Gazete insan: 07/07/17

7 Temmuz 2017 Cuma

Zülfü Livaneli'den anlamlı teklif!



Zülfü Livaneli'den anlamlı teklif!
Zülfü Livaneli'den anlamlı teklif!
Yaratıcılığıyla pek çok alanda büyük başarılara imza atan Zülfü Livaneli'nin sanatı, hayatı ve ülkenin siyasal atmosferini anlatan söyleşisinde , AKM'nin yıkılma kararı ile ilgili soruya verdiği yanıt dikkat çekti.
AKM’nin yıkılma kararı hakkında neler söylemek istersiniz?

ÇAMLICA’DA YAPILAN BÜYÜK CAMİYE ATATÜRK CAMİİ ADI KONSUN

Bina yıllardır terkedildiği için yıkılmaya yüz tuttu, artık yeniden yapılması kaçınılmaz ama şimdiden adının değişmeyeceği, yeni binaya da ‘'Atatürk Külltür Merkezi'' adı verileceği garanti altına alınsın, şimdiden kamuoyu oluşturulsun derim. Hatta Çamlıca'da yapılan büyük camiye de ‘'Atatürk Camii'' adının konmasını öneriyorum. dedi.
Bakalım Livanli'nin bu teklifi nasıl karşılık bulacak?

http://m.siyasetcafe.com/kultur-sanat-haberleri/23715-zulfu-livaneliden-anlamli-teklif

Hayrettin Karaman: Eşcinsel ve ateistlere kötü bakmak haktır!



 Hayrettin Karaman: Eşcinsel ve ateistlere kötü bakmak haktır!
Hayrettin Karaman: Eşcinsel ve ateistlere kötü bakmak haktır!

16 Nisan referandumundan önce "evet" oyu vermenin "farz" olduğunu açıklayan ilahiyatçı Hayrettin Karaman, şimdi de eşcinsel ve ateistlere kötü bakmanın bir "hak" olduğunu yazdı.
Kamuoyunda "Erdoğan'ın fetvacısı" olarak bilinen yandaş "gazete" Yeni Şafak'ın yazarı Hayrettin Karaman, bugünkü köşesinde eşcinsel ve ateistlere kötü bakmanın bir "hak" olduğunu yazdı. 

Yeni Şafak'ta bugünkü (6 Temmuz 2017) köşesinde "Eşcinsele iyi (hoşgörülü) bakamayız" başlıklı bir yazı kaleme alan Hayrettin Karaman şu cümleleri kullandı:
"Türkiye toplumunda evet ate ve ateistler ile eşcinsellere kötü bakış yaygındır; ancak bu hem bir vakıadır, hem de bir haktır. İnsan haklarına dayalı demokrasilerde bir kimsenin ate ve eşcinsel olma ve bu oluşları savunma hakları varsa, böyle olmayanların da kendi değerlerine dayalı olarak ateistlere ve eşcinsellere 'kötü bakma' hakları, hatta Müslüman iseler vazifeleri vardır.
Evet, bir Müslüman ateiste ve eşcinsele kötü bakar, Allah’ı inkar etmenin ve cinsel sapıklığın kötü olduğuna inanır, böyle düşünür, bu inanç ve düşüncesini savunur, çocuklarını da bu anlayış içinde eğitir."

"REFERANDUMDA EVET DEMEK FARZDIR" DEMİŞTİ!

Karaman, 16 Nisan referandumundan önce "evet" oyu vermenin "farz" olduğunu savunmuştu.

http://m.siyasetcafe.com/medya-haberleri/23837-hayrettin-karaman:-escinsel-ve-ateistlere-kotu-bakmak-haktir!

MHP Lideri Bahçeli ile ilgili müthiş iddia, 'Bir zarf geldi ve..'



MHP Lideri Bahçeli ile ilgili müthiş iddia, 'Bir zarf geldi ve..'
MHP Lideri Bahçeli ile ilgili müthiş iddia, 'Bir zarf geldi ve..'

Gazeteci Ahmet Takan Yeniçağ’daki köşesinde iki müthiş iddiada bulundu. Takan, MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Katar ziyaretlerinde FETÖ’nün bazı isimleriyle bir araya gelerek barış görüşmeleri yaptığını yazdı. Takan, MHP Lideri Devlet Bahçeli ile ilgili olarak da Genel Başkan Yardımcılığı görevinden “Hayır” dediği için istifa eden MHP İstanbul Milletvekili Atilla Kaya’nın açıklamalarına dikkati çekerek, "Bahçeli o meşhur konuşmayı yapmadan önceki gün kendisine kapalı bir zarf geldi. Ne olduysa ondan sonra oldu..." 10 Ekim Pazartesi gününe işaret ediyorlar...” diye yazdı.

Ahmet Takan parlamenter sistemden yana iken bir anda Başkanlık Sistemine açık destek veren MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin tavır değişikliği ile ilgili olarak şunları yazdı: "Dikkatlerinizden kaçmaması için, Başkanlık sistemine "hayır" diyerek partideki Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden MHP İstanbul Milletvekili ve Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Atila Kaya'nın "o hafta ne oldu" sorusunu bir kez daha hatırlatacağım. Atila Kaya, "Sistem tartışmaları başlayınca sayın Genel Başkan, MYK üyeleri, Milletvekilleri ve il başkanlarıyla yaptığı toplantılarda 'Parlamenter sistemden yanayız' dedikten bir hafta sonra başkanlık sistemine 'evet' dedi " diyor. Çok önemli ve de çok çarpıcı bir iddia. Atila Kaya'nın da bunu boşuna konuşmadığı kesin. MHP kulislerindeki sağlam kaynaklara göre, "Bahçeli o meşhur konuşmayı yapmadan önceki gün kendisine kapalı bir zarf geldi. Ne olduysa ondan sonra oldu..." 10 Ekim Pazartesi gününe işaret ediyorlar..." dedi.”

İşte o bomba yazı;

MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın yurt dışına yaptığı gizli ziyaretlerin birinden bahsedeceğim... "Gizli" ibaresi anlamsız gelebilir. Elbette, MİT Müsteşarının görüşme ve temasları yurt içinde de olsa yurt dışında da olsa gizli olur. Olmalıdır da. Bir ülkenin en büyük istihbarat ve güvenlik teşkilatının başındaki ismin görüşmeleri çok gerekli görülmedikçe ilan edilmemelidir. İşin doğası bunu gerektirir.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Körfez ülkelerine sıkça gidip geldiği de Ankara'da bilinir ve çok konuşulur. Yıllardır böyledir!.. Fakat, AKP kulislerinde Fidan'ın son zamanlarda Katar'a yaptığı ziyaretler -bana göre de- spekülatif iddialara yol açıyor. Az sonra dile getireceğim iddiayı, AKP'de çok önemli isimlerden duymasam kaleme almayı hiç düşünmem. Fakat iddia çok ciddi, dile getirenler de çok emin!.. Havuz medyasından talimatlandırılan ve iliştirilmiş gazetecilerden biri de değilsen bu ciddi haberi atlayamazsın!.. İddia şöyle: "Hakan Fidan, Katar ziyaretlerinde Fethullah Gülen cemaatinden bazı isimlerle bir araya geliyor, barış görüşmeleri yapılıyor."


Ayrıntı sorarsanız; var ama şahsi görüşlere dayalı. Bana sorarsanız referandum ve sonrasında takip edilen ince ayarlı süreçte hiçbir gelişme bana sürpriz gelmez. Nedenlerini kaba taslak şöyle sıralayabilirim:

* 15 Temmuz hain darbe girişiminin baş aktörlerinden Tümgeneral Mehmet Dişli ile ilgili bazı şaibelerin hâlâ ortalıkta dolaştığı ve abisi AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin mevcut görevine hâlâ devam ettiği ...
* 15 Temmuz hain darbe girişimini araştırmak için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nun çalışmasını çok yakından takip eden bir gazeteci olarak, dosyanın nasıl kapatıldığını çok iyi bildiğimden, nasıl suyuna tirit bir çalışma yürütüldüğünü gördüğümden.. Devlet ve millet bekasını tehdit eden böyle hain bir girişimi aydınlığa çıkarmak için ek çalışma süresini bile kullanmamasından... Başbakan, Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu'nun komisyona getirilmemesi... Tutuklu olan darbecilerin gidip dinlenilmemesi...
* Adil Öksüz muamması..
*Ziraat Bankası, Halkbank ve THY gibi kuruluşların Varlık Fonu'na devredilmesi...

* Son olarak da, AKP Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya'nın bir toplantıda açık açık sarf ettiği, "Hükümet üyelerinde ve Milletvekillerimizde ByLock çıkmadı" sözleri. Hani!.. "Kabine içinde en az 6 Bakanda ByLock tespit edildi, AKP'de 50'ye yakın da ByLockcu mebus var" iddialarını sarayın en baş danışmanlarından ve bazı AKP ileri gelenlerinden kulaklarımla duymasam neredeyse ben de inanacağım Erol Kaya'ya!.. 

* Oslo görüşmelerinin önce hakaretlerle nasıl inkar edildiğini, sonra da "çözüm süreci" adına nasıl can siparene savunulduğunu da hatırlayın.

Bu verilere bir de, yeni CIA Direktörü Mike Pompeo'nun ilk yurt dışı ziyaretini bugün Türkiye'ye gerçekleştireceği, ziyaret kapsamında Türk yetkililerle PYD ve FETÖ başta olmak üzere gündem maddelerini istişare edeceğini ekleyelim. Yeni CIA Başkanı Pompeo, 15 Temmuz'daki darbe girişiminin hemen ardından R. Erdoğan'la ilgili olarak dikkat çekici bir tivit atmıştı. Pompeo, Erdoğan'dan "İslami totaliter bir diktatör" olarak söz etmiş daha sonra da hesabını kapatmıştı.

Ankara'nın derin kulislerinin kafaları çok karışık bugünlerde!..
Şimdi, madalyonun diğer yüzüne geçeceğim...

Yazılarımızı yakından takip edenler de çok iyi bilir. Aslında, benim için hiç sürpriz değildi Doktor Devlet Bahçeli'nin 11 Ekim 2016'da partisinin grup toplantısında, AKP'ye "getirin anayasa değişikliğinizi" çağrısını yapması. Daha sonraki gelişmelerle de, gizli ittifaklar, gizli görüşmeler, her şey belgelerle ortalığa döküldü. Önceki gün de Bahçeli'nin Erdoğan'a bağlılığını en açık bir dille itiraf etmesiyle, mızrağın çuvala sığmayacağı gerçeği bir kez daha tescil edildi.

Esas!.. Dikkatlerinizden kaçmaması için, Başkanlık sistemine "hayır" diyerek partideki Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden MHP İstanbul Milletvekili ve Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Atila Kaya'nın "o hafta ne oldu" sorusunu bir kez daha hatırlatacağım. Atila Kaya, "Sistem tartışmaları başlayınca sayın Genel Başkan, MYK üyeleri, Milletvekilleri ve il başkanlarıyla yaptığı toplantılarda 'Parlamenter sistemden yanayız' dedikten bir hafta sonra başkanlık sistemine 'evet' dedi " diyor. Çok önemli ve de çok çarpıcı bir iddia. Atila Kaya'nın da bunu boşuna konuşmadığı kesin. MHP kulislerindeki sağlam kaynaklara göre, "Bahçeli o meşhur konuşmayı yapmadan önceki gün kendisine kapalı bir zarf geldi. Ne olduysa ondan sonra oldu..." 10 Ekim Pazartesi gününe işaret ediyorlar...
Yani, aynı 7 Haziran akşamında yapılan erken seçim çağrısı konuşması (!) gibi 11 Ekim 2016 (Salı) konuşmasından da kimsenin haberi yoktu.. Aynı Kocayayla gibi!..

Anlayacağınız, işin sırrı yine zarfta!..

Bendeniz, sabıra ve zamana inanlardanım. Gün gelecek, kimin kimle nasıl gizli ittifaklar içinde olduğu yine belgelenecek. Bahçeli'nin misyonu ve görevleri de belli!.. Referandum sandıktan aşırılırsa, federasyon haritalarını görüşmek için FETÖ/HDP ortaklarıyla tekrar masa kurulunca, kapı kulları, tivıtırın liderine hangi ulvi sıfatları yükleyecekler?.."

siyasetcafe.com

Zayıf kalmanıza yardımcı besin değeri yüksek yiyecekler hangileri?


Zayıf kalmanıza yardımcı besin değeri yüksek yiyecekler hangileri?
Günümüzde “sağlıklı beslenme” herkesin diline pelesenk olmuş durumda. Peki ama sağlıklı beslenme nedir, nasıl olur? 
Sağlıklı beslenmek sıfır beden olana kadar incelmek mi ya da sevdiğiniz gıdalardan uzak kalarak sıkı diyet uygulamaları ile kısıtlanmak mı? Besin değeri yüksek gıdalar alarak zayıf kalmak mümkün mü?
Sağlıklı beslenmek, daha fazla enerjiye sahip olurken görünümünüzün iyileşmesi ve ruh halinizin dış etkilere karşı dayanıklı olması ile ilgilidir. Bazı uzmanlar bir gıdanın sağlığınız için yararlı olduğunu söylerken başka bir uzman tam tersini söyleyebiliyor. Hal böyleyken kafa karışıklığı da büyüyor.
Sağlıklı bir şekilde kilo verme ve sağlıklı beslenme için kalorisi düşük ve besin değeri yüksek gıdalar tüketmeniz birçok durumda avantajınıza olacaktır. Kilo aldırmayan sağlıklı gıdaları aşağıya listeledik. Hali hazırda zaten bir çoğunu tüketiyor olabilirsiniz. O zaman sağlıklı bir diyet uyguluyorsunuz demek ki, tebrikler. Dengeli ve sağlıklı beslenmeyi ihmal etmeyin.
Zayıf kalmak ve sağlıklı beslenmek için işinize çok yarayacak gıdalar
1. Soğan
Her yemeğe koyulur. 10 gramı 40 kaloridir. Yararlı flavonoidler açısından zengindir.
2. Portakal
C vitamini deposudur ve 100 gramı 47 kaloridir.
3. Salatalık
%96’sı sudur ve vücudun su ihtiyacını karşılamaya yarar. 100 gramı 16 kaloridir. Salatalara lezzet katar.
4. Kereviz
%95’i sudur. 100 gramı 16 kaloridir.
5. Karpuz
Sulu ve tatlıdır. 100 gramı 30 kaloridir. Antioksidanlarla doludur ve metabolizmayı hızlandırır.
6. Brüksel lahanası
Turpgillerden olan bu sebze çok düşük kalorilidir. 100 gramı 43 kaloridir. Kendine has bir tadı vardır.
7. Elma
100 gramı 52 kaloridir ama vitamin, mineral, lif ve antioksidanlarla doludur.
8. Lahana
Kalp ve damar sağlığına iyi gelir, kanseri önler. Kilo vermeye yardımcı olur. 100 gramı 25 kaloridir.
9. Havuç
Gözleri korur, kan şekerini düzenler, idrar sökücüdür ve iltihaplanmaları önler. 100 gramı 41 kaloridir.
10. Brokoli
Lif ve sebze proteini açısından zengindir, sindirime yardımcı olur. 100 gramı 34 kaloridir.
11. Kabak
İster makarnaya sos yapın ister tavada pişirin. Çok faydalı bir besindir. 100 gramı 17 kaloridir.
12. Karnabahar
Anti-inflamatuar özelliği kalp ve damar rahatsızlıklarını önler, sindirime yardımcı olur. 100 gramı 25 kaloridir.
13. Kale
Vitamin, mineral, protein ve lif açısından zengindir. 100 gramı 49 kaloridir. Salatalarda, sandviçlerde iyi gider.
14. Kuşkonmaz
Izgara kuşkonmazı kesinlikle denemelisiniz. Çok lezzetlidir ve tok tutar. 100 gramı 20 kaloridir.
https://indigodergisi.com/2017/07/zayif-kalmak-icin-ne-yemeli/

Gümrük vergisi düşürüldü: Çiftçiyi sırtından vuran kararname!




Gümrük vergisi düşürüldü: Çiftçiyi sırtından vuran kararname!

Çiftçiyi sırtından vuran flaş kararname ile canlı hayvan, karkas et, buğday, mısır, arpa gibi hububat ürünlerinin ithalat gümrük vergisi düşürüldü. İddiaya göre çıkarılan kararname, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleriyle de çelişiyor.

Çiftçiyi sırtından vuran kararname: Gümrük vergisi düşürüldü
Çiftçilerin 2017 üretim desteklerinin Resmi Gazete’de yayımlanmasını beklerken bayramın son günü ithalat kararnamesi ile güne uyandı. Dünya gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım köşesinde çiftçinin hasat yaparken sırtından vurulduğunu yazdı. Çiftçilerin 2017 üretim desteklerinin Resmi Gazete’de yayımlanmasını beklerken bayramın son günü ithalat kararnamesi ile güne uyandığını belirten Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

“Çiftçi hasat yaparken sırtından vuruldu”

“Canlı hayvan, karkas et, buğday, mısır, arpa gibi hububat ürünlerinin ithalat gümrük vergisi düşürüldü. Çiftçi hasat yaparken, deyim yerindeyse sırtından vuruldu.
Bakanlar Kurulu’nun 27 Haziran 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararına göre, canlı büyükbaş hayvanların ithalat gümrük vergisi yüzde 135’ten yüzde 26’ya düşürüldü.
Karkas et ithalatında ise yüzde 100 ile yüzde 225 arasında olan gümrük vergisi yüzde 40’a indirildi.
Gümrük vergisi düşürülen bir başka ürün grubu ise hububat ürünleri

Şu günlerde hasadı yapılan buğdayın ithalat gümrük vergisi yüzde 130’dan yüzde 45’e, arpada yüzde 130’dan yüzde 35’e, hasat için hazırlıkları devam eden mısırda ise vergi yüzde 130’dan yüzde 25’e düşürüldü.
Bayramın son günü yayınlanan kararnamenin amacı ve doğuracağı sonuçları şöyle özetleyebiliriz:

– Bakanlar Kurulu Kararı, gıda enflasyonunu kontrol altına almak için kurulan Gıda Komitesi’nin yaptığı bir dizi toplantıdan sonra alınan karar doğrultusunda yayınlandı.

-Kararname ile gıda enflasyonuna etkisi en çok olduğu düşünülen et, ekmek, yumurta gibi ürünlerin fiyatının düşürülmesi hedefleniyor. Ancak, böyle bir kararname ile gıda fiyatlarının düşürülmesi, enflasyonun kontrol altına alınması mümkün değil. İthalatla fiyatları kısa süreliğine kontrol edersiniz, üretimle her zaman kontrol edebilirsiniz.

Yayınlanan kararname, Gıda Komitesi’nin kararları doğrultusunda olsa da, Ekonomi Bakanlığı tarafından hazırlandı. Tarım ve gıdayı ilgilendiren bir karar olmasına rağmen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın görüşünün alınmadığı veya alınsa da bu görüşe pek itibar edilmediği anlaşılıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, ithalatla bir yere varılmayacağını yerli üretimin artırılması gerektiğini, hayvan varlığının artırılmasının şart olduğunu ifade ediyor. Bu görüşler kararnameyle çelişiyor.”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleriyle çelişiyor”


Kararnamenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sözleriyle çeliştiğini belirten Dünya Gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım yazısına şöyle devam etti:


“Kararname ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemleri de çelişiyor. Daha bir hafta önce Ankara’da Kahramankazan İlçesi Ahi köyünde, 49 mahalleden gelen çiftçiler ve aileleriyle iftarda buluşan Erdoğan, topraklarımızın nasıl şehitlerimizin kanlarıyla yoğrularak vatan oluyorsa çiftçilerimizin de alın teriyle yoğrularak bereketlendiğini belirterek, ‘Uçağımızdan gemimize, uydumuzdan füzemize, tüfeğimizden tankımıza, radarımızdan yazılımımıza kadar her şeyimizi kendimiz yapmadan bize huzurlu bir uyku uyumak yoktur. Aynı şekilde tarım alanında da ülkemizi tarladan sofraya kadar tüm aşamalarıyla en ileri seviyeye çıkarmadan kendimizi güvende hissedemeyiz.’ demişti. Bu ithalat kararnamesi ile çiftçinin alın teri hiçe sayılıyor. İthal ürünlerle kendimizi nasıl güvende hissedeceğiz?


“Kararnameyi yazanların hayvancılığı hiç bilmediklerini gösteriyor”

Çiftçinin tam ürün hasadına başladığı bir dönemde ithalat vergilerini düşürürseniz, çiftçi ithal ürünlerle rekabet edemez ve üretim yapmaz, yapamaz. Üretim olmazsa tamamen ithalata dayalı bir sistemde fiyatları kontrol edemezsiniz. Enflasyonu düşüremezsiniz.

Kararname ile besilik hayvan ile kasaplık hayvanın ithalat vergisi eşitlendi. Besilik hayvan ithalatında da vergi yüzde 26, kasaplık hayvan ithalatında da yüzde 26 vergi ödenecek. Bu, kararnameyi yazanların, imzalayanların hayvancılığı hiç bilmediklerini gösteriyor. Besi hayvanı ithal ederek 8-10 ay besledikten sonra hayvanı kesen ile, doğrudan kasaplık hayvan getirip kesenler aynı vergiyi verecek. O zaman besici niye 8-10 ay hayvan beslesin. Üstelik besleme maliyetinin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede.

Canlı hayvan ve karkas ette gümrük vergisi düşürüldü

Fakat, özel sektöre ithalat izni verilip verilmediği ile ilgili bir karar yok. Mevcut uygulamada ithalatı sadece Et ve Süt Kurumu yani devlet sıfır gümrükle vergisiz olarak yapıyor. Özel sektör bu kararname çerçevesinde ithalat yapabilecek mi?
Karkas et ithalatı için hazırlık yapıldığını 1 Haziran’da yazdık. Tam 26 gün sonra kararnamesi çıktı. Şu anda küçükbaş hayvan ithalatı için de hazırlık yapılıyor. Bu karara ilave olarak yakın zamanda küçükbaş hayvan ithalatı için de kararname çıkacak. Karkas et, besilik, kasaplık, damızlık ve küçükbaş hayvan ithalatı ile Türkiye hayvancılıkta daha çok dışa bağımlı hale gelecek. Hayvancılık sektöründe büyük bir çöküş yaşanacak. Milli Hayvancılık Politikası hayal olacak.
Bakanlar Kurulu Kararname ile canlı hayvan ve karkas ette gümrük vergilerini düşürdü. Fakat, ithal edilecek et ve hayvan bulmakta sıkıntı yaşanabilir.

“Avrupa vergileri yükseltirse kimse şaşırmasın”

Türkiye, canlı hayvan ithalatında Amerika’dan sonra dünyanın en büyük ikinci ülkesi. Avrupa’da ise ilk sırada. Bu kadar büyük bir alıcı hangi ülkede piyasaya girerse fiyatlar o ülkede yükselecektir. Avrupa’nın yıllık karkas et ihracatı 350 bin ton. Bu İstanbul’un bile ihtiyacını karşılamaz. Deniz aşırı ülkelerden et ithal edilemeyeceği için Türkiye’nin et talebi Avrupa’da fiyatların yükselmesi ile oradaki tüketicilerin büyük tepkisine yol açacaktır. Avrupa ülkeleri Türkiye’ye yönelik ihracatta vergileri yükseltirse kimse şaşırmasın. Çünkü kendi tüketicisini korumak isteyeceklerdir.

“İthalat kurumsallaştırılacak”

İthalatla enflasyonu kontrol altına alma görüşü doğrultusunda kurumsal yapı da bazı düzenlemeler yapılacak. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ithalat ile ilgili birimleri tek çatı altında toplanacak. Bir ithalat üst kurulu oluşturulacak. İthalatla ilgili çalışmalar, kararlar burada ele alınacak.

“Gümrük vergisi ile et, ekmek ve yumurta fiyatlarını kontrol altına alamazsınız”

Özetlersek, çiftçisi hasat yaparken gümrük vergisi düşürülerek ürünü değersizleştirilen, kasaplık, besilik, damızlık canlı hayvan ve karkas et ithalat vergileri düşürülerek korumasız bırakılan ülkenin gıda güvenliği tehlikededir. Gümrük vergisi ile et, ekmek ve yumurta fiyatını kontrol altına alamazsınız. Üretimi bitirirsiniz. Üretim biterse fiyatlar bugünkünden daha yüksek olur. Bu kararname hemen iptal edilmeli ve üretime dönülmeli.”

https://indigodergisi.com/2017/06/gumruk-vergisi-ciftci-kararname/

İmam Hatip’e ayrılan bütçe Fen Lisesinden 17 kat fazla


İmam Hatip’e ayrılan bütçe Fen Lisesinden 17 kat fazla
Milli Eğitim’in 2017-2019 yatırım planında İmam Hatip Liseleri ile Fen Liseleri arasındaki uçurum dudak uçuklattı. Buna göre fen liselerine 109.6 milyon lira, imam hatip liselerine 1.7 milyar lira bütçe ayrıldı…
İmam Hatip Liseleri’ne 1.7 milyar TL bütçe
Milli Eğitim’in 2017-2019 yatırım planında imam hatip liseleri ile fen liseleri arasındaki uçurum dudak uçuklattı. Buna göre fen liselerine 109.6 milyon lira, imam hatip liselerine 1.7 milyar lira bütçe ayrıldı…
Ekonomist Mahfi Eğilmez, kendi bloğunda yazdığı son yazısında Türkiye’deki eğitime ilişkin rakamları kaleme aldı. Türkiye’nin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) rakamlarına göre eğitim kalitesinin çok düşük olduğunu vurgulayan Eğilmez’in bu yazısına, Dünya Gazetesi yazarı Özcan Kadıoğlu’dan dikkat çeken bir ekleme geldi. Kadıoğlu, Eğilmez’in yazısını paylaştığı tweet’i alıntılayarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2017-2019 bütçesinde fen liseleri için 109.6 milyon lira bütçe ayrıldığını söyledi. Kadıoğlu imam hatiplere ise 1.7 milyar lira ayrıldığına dikkat çekti. Mahfi Eğilmez de söz konusu yazısında eğitim kalitesinin yanı sıra öğretmenlerin yeterliliğinde de sorunlar olduğuna dikkat çekerek şunları aktardı:
“Laboratuvar yerine mescit”
“Eğitim sistemimizde öğrenme eksikliği kadar öğretememe sorunu olduğu anlaşılıyor. Öğretmenlerimizi yetiştirmek için gereken çabayı göstermediğimiz çok basit bir karşılaştırmayla ortaya çıkıyor. Bu gerçekler karşısında biz ne yapıyoruz? Fen liselerini artıracak yerde imam hatipleri artırıyoruz, okullara analitik gözlemleme yeteneğini geliştirecek laboratuvarlar kuracak yerde mescit açıyoruz.
“Böyle devam edersek buluş yapan kuşaklar yetiştiremeyiz”
Öğretmenlerimizi gelişim programlarına gönderecek yerde siyasal toplantılara yolluyoruz. Böyle devam edersek buluş yapan kuşaklar yetiştiremeyiz. Buluş yapan kuşaklar yetiştiremezsek buluş yapanların taşeronu olmaya devam ederiz. Öyle olunca da orta gelir tuzağından çıkamayız.”
Ortaokullarda ‘İmam Hatip sınıfları’ açılacak
Düzce’de halen var olan imam hatip liselerinin yanı sıra imam hatip sınıflarının da yapılacağı duyuruldu. Velilerle yapılan görüşme ve anketlerin sonucunda Düzce’de 8 ortaokul içerisinde “imam hatip ortaokulu” yapılmasının kararlaştırıldığı belirtildi. Düzce TV’nin haberine göre; yeni ortaokullar ise halen eğitim veren ortaokullar içinde yer alacak. Düzce Valisi Zülkif Dağlı, yeni uygulamayla ilgili şunları söyledi:
“Program okullarının bize çok uygun olduğunu düşünüyoruz. Ortaokulu imam hatipte okumayan bir çocuğu sizin lisede imam hatibe almanız mümkün değil. Temeli orada alması gerekiyor. Biz de mevcut düz ortaokullar içerisinde, imam hatip ortaokul sınıfları başlatmak suretiyle 8 tane ortaokulumuza imam hatip ortaokulu açıyoruz. Bir, iki sınıfla başlar, önümüzdeki yıl üç, dört sınıf derken dönüşüm bu şekilde devam etmiş olacak. Siz bir anda bir yere imam hatip ortaokulu koyup hadi çocuklar gidin diyemezsiniz veya hadi veliler çocukları yollayın diyemezsiniz. Bunların göre göre, isteye isteye, velilerimizin kendi taleplerine dayanarak olması gerekiyor.” (Kaynak: Sözcü)
https://indigodergisi.com/2016/10/kolay-vize-alinan-ulkeleri-tercih-ediyoruz/

Avrupa’da en kolay vize alınan ülkeler hangileri?





Avrupa’da en kolay vize alınan ülkeler hangileri?

Yurt dışına seyahat etmek özellikle de Avrupa ülkeleri söz konusu olduğunda vize sorunu nedeniyle çoğu zaman çileye dönüşebiliyor. Bununla birlikte hem tarihi ve turistik güzellikleriyle öne çıkan hem de fazla zorlanmadan vize alabileceğiniz ülkeler var.
Seyahat Analisti Murat Ekinay’ın açıklamasına göre yurt dışına satın alınan uçak biletlerinde kolay vize alınan ülkeler ilk sıralarda geliyor.

Verilere göre Fransa, İtalya, Macaristan, Portekiz, İspanya, Yunanistan ve Slovakya seyahat etmek için yurt dışında en çok tercih edilen ülkeler arasında yer alıyor. İşte kolay vize alınan ve en sık seyahat edilen bu ülkelere ait ilgi çekici detaylar…

Fransa

Dünyada turistlerin en fazla ilgi gösterdiği ülkelerin başında gelen Fransa’nın başkenti Paris her yıl en çok ziyaret edilen şehirler listesinde ilk sıralara girmeyi başarıyor. Ayrıca Akdeniz kıyıları boyunca uzanan Fransız Rivierası da ülkeye turist çeken diğer bölgeler arasında yer alıyor.

Seyahat Analisti Murat Ekinay’a göre Paris veya Marsilya sokaklarında turlamak için gerekli olan Fransa vizesini almak başta Avusturya ve Almanya gibi ülkelere kıyasla çok daha kolay. Fransa’ya tatil amacıyla seyahat ediyorsanız ve başvuru için evraklarınız tam ise vize alamamanız için bir neden yok.
Ekinay’ın açıklamasına göre ülkenin başkenti olan Paris, alınan yurt dışı biletlerinde de en fazla tercih edilen yerlerden. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise ülkenin özellikle turist vizesi konusunda en rahat alternatiflerden biri olması.

İtalya

Antik kalıntılarıyla Roma, kanallar arasında gondolla gezinebileceğiniz Venedik ve ya Avrupa sanatının mabedi kabul edilen Floransa. İster birini isterseniz hepsini birden ziyaret edin. İhtiyacınız olan İtalya vizesine başvurunuzu gerçekleştirdikten birkaç gün sonra kavuşmanız mümkün olacaktır.
İtalya, vize konusunda en rahat ülkelerden biri olduğu gibi aynı zamanda da tatil için en fazla tercih edilen ülkelerden de biri olarak dikkat çekiyor.
Yurt dışı uçak biletlerinin önemli bir bölümü başkent Roma ve Venedik gibi tarihi şehirlere alınıyor.
İtalya’nın vize kolaylığı sağlayan ülkelerden biri olması nedeniyle Avrupa’da birkaç ülkeyi görmek üzere yola çıkan gezginler de genellikle Schengen başvurularını İtalya üzerinden yapıyorlar.
Bununla birlikte eksik evraklarınız varsa veya vize onayı için gerekli koşulları sağlamıyorsanız başvurunuzun reddedilme ihtimali da bulunuyor. Görülecek çok sayıda şehire ve yere sahip İtalya’da seyahat için nereden başlayacağına bir türlü karar veremeyenler için başkent Roma harika bir başlangıç noktası olacaktır.

Macaristan


Buda ve Peşte’nin birleşmesiyle meydana gelen başkent Budapeşte uzun zamandır hayallerinizi süslüyorsa size iyi bir haberimiz var. Şehre ve ülkenin diğer bölgelerine seyahat etmek için gereken vizeyi almak oldukça kolay.
Sadece Macaristan konsolosluklarından veya internet adresinden başvuru için gerekli belgeleri öğrenip, zaman kaybetmeden bu belgeleri hazırlayarak, ülkenin tarihi merkezlerine doğru yolculuğa hazırlanabilirsiniz. Eğer vizenizin geçerli olduğu sürede diğer Schengen ülkelerini de görmek isterseniz buradan kolayca farklı yerlere de seyahat edebilirsiniz.

Portekiz

Akdeniz ülkelerinin Avrupa’nın kuzeyinde bulunanlara göre vize konusunda daha bonkör oldukları bir gerçek. Bir de buna turizm gelirlerini arttırmak isteyen Portekiz gibi ülkeler eklenince bu bölgeye seyahat etmek neredeyse vizesiz ülkelere yolculuk yapmak kadar kolay denebilir. Evraklarınızı konsolosluğa teslim edin ve sonrasında başkent Lizbon’a uygun bir uçak bileti aramaya başlayın.

İspanya

Lezzetli tapas ve paella ülkesi İspanya’ya seyahat etmek için vize almak da fazla zorlayıcı bir süreç değil. Ülkeye turistik amaçlarla seyahat edecekseniz İspanya vizesi için gerekli olan başvuru evraklarını tamamlamanız ve sonrasında konsolosluğun yolunu tutmanız yeter.
İspanya’da başta Barselona, Madrid ve Sevilla olmak üzere görülmeye değer onlarca farklı şehir ve tarihi eser bulunuyor. Eğer tercihinizi Barselona’dan yana kullanırsanız kış ayları dışında yılın büyük bir bölümünde denize de girebilirsiniz.

Yunanistan


Avrupa’da vize alması en kolay ülkelerin başında ise Yunanistan geliyor. Başkent Atina antik çağın en önemli bazı kalıntılarıyla, birçok kişiye göre İzmir’in bir kopyası gibi olan Selanik ise Mustafa Kemal Atatürk’ün Evi, Beyaz Kule gibi eserleriyle kesinlikle dikkate değer.
Havaların sıcak olduğu bir dönemde giderseniz Mikanos, Santorini ve Girit gibi adalarda denizin ve güneşin keyfini çıkarabilirsiniz. Üstelik Kos, Midilli ve Rodos gibi bazı adalara da kapıda vize uygulaması ile daha kolay giriş yapma şansınız var.

Slovakya

Avrupa’nın diğer popüler ülkeleri kadar ziyaret edilmese de Slovakya turist vizesi için başvuranlara kolaylık sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Ülkeye giriş yaptıktan sonra Schengen vizenizle diğer ülkelere gitmek için Slovakya’yı bir geçiş noktası olarak da kullanabilirsiniz.
https://indigodergisi.com/2016/10/kolay-vize-alinan-ulkeleri-tercih-ediyoruz/

AP'den Türkiye'ye: Akkuyu'yu durdur



AP'den Türkiye'ye: Akkuyu'yu durdur

© AFP 2017/ VELI GURGA


AP'den Türkiye'ye: Akkuyu'yu durdur

AP, Türkiye'yle müzakerelerin askıya alınmasını kabul ettiBağlayıcılığı olmayan rapor, 64'e karşı 477 oyla kabul edildi.

‘DEPREMLERE EĞİLİMLİ BÖLGE' İDDİASI

Raporda, "AP, Türkiye hükümetini Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin yapımına dair planlarını durdurması çağrısında bulunuyor" denilirken, santralin yapımına karar verilen bölgenin güçlü depremlere eğilimli olduğu iddia edildi.
Söz konusu ‘tehlikenin' yalnızca Türkiye'ye değil, aynı zamanda tüm Akdeniz bölgesine karşı bir tehdit olduğu öne sürüldü.

SİNOP NÜKLEER SANTRALİ'NE DEĞİNİLMEDİ

Öte yandan AP kararında Japon-Fransız ortaklığıyla yürütülen Sinop Nükleer Santrali ile ilgili bir değerlendirmede bulunulmaması dikkat çekti.

Adalet Yürüyüşü'ne saldıran Pendik Belediyesi Başkan Yardımcısı'ndan Gülen'e övgüler





Adalet Yürüyüşü'ne saldıran Pendik Belediyesi Başkan Yardımcısı'ndan Gülen'e övgüler

Resmi Twitter hesabından paylaştığı mesajla Adalet Yürüyüşü için ‘sözde’ ifadesini kullanan Pendik Belediyesi tepki çekerken belediyenin Başkan Yardımcısı Atilla İpek’in Fethullah Gülen’e ve Gülen Cemaati’ne övgüler dizdiği tweetleri ortaya çıktı.
BirGün'ün haberine göre, AKP’li Pendik Belediyesi, resmi Twitter hesabından paylaştığı mesajında, “Sahil Cumartesi Pazarı, sözde Adalet Yürüyüşü’nün güvenliği nedeniyle 8 Temmuz Cumartesi günü kurulamayacaktır” dedi. Pendik Belediyesi bu mesaj üzerine yoğun tepki alırken sosyal medya kullanıcıları Belediye’nin Başkan Yardımcısı Atilla İpek’in Fethullah Gülen ve Cemaat’ine övgüler dizdiği tweetlerini ortaya çıkardı.

Atilla İpek, Gülen için “Allah cc muhterem Fethullah Gülen hoca efendiye sıhhat afiyet ve uzun ömürler bahşetsin inşallah” demiş. İpek, Gülen Cemaati’nin organize ettiği Türkçe Olimpiyatları için de “Türkçe olimpyatları; sinan Erdemdeyiz muhteşem organizasyon” gibi mesajlar paylaşmış.

Atilla İpek, bu ifadelerinin ortaya çıkmasının hemen ardından ise mesajlarını alelacele sildi.




Erdoğan'a 'Trump'a mı yoksa Putin'e mi daha çok güveniyorsunuz' sorusu





Erdoğan'a 'Trump'a mı yoksa Putin'e mi daha çok güveniyorsunuz' sorusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Alman Die Zeit gazetesin 'ABD Başkanı Donald Trump'a mı yoksa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e mi daha çok güven hissediyorsunuz?' sorusuna yanıt verdi.
"ABD Başkanı Donald Trump'a mı yoksa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e mi daha çok güven hissediyorsunuz?" şeklindeki soruya Erdoğan, şöyle yanıt verdi:

"Şimdi böyle bir tercihle bizi karşı karşıya bırakmayın, böyle bir hakkınız yok. Biz Türkiye'yiz. Biz Amerika'yla da münasebetlerimizi en iyi şekilde geliştiririz, Rusya'yla da aynı şekilde geliştiririz. Bizim Amerika'yla aramızdaki mesafe 10 saattir, Rusya'yla aramızdaki mesafe 2.5 saattir. Biz Rusya'yla kıyıdaşız Karadeniz'de. Şu anda turizmde Almanya'dan sonra Rusya ikinci sırada, belki birinci sıraya çıkmıştır. Bizim Rusya'yla aramızda şu anda 100 milyar dolarlık bir hedefimiz var dış ticaret hacminde. Şu anda bizim ABD ile olan dış ticaret hacmi ciddi bir şekilde düştü. Şimdi dünyada her ülke kendi çıkarlarını düşünüyor. Elbette biz de. Şu anda bizim enerjimizin birinci sırada tedarikçisi Rusya'dır. Şimdi ortak Türk Akımı Projesi'ni hayata geçiriyoruz, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'ni kuruyoruz, inşallah 2023'te onu hayata geçireceğiz; bunlar tabii bizim birbirimizle olan ilişkilerimizi çok daha güçlü hale getiriyor."

Türkmen politikacıdan korkutan iddia: IŞİD Telafer’de 200’den fazla Türkmen’i katletti





Türkmen politikacıdan korkutan iddia: IŞİD Telafer’de 200’den fazla Türkmen’i katletti

Irak Türkmen Cephesi Yöneticisi ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Milletvekilli Aydın Maruf, IŞİD'in önceki gün Telafer'de kaçmaya çalışan 200'den fazla Türkmen'i katlettiğini belirterek, Türkmenlerin çok zor durumda olduğunu söyledi.
Maruf, şöyle konuştu: "Telafer'de IŞİD'den kaçmaya çalışan 200'den fazla Türkmen toplu bir şekilde öldürüldü. Bu 200 kişi IŞİD tarafından cezaevinde tutuluyordu. 10 gün önce kentten kaçmaya çalışırken cezaevine atılmışlardı. Katledilen 200 kişi içerisinde kadın, çocuk ve yaşlılar var."
Telafer'de yaşanan olayı büyük bir katliam olarak değerlendiren Maruf, şöyle devam etti:
"IŞİD daha önce de Telafer ve birçok yerde Türkmenlere karşı katliamlar yaptı. Bu katliamlarla Türkmenleri susturmak istiyorlar. IŞİD terör örgütünün bölgeye gelmesiyle en çok Türkmenler zarar gördü. 3 bin Türkmen şehit edildi. Musul operasyonunda Irak ordusu içerisinde savaşan 500 Türkmen şehit oldu. Musul'dan 400 bin Türkmen göç etti. Kadınlarımız çocuklarımız kayboldu."



"Türkmen coğrafyası üzerinde bir tahribat var. Türkmenlerin can ve malına bir tehdit var. Şimdi Mehleviye kasabasında 5 binden fazla Türkmen var durumları tehlikededir. Türkmenlere yönelik yapılan katliamlardan insan hakları, Irak hükümeti ve bölgesel hükümetin tavrı önemlidir. Biz bütün tarafların Türkmenlere yapılan katliamlar karşısında sessiz kalmamalarını bekliyoruz. Bir an önce Telafer, Eyaziye, Mehleviye ve diğer Türkmen bölgelerinin kurtarılmasını istiyoruz. Türkmenler büyük bir tehdit altındadır. Türkmen bölgeleri kurtarılmalı ki yurtdışında ve yerinden olan Türkmenler geri dönebilsinler. IŞİD gibi silahlı unsurlar da bölgede kalmamalı."


Ödül Avcıları Öldürdükleri Hayvanla Gururla Fotoğraf Çektirirken Bakın Başlarına Ne Geldi


Ödül Avcıları Öldürdükleri Hayvanla Gururla Fotoğraf Çektirirken Bakın Başlarına Ne Geldi

Ödül Avcıları Öldürdükleri Hayvanla Gururla Fotoğraf Çektirirken Bakın Başlarına Ne Geldi
Az sonra izleyeceğiniz videoda ödül avcıları, avladıkları hayvanla gururlu bir şekilde fotoğraf çektiriyorlar. Yerde yatan aslanı kısa bir süre önce avlamışlar. Bilmedikleri şey aslanın sürüsünden gelen başka bir aslanın onlardan alacağı intikam.
The Wolshed Company tarafından hazırlanan kurgusal video, aslında gerçek değil. Videonun amacı yabani hayvanları yasadışı şekilde avlayanlara karşı bir mesaj vermek. Videodaki insanlar da aslında oyuncu. Video çekimi sırasında hiçbir hayvan veya insan zarar görmedi.
Video gerçek olmasa da herkesin buradan çıkaracağı bir ders var. Ödül avcılığı kesinlikle kabul edilemez. Nesli tehlikede olan hayvanları avlamak geleceğimize zarar veriyor.
Hayvanları seviyorsanız videoyu tanıdığınız herkese gösterin. El ele vererek ödül avcılarının önüne geçebiliriz. .

http://tr.newsner.com/odul-avcilari-oldurdukleri-hayvanla-gururla-fotograf-cektirirken-bakin-baslarina-ne-geldi/hakkinda/hayvanlar-tr

Adalet Yürüyüşü için şok sözler: Atatürk düşmanlarıyla yürümem




Adalet Yürüyüşü için şok sözler: Atatürk düşmanlarıyla yürümem
Eski İstanbul Barosu Başkanı ve akademisyen Ümit Kocasakal Adalet Yürüyüşü'ne dair eleştirilerde bulundu. 'Ben bu ülkenin bölünmez bütünlüğüyle sorunu olanlarla, Cumhuriyetle ve Atatürk'le sorunu olanlarla, emperyalizmin işbirlikçiliğini yapanlarla yürümem' dedi.

CNN Turk'ün haberine göre; konuşmasına katılanların geçmişteki pek çok kumpas ve tertibe destek olmuş olabileceğini söyleyerek devam eden Kocasakal, CHP'nin, partinin kurucusuna düşman kişilerle yürümeyeceğini söyledi.

Kocasakal şu ifadeleri kullandı: Ben bu ülkenin bölünmez bütünlüğüyle sorunu olanlarla, Cumhuriyetle ve Atatürk'le sorunu olanlarla, emperyalizmin işbirlikçiliğini yapanlarla yürümem. 

Atatürk düşmanları ile de yürümem. Şöyledir benim kafamdaki şey; Atatürk düşmanı için onun da hakkı, adaleti elde etmesi için yürürüm ama Atatürk düşmanı ile yürümem hele ki yürüyüşü yapan CHP ise.
Oraya gelen bir takım insanların kim olduğu, ne olduğu daha önceden Atatürk ile ilgili neler söylediğini bilmiyor muyuz? Aptal mı herkes? Bir de sen CHP isen, hem ülkenin hem partisinin kurucusunun düşmanı ile yürüyemez.




Erdoğan'dan Fransız gazetecinin sorusuna sert yanıt



Erdoğan'dan Fransız gazetecinin sorusuna sert yanıt
Cumhurbaşkanı Erdoğan France 24 kanalına verdiği mülakatta, Irak'ın kuzeyinde yapılacak referandumun benzerinin Türkiye'de yapılamayacağını söyledi.
Erdoğan, France 24 televizyon kanalına mülakat verdi. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin aldığı bağımsızlık referandumu kararı ile de ilgili konuşan Erdoğan, "Referandum kararı doğru değil. Pişman olacaklar" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi “bağımsızlık referandumu” konusunda şu ifadelerini kullandı: “Erbil’de yapılacak olan referandumu doğru bulmuyorum. Bu konu ile ilgili olarak Kuzey Irak Yerel Yönetimine düşünmemizi ilettik. Çünkü yarın Kuzey Irak Yerel Yönetimi bundan pişman olacak.
Zira Barzani ve Kuzey Irak Yerel Yönetimi henüz buna hazır olmadığı gibi bu Irak’ın bütünlüğüne de aykırı bir adımdır. Bizim bütün derdimiz de Irak’ın toprak bütünlüğünü de sağlamaktır. Böyle bir adım attığınız zaman ‘Parçalamaya başladım’ demektir. Bunu diğerleri takip edecektir. Bu bakımdan buna sıcak bakmıyoruz” dedi.
'TÜRKİYE'DE BÖYLE BİR ADIM ATMAK...'
Erdoğan böyle bir referandumun Türkiye’de olabilme ihtimaline ilişkin soruya ise, “Türkiye’de nerede olacak? Türkiye’de böyle bir adımı atmak sıkar. Türkiye’de böyle bir adımı atacak olanlar şu ana kadar atardı. Şu an bedelini çok ağır ödüyorlar. Türkiye’nin böyle bir adımı atacak ne bir zemini var ne de bu tür yapılanma var. Orada bir eyalet var. 
Eyalet böyle adımı attı. Türkiye üniter bir yapıya sahiptir. Türkiye’nin bu üniter yapısını kimsenin zedelemeye ne gücü yeter ne imkanı vardır. Bugün Güneydoğu'da, Doğu'da asla bir sorun yoktur. Herkes huzur içinde, bölgedeki tüm halk birbiriyle işini yapıyor. Kentsel dönüşümlerle birlikte yeniden ihya ve inşa ediyoruz. 
Türkiye’nin bir güzelliği var. O da nedir biliyor musunuz? Türkiye’de Kürtçülük yoktur. Türkiye’de Kürt vardır, Türk vardır, Laz vardır, Boşnak vardır, Zaza var ama hepsi iç içedir. Biz bir defa biriz beraberiz, kardeşiz.
Bu farklılığı orada görebilirsiniz ama biz de göremezsiniz. Onun içinde attığımız bu adımlar sebebi ile Türkiye böyle bir şeye asla giremez, böyle bir şeye de fırsat vermeyiz” yanıtını verdi.
"ABD'nin YPG'ye verdiği ağır silahları geri alacağına inanmak imkansız" diyen Erdoğan, "YPG'den tehdit gelirse ÖSO ile birlikte operasyon düzenleriz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de Esad'ın gitmesinin ön şart olduğunu söyledi ve iktidarı bırakmasını istedi.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/erdogan-dan-fransiz-gazetecinin-sorusuna-sert-yanit-h34699.html

Ankara'da sosyal medya yalanıyla Suriyelilere linç girişimi!



Ankara'da sosyal medya yalanıyla Suriyelilere linç girişimi!
Ankara'da akşam saatlerinde Suriyeli grubun 2 Türk gencini darp ettiği iddiasıyla başlayan gerginlik gece devam etti. 
Olaydan haberdar olan mahalle sakinleri, Suriyelilerin gittikleri mekanlarda taş ve sopalarda zarar verirken çıkan kavgada 1 kişi yaralandı. Çok sayıda polis ve çevik kuvvetin müdahalesiyle kalabalık dağıtıldı.
Dün öğlen saatlerinde Yenimahalle ilçesi Demetevler’de bulunan 2’inci Cadde üzerinde iddiaya göre Suriyeli grup ile vatandaşlar arasında gerginlik yaşandı. Çıkan kavgada 2 vatandaşın darp edilerek hastaneye kaldırıldığı iddiası mahallede yayılarak gece olayların yaşanması neden oldu. Toplanan mahalle sakinlerinin Suriyelilere ait işyerlerine zarar vermesi gerginliği arttırdı. Suriyelilerin oturduğu bir kafede çıkan kavgada 1 kişi yaralanırken, ihbar üzerine çok sayıda polis ekibi, yunus timi ve çevik kuvvet ekibi TOMA’lar eşliğinde mahalleye sevk edildi. Polisin müdahalesiyle olaylar kısa sürede büyümeden bastırılırken, yaralı kişi ise hastaneye kaldırıldı.
Çıkan olaylarda çok sayıda ev ve iş yerinin camları kırılırken, polis mahalle sakinlerini evlerine dönmeleri konusunda uyardı. Olası yeni bir olaya karşı polis, mahallede aldığı önlemlerini sürdürüyor.
Ankara Valisi Ercan Topaca, Yenimahalle'de meydana gelen mültecilerle mahalle sakinlerinin kavgası hakkında, “Sosyal medyada dedikodu şeklinde, çok abartılı şeyler dolaşıyor, çok sayıda yaralı olduğu şeklinde, böyle bir şey yok. 1 kişi hafif yaralı şuanda hastanede tedavisi yapılıyor. Kısa sürede taburcu edilecek” dedi.
Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/