokmuştu. Sonunda, sözde müttefiklerin inceden inceye yaptıkları plan bir bir gerçekleşti ve Osmanlı Devleti, Kutsal Toprakları da sonunda İngiltere"ye kaptırdı. İşte, Rothschild Ailesi için, 100 yılı aşkındır sürdürülen en büyük düş, artık gerçekleşebilecek duruma gelmişti. Belki de bu aileyi, Frankfurt"taki Yahudi Mahallesi"nden bugünlere kadar getiren "hırs" bu istek olmuştu.
Baron 1. Rothschild"in oğlu, Baron 2. Rothschild, yani Lionel Walter Rothschild, ailenin bu isteğini gerçekleştirmeyi başardı.


1. Balfour Deklarasyonu, onlara yollanan bir mektuptu!
Ailenin Britanya İmparatorluğu üzerine baskısı o derece büyüktü ki, İngiliz savaş kabinesinde Dışişleri Bakanı olan Lord Arthur Balfour, 2 Kasım 1917 tarihinde uluslararası Siyonist hareketin liderlerinden sayılan Lord Rothschild"e bir mektup göndererek, Filistin topraklarında bir Musevi devleti kurulması konusunda İngiliz hükümetinin destek vereceğini bildirdi.

Tarihe 1. Balfour Deklarasyonu olarak geçen bu mektuptan sonra söylenenler bir bir gerçekleştirilmiştir. Mektubun gönderildiği tarihte Filistin topraklarının henüz Osmanlı"da olduğu düşünülürse, yaklaşık bir ay sonra buraları ele geçiren İngiliz askerlerin nasıl da planlı olarak oralara yollandığı anlaşılır. Peki ama bu plan gerçek anlamda ne zaman yapılmaya başlanmıştı?...
Çeşitli kışkırtmalarla savaşlara sürüklenen Osmanlı"nın o zamanlar yanında dostu olarak görünen İngiltere (ve Fransa) ve ona borç vermek için çırpınan Yahudi bankerler... Demek ki her şeyi o zamandan planlanmıştı?.. Reji Şirketi de, bu planın sadece bir parçasıydı...
Sonunda İsrail devletini kurdular
Sonuçta, Balfour"un bu mektubu üzerine yürütülen girişimler, 1918 yılında Fransa"nın, hemen ardından da İtalya"nın desteğini sağladı. ABD başkanı Thomas Woodrow Wilson da, 1918 yılının Ekim ayında deklarasyonu desteklediklerini açıkladı.
Söz konusu deklarasyon, Orta Doğu"da bir İsrail Devletinin kurulmasına giden sürecin önemli bir kilometre taşı olmuştur.
 Résultat de recherche d'images pour "Rothschild AİLESİ."
Rothschild Ailesi Katolik İtalya"da tutunamadı


Kalman Rothschild (1788-1855): Kendini daha sonraları Carl Mayer von Rothschild olarak anan bu dördüncü kardeş, ağabeyi Salomon Rothschild"in verdiği görevle önce Napoli"ye gitti. Orada, Avusturya birlikleri için gönderilen paraya göz kulak oldu ve Sicilya"da Rothschild şubesi kurdu. Ancak bu, 1863"e kadar açık kalabildi.
Fransa"daki etkileri Mitterand"dan sonra azaldı
Jakop Rothschild (1792-1868) Bu en küçük kardeş de Paris"e gidip, orada banka kurdu ve iki ayrı kralın parasal danışmanlığını yapıp, Fransa"da ailesi için çok etkili bir konuma geldi. Adını da James de Rothschild olarak değiştirdi. Kurduğu banka 1982 yılında Mitterand hükümeti tarafından diğer bankalarla birlikte devletleştirildi. O zamandan beri daha küçük bir Rothschild & Cie Banque adı altında bir bankaları faaliyet gösteriyor. Ağabeyi Salomon"un kızı ile yani kendi yeğeni ile evlenen James de Rothschild"in bu evlilikten beş çocuğu oldu.
Osmanlı"yı borçlardıran paraların çoğu onların kasasından çıktı.
İşte burada gördüğümüz gibi, Almanya"nın Frankfurt şehrindeki Yahudi Mahallesi"nden çıkıp, Prusya, Avusturya, İngiltere ve Fransa"da yönetimler için çok etkili birer finansör haline gelen Rothschild Ailesi, Osmanlı İmparatorluğu"nun çöküşünde de çok önemli bir rol oynamıştır. Osmanlı"ya kaşıkla verilip, kepçeyle geri alınan dış borçların çoğu onların kasasından çıkarken, Osmanlı"yı bu borçlara iten birçok savaşın arka planında bile bu ailenin gölgesinin bulunduğu iddia edilmektedir. Hatta, yaptıkları baskılarla İsrail"in kurulmasında büyük söz sahibi olan bu ailenin, Filistinliler"e ait topraklarının satın alınmasında da, kasalarını sonuna kadar açtıkları ifade edilmektedir. Aileyi kuran baba Rothschild"in oğullarına ve torunlarına vasiyet ettiği üzere, aile, işlerini genellikle el altından yapmaya, adından ve gücünden fazla söz ettirmemeye çalışmış ama böylesine bir gücü saklamak da her zaman pek mümkün olamamıştır. Reji Şirketi"nin büyük hissedarı olduğunu, Internet"te yaptığımız kısa bir araştırmadan sonra ortaya çıkardığımız Rothschild Ailesi"ne ait bugünkü yazımızı sizlere sunarken, birçok kaynaktan yararlandık. Basılı farklı ansiklopediler, ailenin kendi resmi sitesi de dahil birçok kaynak arasında en çok bilgi edinebildiğimiz kaynak ise, Internet ortamında ortak paylaşıma açık olan Wikipedia Ansiklopedisi"nin Almanca versiyonu oldu.
Dünyanın gidişatında hâlâ çok büyük rol oynayan bu aile hakkında araştırmamızı ileriki tarihlerde belki çok daha derinleştirip, edineceğimiz bilgileri sizlerle paylaşabiliriz. Ancak günümüzün en önemli konusu, Türk tütününün, tütün üreticisinin ve TEKEL işçisinin özel sektörün, "parayı insandan önde tutan" zihniyetine emanet edilip, edilmeyeceğidir. Burada yapılan, sermaye düşmanlığı değildir. Ama bir ülkeyi ülke yapan da, onun sınırları içinde yaşayan, o ülke topraklarını eken, biçen, o ülkenin fabrikalarında çalışan insanıdır. Çiftçisinden işçisine on binlerce, hatta yüz binlerce insanı ilgilendiren bir müesseseyi yani TEKEL"i, salt IMF istedi diye, ya da birilerinin parasal iştahı kabardı diye özelleştirmeye kalkmak, en iyi niyetli bakış açısıyla "saflık"tır, geçmişten ders alabilenlerin gözünde ise bu "vatanı yeniden satmak"tır.
Para hanedanının kurucuları
Ailenin hem soyadını koyan, hem de kaderini çizen kişi, baba Mayer Amschel Rothschild oldu Oğulları da farklı ülkelere yerleşip, o ülkelerin ekonomisinde çok etkili oldular.
Oğlu Jakop Fransa"da çok güçlenirken,İngiltere"ye giden oğlu Nathan Mayer Rothschild"in aynı adı taşıyan torunu ise Lord payesi alan ilk Rothschild oldu .
Asıl metin hali için ekteki adrese bakınız.
***
 Résultat de recherche d'images pour "Rothschild AİLESİ."
KIRIM SAVAŞI’NDA OSMANLI’YA VERİLEN İLK DIŞ BORÇTA ROL ALAN KURULUŞ İSTANBUL’A OFİS AÇTI


Rothschild Türkiye’ye yerleşiyor.
Baron Eric de Rothschild Ekonomi Servisi Kırım Savaşı sırasında Osmanlı’ya ilk dış borç olanağında başroldeki kuruluş olan Rothschild, ilk ofisini İstanbul’da açtı. Ofisin yönetimini Yılmaz Argüden yürütecek. Dünyanın en köklü finans kurumlarından Rothschild’in Başkanı konumundaki Baron Eric de Rothschild, Türkiye’de yatırım ikliminin son derece olumlu olduğuna işaret ederek, Türkiye’de uzun vadeli ilişkilerini geliştirmek amacıyla temsilcilik açtıklarını söyledi.
Gazetelerin temsilcileriyle bir yemekte bir araya gelen Rothschild, Türkiye ekonomisinin son derece dinamik görünüme sahip olduğuna işaret ederek ‘‘Ekonomi gelecek için olumlu potansiyel taşıyor.
Türk firmaları gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında hızla büyüyebilecek özelliklere sahip’’ dedi. Rotschild’in Türkiye’deki partneri Marc Olivier Laurent de, Türkiye’nin tüm gelişmekte olan piyasalar için de yatırım yapmak üzere ‘‘en ideal ülke’’ konumunda olduğunu bellirterek, ‘‘Bu kapsamda Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinde sanayi reformlarının hızlandırılması gerekiyor’’ dedi.
ŞİRKET EVLİLİĞİ DANIŞMANLIĞI
Türkiye’nin Rotschild ile ilk tanışması uzun yıllar öncesine dayanıyor. Baron Rothschild, bankanın Osmanlı İmparatorluğu ile geçmişi olduğuna da işaret ederek ilk kredi ilişkisinin Kırım Savaşı ardından yaşandığını söyledi.
1864 yılında Kırım Savaşı’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun Fransa ve İngiltere’nin garantisinde 5 milyon sterlin kredi aldığını hatırlatan Rothschild, ilerleyen yıllarda aynı miktardaki kredinin iki defa daha tekrarlandığını söyledi.
Rothschild, bankanın o dönemde Mısır Hıdivi ile yakın ilişkileri olduğunu kaydederek, Osmanlı İmparatorluğu’nun aldığı kredinin garantisi niteliğinde Mısır’ın Osmanlı Hazinesi’ne ödediği miktarın teminat olarak kabul edildiğini hatırlattı.
Banka’nın 1902’den 1980’lerin sonuna kadar Türkiye’de herhangi bir faaliyette bulunmadığını kaydeden Rothschild, Türkiye’de özelleştirme sürecinin gelişimiyle bu ülkedeki faaliyetlerini hızlandırdıklarını söyledi.
Rothschild, büyük şirketlere, önde gelen aile şirketlerine alım-satım ve şirket evliliği konusunda danışmanlıklarıyla öne çıkıyor.
Son dönemde Türkiye’de aktif olan Rothschild, Türk Telekom için özelleştirme alternatifleri geliştirilmesinde danışmanlık yaparken, GSM şirketleri Aycell ve Aria’nın birleşmesinde ve Telsim’in TMSF tarafından satılması aşamasında Türk Hükümeti’ne danışmanlık hizmeti verdi.
Ayrıca Çolakoğlu ailesine ait Türk Ekonomi Bankası hisselerinin BNP Paribas’a satışında danışmanlık veren şirket, Garanti Bankası’na ortaklık aşamasında GE Finance şirketine ve Denizbank’ın alımında Dexia Bank’a danışmanlık yaptı.
Dünyanın en büyük finans danışmanlık kurumlarından birisi olan Rothschild, dünyanın 25 ülkesinde 2 bin 500’den fazla personelle hizmet veriyor.
2005 yılında Financial News tarafından yılın bankası olarak seçilen Rothschild’in dünya genelinde yaptığı işlemlerin toplam büyüklüğü 700 milyon Avro düzeyini buluyor.


Rothschild, yaptığı 183,1 milyar dolarlık işlemle Avrupa’nın en fazla şirket evliliği danışmanlığı yapan firması konumunda.

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/