Gazete insan: 07/01/17

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Kadınların etek altı fotoğraflarını çeken sapık müezzin çıktı


Kadınların etek altı fotoğraflarını çeken sapık müezzin çıktı
Sinop'ta bir alışveriş merkezinde kadınların etek altı görüntülerini çeken kişi müezzin çıktı.
Sinop’ta bir alışveriş merkezinde kadınların etek altı fotoğraflarını çekmeye çalışan sapık alışveriş merkezinin güvenlik görevlisi tarafından yakalandı. Daha sonra alışveriş merkezinden çıkartılarak Sakarya Caddesi’nde kelepçelenen şahısı vatandaşlar linç etmek sitedi. Polislerin araya girmesi ile vatandaşların elinden kurtarılan sapık gözalaltına alınarak emniyete götürüldü.
Kadınların şikayetçi olduğu sapık müezzin Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelinin Sinop’ta bir camiide müezzin olduğu ortaya çıkarken, M. A İsimli şahıs bugün Sinop Adliyesi’nde hakim karşısına çıkması bekleniyor.


Erdoğan'ın diploması Genelkurmay'da da çıkmadı!





Erdoğan'ın diploması Genelkurmay'da da çıkmadı!
Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanan yurttaşın, Genelkurmay’dan bilgi edinme kanunu kapsamında Erdoğan’ın askerlik şubesine sunduğu diplomayı sorarak, istediği bilgi talebi “özel hayat” denilerek reddedildi.
Polatlı Asliye Ceza Mahkemesinde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanan Ahmet Davran’ın Genelkurmay Başkanlığına bilgi edinme kanunu kapsamında başvuru yaparak, Erdoğan’ın askerlik şubesine sunduğu diplomayı talep etmesine ilişkin cevap gönderildi.

Haberdar'dan Arzu Yıldız'ın haberine göre, Topçu Kurmay Albay Cengiz Özgün imzası ile gönderilen cevabi yazıda, Erdoğan’ın askerlik şubesine sunduğu diploma konusunda bilgi talebinin reddedildiği belirtildi. Ret gerekçesi olarak ise “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır”gösterildi. Başvuruyu yapan Ahmet Davran, Haberdar’a yaptığı açıklamada, “Özal’ın, İnönü’nün tüm siyasetçilerin neredeyse askerlik şubesine sunduğu diplomaları, bilgileri paylaşıldı. Bu ret gerekçesi olarak kabul edilemez. Özel hayata dair bir bilgi olması hususu sadece geçiştirme amaçlıdır. Zira, bahsedilen kişi sıradan biri değildir” dedi.


Genelkurmay, Ahmet Davran’ın Erdoğan’ın askerlik şubesine sunduğu diploma ile ilgili bilgi ve belge talebini içeren başvuruyu Milli Savunma Bakanlığına yönlendirdi. Daha sonra yapılan başvuruya 12 Temmuz’da cevap gönderildi.

Gönderilen cevap metni içeriğinde ise şu gerekçeler sıralandı:

GENSEK : 79734934-5010-1812 -16/İltş.Ş.(BEK) 12 Temmuz 2016
KONU : Bilgi Edinme Talebi.
Sayın, Ahmet DAVRAN

İLGİ: (a) 09 Ekim 2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu.

19 Nisan 2004 tarihli ve 2004/7189 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik.
Genelkurmay Başkanlığının 11 Temmuz 2016 tarihli bilgi edinme başvurusu yönlendirmesi.

1. İlgi (a) Kanun ve ilgi (b) Yönetmelik kapsamında yapmış olduğunuz bilgi edinme başvurunuz ilgi (c) ile alınmıştır.

2. İlgi (a) Kanunun 21’inci ve ilgi (b) Yönetmeliğin 32’nci maddeleri; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” hükmünü haizdir. İlgi (c) başvurunuzun, söz konusu Kanun ve Yönetmelik maddeleri kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.

3. Bilgi edinme talebinize verilen bu cevabın; ilgi (a) Kanunun 29’uncu ve ilgi (b) Yönetmeliğin 42’nci maddesinde yer alan “Kanunda ve bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde erişilen bilgi ve belgeler ticari amaçla çoğaltılamaz, kullanılamaz, erişimi sağlayan kurum ve kuruluştan izin alınmaksızın yayınlanamaz. Bu madde hükmüne aykırı olarak erişilen bilgi ve belgeleri ticari amaçla çoğaltanlar, kullananlar veya yayınlayanlar hakkında kanunların cezai ve hukukî sorumluluğa ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü doğrultusunda değerlendirilmesi gerekmektedir.
Rica ederim.
İMZALI
Cengiz ÖZGÜN
Topçu Kurmay Albay
Genel Sekreter


Bundan Yüzyıllar Önce Çizilen Tablolardaki Ürpertici Uzaylı Figürleri





Bundan Yüzyıllar Önce Çizilen Tablolardaki Ürpertici Uzaylı Figürleri
Uzaylılar günümüzde de hala gizemini korumaktadır. Bundan yüzyıllar önceki tablolara ait uzaylı figürleri

1. 15. Yüzyıl

Masolino da Panicale isimli bir ressam tarafından yine 15. yüzyılda çizilmiş, “The Miracle of the Snow” isimli bir tabloda İsa ve Meryem gök yüzünde UFOlar ile birlikte görülmektedir.

2. Antik Mısır

Abydos isimli antik mısır kentinde bulunan bu hiyoroglifte tam olarak ne denilmek istendiği uzmanlarca açıklanmıyor. Ancak sinek, helikopter, ufo gibi net resimlerin olması ve mısır’ın en gelişmiş toplumlardan birisi olması şüpheleri arttırıyor.

3. MS.700


700’lü yıllarda yapılmış bir başka yağlı boya tablo ise haçlı seferlerinde ki anların kaydedildiği bir albümde bulunmuştur. Yıldız denilemeyecek kadar yuvarlak ve pencereli olan bu cisim kral tarafın işaret edilmektedir.

4. 1486

Carlo Crivelli tarafından 1486 yılında yapılan “Aziz Emidius’un Vahiyi” isimli bu tabloda ise disk şeklindeki klasik bir ufo’dan yansıtılan ışın Meryem’in kulağına tutulmaktadır.

5. Tablodaki Cisimlere Dikkat


İsa’nın çarmıha gerildiği geceyi resmeden eski bir tabloda ise gök yüzünde ki çok sayıda ufo net olarak görülmektedir.

6. 1710

1710 yılında yapılmış “İsa’nın Vaftizi” isimli resim bir insan topluluğunun ortasındaki isa’nın gök yüzünden yansıtılan bir ışık demetinin altında olduğu görülmektedir.

7. 1300

1300’lü yıllarda yapılan “İsa’nın çarmıha gerilişi” isimli fresk, Kosova’daki bir manastırın mihrabında yer almaktadır. Aynı gecenin resmedildiği bu eserde de uçan cisimler net olarak görülmektedir.

8. 1538

“Yazın zaferi” isimli 1538 yapımı bu halıda da gök yüzünde 4 adet uçan şapka benzeri cisimler görülmektedir.

9. 1330

Meryem’in hayatından kesitlerin sunulduğu 1330 yapımı, başka bir halıda da aynı tarz bir uçan cismi rahatlıkla görmek mümkün.

10. Ürpertici


Ghirlandaio tarafından yapılan İsa’nın doğumu isimli bu tabloda da gök yüzünde metalik bir cisim görülmektedir, ayrıca masada ki yaşlı adamda bu cisme bakmaktadır.

11. 1400

Bir çok yerde Leonardo da Vinci’ye ait olduğu söylenen “madonna palvecchio” isimli tablo, 1400’lü yıllarda yaşamış italyan bir ressam’a ait. İsa ve Meryem’in resmedildiği sıradan bir dini resim olarak görülebilir ancak arka tarafta bir köpek ve bir adam’ın gök yüzündeki tuhaf cisme bakması düşündürücüdür.

Her Zaman Yorgun Olmanın 7 Nedeni!


Her Zaman Yorgun Olmanın 7 Nedeni!
Uykusuzluk enerjinizi azaltan tek şey değildir. Gün boyunca yaptığınız ya da yapmadığınız küçük şeyler fiziksel ve mental olarak bitkin düşmenize neden olur. Buradan hareketle uzmanlar yaygın kötü alışkanlıkların bizleri sürekli yorgun hissettirdiğini ve bunun için yapılması gereken bir takım küçük değişikler olduğunu ortaya koyuyor. İşte, sürekli yorgun olmamızın nedenleri:
1. Yorgun olduğumuzda egzersizleri atlamak
Enerjimizi biriktirmek için günlük ya da haftalık egzersizlerimizi atlamak kendimizi yorgun hissetmemize yol açar. Georgia Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, haftanın 3 günü, günde 20 dakika spor yapmaya başlayanların, 6 hafta sonra kendilerini daha fazla enerjik hissettiklerini ortaya koymuştur. Düzenli egzersiz yapmak, dayanaklılık ve enerjiyi artırarak kalp ve dolaşım sisteminin daha etkili çalışmasını sağlar. Bu yüzden akşamları kanepede kestirmek yerine ufak tempolu yürüyüşleri tercih etmelisin.
2. Yeterince su içmemek
Texas Health Ben Hogan Sports Medicine’ında diyetisten olan Amy Goodson, susuzluğun enerji seviyesini azaltan en temel etkenlerinden biri olduğunu ve susuzluğun kan seviyesini düşürdüğünü dile getiriyor. Susuzluk kalbin daha az kan pompalamasına, kas ve organlara oksijenin ulaşma hızının yavaşlamasına neden olur. Böylelikle yorgunluğunuz da artar.
3. Demir Eksikliği
Demir eksikliği halsizlik, asabiyet, odaklanamama gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olur. Amy Goodson: “Demir eksikliği hücre ve kaslarda daha az oksijenin hareket etmesine yol açarak yorgunluğa sebep olur.” diyor.
4. Mükemmeliyetçi Olmak
Mükemmel olabilmenin imkânsız olduğuna dair hiçbirimizin kuşku duymadığı aşikâr. Bunun için de aşırı çaba sarf etmek, uzun süre çalışmak ve bunu plansız yapmak yorgunluğa yol açar. Gerçek dışı hayaller peşinde koşmak, hedeflerin ulaşılmaz olması, zamanı etkin kullanmamana ve kendinizi yorgun hissetmenize neden olur.
5. Abartmak
Eğer patronunuz hiç beklemediğiniz bir toplantıya çağırdığında işten çıkartılacağınızı düşünüyorsanız, bisiklete kaza yaparım diye binmiyorsanız, henüz ortaya çıkmayan bir felaket söz konusu ve bunun en büyük suçlusu sizsiniz. Bu durum kendinizi aşırı tedirgin hissetmenize ve zihinsel olarak bitkin düşmenize neden olur. Bu tarz negatif durumlarda çeşitli nefes egzersizleri uygulamak, olumsuz düşüncelerinizi arkadaşınızla paylaşmak, açık havaya çıkmak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.
6. Kahvaltıyı Atlamak
Vücutta yakıt görevi gören besinler, uykuda da vücut tarafından kullanılır. Bu yüzden sabah uyandığınızda, vücudun harcadığı besinleri geri almak gerekir. Aksi takdirde açlığa bağlı olarak kendinizi yorgun hissedersiniz. Güne pozitif bir başlangıç yapabilmek için düzgün bir kahvaltı kaçınılmazdır.
7. Abur cuburlar ile yaşamak
Hızlı akan şehir yaşamında, öğün atlayarak abur cubur gıdaları aşırı tüketmek kandaki şeker seviyesini artırır. Bu durum protein, vitamin ve mineral eksikliğine neden olarak kendimizi yorgun hissetmemize yol açar. Bunun önüne geçebilmek için ara öğün ve ana öğünleri atlamadan yeterli ve dengeli beslenmek gerekir.
https://www.formdakal.com/formda-yasam-onerileri/her-zaman-yorgun-olmanin-7-nedeni/

İyi Hissetmek İçin 7 Yol!


İyi Hissetmek İçin 7 Yol!
Kendinizi kötü mü hissediyorsunuz? Merak etmeyin, hepimiz zaman zaman aynı hissi yaşıyoruz. Peki bu hisse uzun süre kapılmamak ve bir an evvel iyi hissetmek için ne yapmalıyız?
Bazı anlar hiç geçmeyecek gibi hissederiz. Çok mutsuz oluruz, içimizden hiçbir şey yapmak gelmez. Hayat her zaman iyi gitmez, fakat toparlanıp ayağa kalkmak ve hayata sarılmak için yapabileceğimiz şeyler var.
1. Sizi Seven, Değer Veren Biriyle Konuşun
Kendinizi kötü hissettiğinizde hemen neşenizi yerine getirecek ve sizin kim olduğunuzu size hatırlatacak biriyle görüşün. Bu kişi anneniz olabilir. Anneler her zaman iyi şeyler söyler ve iyi hissettirir.
2. Şükredin
Her ne yaşarsanız yaşayın daha kötüsünün olabileceğini düşünerek içinde bulunduğunuz duruma ve sahip olduklarınıza şükredin. Bu his, sizi bir parça daha iyi hissettirecektir.
3. Başardıklarınızı Düşünün
Şimdiye kadar başardığınız, üstesinden geldiğiniz şeyleri düşünün ve hatta yazın. Zor zamanlarınız oldu, o günleri atlattınız. Bunun da üstesinden gelebilirsiniz diye düşünün.
4. Gerçek Arkadaşlar Edinin
Şayet sizi bu hale getiren bir arkadaşınız ise o arkadaşınızla olan ilişkinizi gözden geçirin. Sizi üzen bir ilişki gerçek olmayabilir. Hayatınıza sizi üzmeyen size iyi gelen gerçek insanlar alın.
5. Dışarı Çıkın
Her şeyi bırakın, hareket edin. Biraz hava almak, kısa bir yürüyüş yapmak sandığınızdan çok daha iyi gelir. Yoga yapabilir, spor salonuna da gidebilirsiniz. Göreceksiniz daha ilk günden havanız değişecek.
6. Meditasyon Yapın
Hayat ne kadar da yoruyor zihninizi değil mi? Onun da biraz sağaltılmaya ihtiyacı yok mu? İnternetten veya telefonunuza indireceğiniz uygulamalardan faydalanıp her sabah ve akşam olmak üzere meditasyon yapabilirsiniz. Beyninizi ve bedeninizi biraz rahatlatın.
7. Kendinizi Şımartın
Ne zamandır masaja gitmiyor olabilirsiniz, kendinize bir güzellik yapın. Masaja ya da spaya gitmek için randevu alın, sakın ertelemeyin. Belki ne zamandır saçlarınızı kestirmeyi, boyatmayı ya da cilt bakımı yaptırmayı da düşünüyor olabilirsiniz. Hadi, kendinizi şımartma vakti!
Çevrenizde ve içinizde size iyi gelecek bu kadar çok neden varken, mutsuz olmaktan vazgeçmek sizin elinizde. Hadi, bu maddelerden birini ya da birkaçını uygulayın ve huzurlu hayatı hissedin.

Strese Girmeden Kilo Vermenin 10 Basit Yolu


Strese Girmeden Kilo Vermenin 10 Basit Yolu
Kilo vermek isteyenler, zaman zaman sıkı diyetler yaparak kendilerini aşırı derecede strese sokar. Halbuki stres kilo vermenin önündeki en büyük düşmanlardan biridir. Fazlalıklarınızdan kurtulmak için kendinizi sıkıştırmak, strese sokmak yerine günlük alışkanlıklarınıza biraz dikkat etmeniz yeterli.
1. Her Yemekten Önce Bir Bardak Su İçin
İngiltere’de obezite üzerine yapılan bir araştırmada, her yemekten önce su içenlerin üç ayda ortalama dört kilo verdikleri gözlemlenmiş.
2. Kahvaltı Edin
Bütün diyetisyenler yanılıyor olamaz değil mi? Sabah kahvaltısı etmek, kilo koruma ve kilo verme konusunda en önemli araçlardan biri.
3. Televizyon Reklamları Sırasında Spor Yapın
Her bir televizyon reklamının en az üç dakika sürdüğünü düşünürsek, bir televizyon programının reklam kuşağında en az beş ara verdiğini de hesaba katarsak, ortalama yarım saatiniz boşa gidiyor. Kanal değiştirmek yerine ayağa kalkın. Merdiven inin çıkın, olduğunuz yerde yürüyün, karın ve kalça egzersizleri yapın.
4. Her Gün Beş Dakika Fazladan Yürüyün
Aktivite süresini artırmak kilo kaybetmede mühim alışkanlıklardan biri. Yürümeye üşeniyor olabilirsiniz. Ama beş dakika yürürseniz bir şey kaybetmezsiniz, her gün beşer dakika ekleyerek yürüyüş sürenizi yarım saate çıkarabilir, bu sırada yürüyüş yapmaya alışabilirsiniz.
5. Çok Çiğneyin
İnsanlar genelde düşündüklerinden daha fazla yiyor, çünkü hızlı yiyorlar. Daha fazla çiğnemek daha az yemenizi sağlar. Yemek yerken çiğnemeyi bir oyuna dönüştürün, çiğneyin, sayın.
6. Yeşil Çay İçin
Her gün bir bardak bile olsa yeşil çay için. Antioksidan olduğu kadar, her diyetisyenin de tavsiyesi. Ancak kafein içerdiğini unutmayın, akşamları geç saatte tüketmemeye çalışın.
7. Süt Ürünlerinden Kaçmayın
Obesity Research’de yayımlanan bir araştırmada, süt ürünlerini tüketenlerin tüketmeyenlere göre yüzde 70 daha fazla yağ kaybettiği görülmüş.
8. Telefonla Konuşurken Yürüyün
Mayo Clinic’te bir deney yapılmış. Katılımcılar sekiz hafta boyunca fazladan 1000 kalori almış. Günlük hayatında yerinden kalkan, marketten sipariş vermek yerine markete giden, telefonla konuşurken bile oturmayan, gün içinde yürüyen insanların buna rağmen kilo almadığı görülmüş.
9. Yedi Saat Uyuyun
Yeterince uyumayan insanların daha fazla yemek yediği kanıtlandı. Uykusuzluk, açlık hissini artıran ghrelin hormonunu tetikliyor ve yeterli uyku tok hissetmeyi sağlayan leptinin salgılanmasını sağlıyor.
10. Arkadaşlarınızla Spor Yapın
Arkadaşlarla spor yapmak motivasyonunuzu artırır ve spordan kaçmamanızı sağlar. Arkadaşlarınızla birlikte spor yapın.

Khatt Shebib Duvarı gizemini koruyor

Khatt Shebib Duvarı gizemini koruyor
Ürdün’deki antik yapılardan Khatt Shebib Duvarı, gizemini koruyan arkeolojik bulgulardan biri. 
Bu kısa duvarlı dairelerin hiçbirinde insan ya da hayvanların geçişine izin veren bir boşluk bulunmuyor. 106 kilometre boyunca devam eden duvarın bazı kısımlarında iki duvar yan yana uzanıyor. Bazı kısımlarda ise duvar farklı kollara ayrılıyor.
Arkeologların aklını karıştırmaya devam eden 2 bin yıllık olduğu düşünülen daire şeklindeki bu taş yapıların neden orada olduklarını ve ne amaçla yapıldıklarını kimse bilmiyor. Üstelik Khatt Shebib Duvarı Ürdün’de bulunan antik yapılardan yalnızca biri.

Günümüzde “Khatt Shebib” olarak bilinen duvarın varlığından 1948 yılında ilk bahseden Ürdün’deki bir İngiliz diplomat olan Sir Alec Kirkbride. Kirkbride Ürdün’de uçakla seyahat ederken “ülke boyunca uzanan ve görünür bir amaca hizmet etmeyen taş bir duvarı” fark etti.
Şimdi ise, hava fotoğrafları kullanarak, yolun kalıntılarını inceleyen araştırmacılar duvarın Kuzey/Kuzeydoğu yönünden Güney/Güneybatı yönüne doğru 106 kilometre boyunca devam ettiğini keşfetti. Duvarın bazı kısımlarında iki duvar yan yana uzanıyordu.
Bazı kısımlarda ise duvar farklı kollara ayrılıyor
Duvarı araştıran Western Avustralya Üniversitesi’nden profesör David Kennedy ve Oxford Üniversitesi’nden Rebecca Banks, yazdıkları makalede “Çıkıntıları ve iki paralel duvarın birlikte devam ettiği kısımları eklersek duvarın toplam uzunluğu 150 km’yi bulabilir” diyor.

Günümüzde duvar harabe durumunda olsa da “orijinal halinde bile duvarın uzunluğu 1 metreden, genişliği de yarım metreden fazla olamazdı” diyor araştırmacılar.

Khatt Shebib duvarı boyunca arkeologlar ayrıca, tahmini olarak 100 adet, sözde kule kalıntıları buldu. Kulelerin çapı 2 ila 4 metreydi. Araştırmacılar, kulelerden bir kısmının duvar inşa edildikten sonra yapıldığını söylüyor.
Kulelerin büyük ihtimalle birçok farklı işlevi vardıKhatt Shebib’in yanındaki kulelerden biri APAAMEG- Robert Bewley

Kennedy Live Science’a yaptığı açıklamada “Bazıları sığınak yerleri, geceyi geçirecek güvenli bir yer olarak kullanılmış olabilir. Bazıları gözetim ya da nöbet yeri olarak kullanılmış olabilir. Belki de bazıları, avcıların, av hayvanı kendisine yaklaşana kadar saklanıp bekleyebileceği yerlerdi” diyor.

Yapılan araştırma arkeologlar için duvarın ne zaman, kim tarafından ve neden inşa edildiğine dair yeni sorular gündeme getirdi.

Kennedy, şu ana kadar tarihlendirme konusundaki tek bilgilerin, kulelerde ve duvarın çevresindeki diğer yerleşimlerde bulunan çanak çömleklerden geldiğini söyledi. Buna göre duvar büyük ihtimalle MÖ 312-MS 106 arasında hüküm süren Nebatiler ve MS 661-750 yılları arasında hüküm süren Emeviler arasında bir zamanda yapıldı.
A close-up of the Khatt Shebib wall showing the lose boulders that were once stacked on top of each other to form a 1 to 1.5 meter-high wall.
Bu yaklaşık 500 yıllık zaman aralığı içinde Ürdün’e hükmeden krallık ya da imparatorluklardan birinin duvarı inşa etmiş olma olasılığına karşın, duvar büyük bir devlet tarafından inşa edilmemiş de olabilir. Kennedy ve Banks “Yerel toplumların, komşularının yaptığı şeyi görüp ve faydalarından ikna olup, bu uygulamayı yani duvar inşa etmeyi kopyalamış olması da mümkün” diye yazıyor.
Duvarın amacının ne olduğu hala bir gizem
Kennedy ve Banks’e göre, duvarın alçak ve dar olması savunma amaçlı inşa edilmediğini gösteriyor.
Duvarın batı tarafında, doğu tarafına göre tarım yapıldığına dair daha fazla kanıt bulunması, duvarın göçebe avcı toplayıcılar ile tarımcılar arasında bir sınır olduğunu düşündürüyor, diyor araştırmacılar. Ya da başka türlü bir sınırı da temsil ediyor olabilir.
Duvar hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilmek için daha fazla arazi çalışması yapılması gerekiyor. Kennedy ve Banks “Hava fotoğraflarıyla yapılan hava arkeolojisi duvarın tarihi ve amacı gibi soruları cevaplamaya yardım edemez. Bunun için arazı çalışması yapılması gerekiyor” dedi.
Khatt Shebib duvarı boyunca yer alan kulelerden birinin kalıntıları.
Khatt Shebib duvarı boyunca yer alan kulelerden birinin kalıntıları. 

Tarihe Damga Vurmuş 5 Kadın Matematikçi





Tarihe Damga Vurmuş 5 Kadın Matematikçi
Matematik tarihinde ünlü matematikçiler denildiğinde erkek matematikçilerin adları anılsa da bu kadın matematikçilerin olmadığı anlamına gelmez.
Erkek matematikçilere göre işleri zordur çünkü gerek ailelerinin gerekse toplumun baskısını da çözmek zorundadırlar.
1. HYPATIA (370 – 415)
Bir matematikçi, astronom ve filozof olan Hypatia, dönemin ünlü matematikçisi Theon’un kızıydı. İskenderiye Kütüphanesi’nde felsefe, matematik ve astronomi üzerine dersler vermiştir. Hypatia doğayı; mantık, matematik ve deney ile açıklamaya çalıştı. Hypatia Atina’da eğitimini aldıktan sonra 400 yılına doğru İskenderiye’ye döner ve İskenderiye Kütüphanesi’ndeki Platon Okulu’nda dersler vermeye başlar. Hypatia bu okulda, içerisinde Hristiyanlık, Paganizm ve Musevilik gibi birçok inanca sahip öğrencisine Platon ve Aristo’nun öğretilerini kazandırdı.
Résultat de recherche d'images pour "1. HYPATIA (370 – 415) art"
Bu öğrencileri arasında ileride İskenderiye valisi olacak olan Orestes ve Ptolemais’in piskoposu olacak olan Synesius da vardı. Hypatia’yı ölene kadar savunmuş olan İskenderiye Valisi Orestes ile Hypatia’yı “dinsizlik” ve “şeytanlık” ile suçlayan İskenderiye piskoposu Cyril arasındaki kavga şehir çapında bir provokasyona dönüşür ve olaylar Hypatia’nın 415’de taşlanarak öldürülmesine kadar varır.
2. SOPHIE GERMAIN (1776 – 1831)

Babası zengin bir ipek tüccarıdır. Toplumda liberal reformların konuşulup planlandığı bir ailenin kızı olarak 1776 yılında doğar. Daha 13 yaşındayken Arşimet’in ölüm hikayesini okuduktan sonra matematikçi olmaya karar verir. Kendi kendine Latince ve Yunanca öğrenir. Ailesinin muhalefetine rağmen, anne ve babası uyduktan sonra Newton ve Euler’i okur. Felsefeye merak sarar. Bu kadar inatçı bir çocukla baş edemeyen babası sonunda Sophie’yi hayatı boyunca desteklemeye karar verir.
Résultat de recherche d'images pour "2. SOPHIE GERMAIN (1776 – 1831)"
Matematikteki zekasını ilk kez meşhur matematikçi Lagrange keşfeder. Lagrange için hazırladığı bir ödevi kadın olduğundan önem verilmeyeceği kaygısıyla ‘‘M. LeBlanc” diye sahte bir isimle verir. Lagrange bu dehanın Sophie Germain olduğunu daha sonra öğrenir. Sophie’nin matematik alanında en büyük destekçilerinden biri Lagrange olur.
Sophie Germain’in matematikteki meşhur Fermat Teoremi’nin çözümüne yaptığı katkılar bilinen en iyi yönüdür. Yaptığı katkıların önemi kendinden ancak 100 yıl sonra Kummer tarafından bir adım ileri götürülebildiği düşünülürse daha iyi anlaşılır.
Bir çok deha gibi, Sophie Germain de çok genç yaşta öldü. Rakam teorisi üzerine çalışmalarını sürdürürken 55 yaşında kanserden öldü. Ölüm sertifikasındaki mesleği bölümüne matematikçi değil, rantiye yazdılar.
3. ADA LOVELACE (1815 – 1852)
10 Aralık 1815 yılında Londra’da doğdu. Şair baba ve matematiğe düşkün anneden olan Ada Lovelace (Augusta Ada Byron ), 13 yaşındayken uçan bir makine tasarlayıp, hesapladı. 17 yaşında matematik ve teknoloji üzerine çalışmaya koyuldu. 1840 yılında Augustus De Morgan’dan matematik dersleri almaya başladı.
İngiltere’de 1832 yılına kadar kadınların bilimsel tartışmalara katılmalarına izin verilmediği ve akademik yayın yapmalarının uygunsuz görüldüğü bir dönemde, kadın olduğunun belli olmaması amacı ile isminin baş harfleri olan “A.A.B.”yi kullanarak, bilgisayar sistemleri üzerine bilimsel bir dergide ilk akademik yayını yapan öncü kadın Ada, 1835 yılında Lord Lovelace ile evlendi ve bu evlilikten 3 çocuğu oldu.
Résultat de recherche d'images pour "3. ADA LOVELACE (1815 – 1852)"
Mekanik bir bilgisayar tasarlayan İngiliz Charles Babbage’ın makinesi üzerine yazılmış bir Fransızca makaleyi tercüme ederek İngiliz mühendise gönderdi. Bundan etkilenen Babbage, Lovelace Kontesi Ada’dan söz konusu makaleye kendi notlarını da eklemesini istedi. Ada, çevirdiği makalenin üç katı uzunluğuna erişen kendi orijinal notlarını Babbage’a gönderdi ve aralarında yoğun bir iletişim başladı. Leydi Lovelace’a göre bu tür bir makine uygun şekilde programlanırsa karmaşık müzik eserleri bestelemek, grafik üretmek ve karmaşık matematiksel problemleri çözmek için kullanılabilirdi. Ada Lovelace, Babbage’a gönderdiği mektuplarda söz konusu makinenin belli ve sonlu sayıda adımdan oluşan bir plan kullanarak ne şekilde Bernoulli sayılarını hesaplayabileceğini tarif ediyordu. Bu plan, bilgisayar tarihinde somut bir makineye uygulanabilecek olan ilk “bilgisayar programı” olarak kabul edilmektedir. 1979 yılında, ABD Savunma Bakanlığı tarafından geliştirilen meşhur programlama dillerinden birine de onun onurununa “ADA” ismi verildi.

Bilinen ilk bilgisayar programcılarından olan, müzikle, atlarla ve hesap makineleri ile ilgilenen Ada Augusta Byron, 27 Kasım 1852’de 37 yaşında Marylebone’de kanserden hayata gözlerini yumdu
4. SOFYA KOVALEVSKAYA (1850 – 1891)
Rus aristokrasisinin önemli bir ailesine mensup olan Kovalevskaia 1850 yılında doğmuş. Entelektüel bir ortamda İngiliz dadılar tarafından yetiştirilmiş. Küçük yaşlarda matematikle tanışmış. Babası, Sofya’nın yatak odasının duvarlarını, matematik formülleri ile dolu káğıtlarla süslemiş. Küçük Sofya bütün bu formülleri küçük yaşta öğrenmiş.
Komşularından ödünç aldığı kitaplar sayesinde hiçbir eğitimi olmadan trigonometriyi ikinci kez keşfeder. Kovalevskaya on yedi yaşında ailesiyle beraber St. Petersburg’a taşınır. Babasının muhalefetine rağmen düzenli olarak matematik dersleri almaya başlar. Kadın olduğu için o dönemin Rusya’sında üniversiteye gidemez.
Üniversiteye gidebilmek için Almanya’ya taşınmak üzere olan genç bir bilim adamıyla evlenir. Genç bilimci Vladimir Kovalevski’dir. İkisi de Heidelberg Universitesi’nde kendi ilgi alanlarında çalışmaya başlarlar. Kovalevskaya 1874 yılında Göttingen Üniversitesi’nden matematik doktorası alır. Dünyada ilk kez bir kadın, matematik alanında doktora almıştır. Bu dönemde artık yalnızca iyi bir matematikçi değil, Kovalevskaya Avrupa’da kadın haklarının da yılmaz savunucusudur.
Bir yandan matematik dergilerinde yazıları yayınlanırken, diğer yandan edebi eserler de kaleme almaktadır. Fyodor Dostoyevski, Anton Çehov ve George Elliot gibi kişilerle yakın temas içindedir.
İlk önce Rusya’dan çıkabilmek için evlendiği eşine artık áşık olmuştur. Bir de kızları olmuştur. Daha kızları beş yaşındayken Kovalevskaya’nın eşi, başından geçen talihsiz olaylar nedeniyle intihar eder. Artık, genç Sofya çocuklu bir duldur.
Résultat de recherche d'images pour "4. SOFYA KOVALEVSKAYA (1850 – 1891)"

Matematikteki başarıları Kovalevskaya’nın Stockholm Üniversitesi’nde hayat boyu profesör olmasını sağlar. Bu da dünyada bir kadın için bir başka ilktir. Bir matematik dergisinin editörü olur. Dünyada ilk kez bir kadın bu göreve getirilmektedir.
Hermite ve Çebişev gibi matematikçilerle ilişki içindedir. Rus matematikçilerle Batı dünyasının matematikçileri arasında köprü görevi yapar. İktisat alanında da önemli uygulama alanı bulan sabit nokta teoremi (fixed point theorem) üzerine önemli katkılar yapar. Bu katkıları dolayısıyla Fransız Bilim Akademisi Ödülü’nü alır.
Basit bir soğuk algınlığı gibi başlayan bir hastalık nedeniyle Kovalevskaya kırk bir yaşında, 1891 yılında ölür.
5. EMMY NOETHER (1882 – 1935)
Zamanının ünlü Alman matematikçisi Max Noether’in kızıdır. Yahudi bir aileden gelmiştir. Ailesi oldukça varlıklıdır. Dört çocuğun en büyüğüdür. Okulda Almanca, İngilizce, Fransızca ve aritmetik derslerine ağırlık verdi. Özel piyano dersleri aldı. Dans etmeyi öğrendi. Amacı lisan öğretmeni olmaktı. Annesi onu ev hanımı olacak umuduyla yemek yapmasını, bulaşık yıkamasını öğreterek büyüttü. Halbuki, o 20. yüzyılın en büyük cebircilerinden biri olacaktı.
On sekiz yaşında Almanca ve Fransızca’da öğretmenlik lisansı aldı. Bavyera’da kız liselerinde lisan öğretmenliği yapmaya hak kazandı. Ama, hiç öğretmenlik yapmadı. Emmy zor olanı seçti. Üniversite’de matematik okumaya karar verdi. O dönemin Almanya’sında kızlar ancak resmi olmayan bir biçimde üniversitede okuyabiliyorlardı. Her ders için profesörlerden ayrı izin alınması gerekiyordu. Babasının üniversitede profesör olması nedeniyle gerekli izinleri almak zor olmadı. Erlangen Üniversitesi’nde matematik dersleri aldı. İki yıl sonra Göttingen Üniversitesi’ne gitti. Hilbert, Klein ve Minkowski gibi ünlü matematikçilerden dersler aldı.
Résultat de recherche d'images pour "emmy noether"
Kendi adıyla bir teorem ispat etti. Daha sonra, Noether Teoremi, Einstein’ın Rölativite Teori’sine de yardım eden unsurlardan biri oldu. Einstein’dan övgüler aldı. Modern Cebir’in oluşmasında çok önemli katkıları oldu.

Matematik dünyası her fırsatta Emmy’nin matematikteki yeni açılımlarını öğrenme çabasındaydı. Çeşitli ülkelerin yıllık matematik kongrelerinde konferanslar vermeye davet ediliyordu. Her defasında matematiğin farklı bir alanında küçümsenmeyecek katkılarını sergiliyordu. Sonunda, 1932 yılında matematik bilgisinin geliştirilmesine yaptığı katkıları dolayısıyla Artin ile birlikte Alfred Ackermann-Teubner ödülüne layık görüldü.

Hitler’in iktidara gelmesiyle birlikte, Yahudi olduğu için Göttingen Üniversitesi’nden 1933 yılında kovuldu. Arkadaşı Anna Johnson Pell Wheeler’ın daveti üzerine Amerika’ya gitti ve Bryn Mawr College’da misafir öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Princeton Üniversitesi’nin ünlü Institute for Advanced Study’de dersler verdi. Çok genç yaşta, elli üç yaşında Bryn Mawr’da öldü.

Göbek ve yan yağları eritmek için 3 altın kural!



Résultat de recherche d'images pour "Göbek ve yan yağları eritmek için 3 altın kural!"
Göbek ve yan yağları eritmek için 3 altın kural!

Doğru beslenme ve düzenli egzersiz yapma kilo verme hedefine ulaşmanıza katkıda bulunur. Ama yine de bel çevrenizdeki 'can simidi' canınızı sıkmaya devam ediyorsa bir şeyleri eksik yapıyorsunuz demektir
Yağlanma hangi bölgede oluşmuş olursa olsun, ilk kuralımız kaliteli ve doğru beslenme. Kaliteli beslenme pahalı beslenme demek değildir. Örneğin karbonhidrat ve yağ açısından dengeli beslenmek, geceleri düşük kalorili besinler tüketmek ve protein odaklı beslenmek kaliteli beslenmenin adımlarındandır. Dengeli beslenmek formda kalıp kilo vermenizi sağladığı gibi sağlığınızı ve güzelliğinizi çok belirgin düzeyde artırır.

Bu yöntemleri düzenli olarak uyguladığınız takdirde göbeğinizden eser kalmayacak. İşte, size göbek yağlarını eritmek için 3 altın kural...

Lifli beslenme: 

Beslenmenize ve tartıda görünen kiloya objektif bir gözle bakın. Önden çıkıntı yapan göbeğinizin sebebi yağ değil, sindirim sisteminize dolan hava olabilir. Günde 25 ila 30 gram kadar lif tüketmek gerekir. Siz yeterince lifli gıda yemiyorsanız, yaşadığınız kabızlık şişkinliğe yol açabilir. Ayrıca aşırı lifli gıda tüketmek ya da brokoli, elma, fasulye gibi gaz yapan yiyeceklerden yemek, göbeğinizin çıkmasına yol açabilir.
Beslenme uzmanları yaban mersini tüketmeyi öneriyor. Göbek yağlarını erittiği ispatlanmış olan bu meyveyi yoğurdunuza, salatanıza dahil edebilirsiniz.

İnterval antrenman: 

Çalışmalar, kardiyo çalışmasına interval (aralıklı) egzersizi dahil etmenin göbek yağlarını eritmede etkili olduğunu gösteriyor. Koşu, bisiklete binme ya da yüzme sporlarından hangisini seçiyorsanız, egzersiz esnasında 10 ila 60 saniye kadar hızlanma, tempolu ve tırmanma şeklinde interval egzersiz karışımı yapın. uygulayabilirsiniz.
Yüksek yoğunluklu interval antrenman prensibi, egzersizde maksimum hıza ulaşıp onu takip eden kısa süreli dinlenmeyi içeriyor. Birçok dayanıklılık egzersizi, yürüme, koşma, merdiven çıkma 0-10 arası ölçeklendirildiği zaman 5-6 arası bir efor düzeyinde gerçekleşir. Yüksek yoğunluklu egzersizler ise 7 ve daha yüksek yoğunlukta gerçekleşir. 8-10 saniye kadar kısa ya da 5 dakika kadar da uzun olabilir. Genel olarak 3 dakika ile 30 saniye arasında devam edilir. Yüksek yoğunluktaki hız aralığı daha kısa olur, dinlenme aralıkları ise hız aralığına eşit ya da uzun olur.
Örneğin; bisiklet egzersizinde 5 dakika ısınma, 3-4 kez tekrarlı hız ve dinlenme aralıkları olan ve sonrasında soğuma devresi ile biten bir program..

Kuvvet egzersizi: 

Basit mekik egzersizi karın kaslarınızı sıkılaştırmada etkilidir ancak sadece karın kaslarını hedefler. Şınav çeşitleri, topla yapacağınız core (çekirdek) egzersizleri gibi tüm beden egzersizlerini birleştirin. Basitçe tek ayak üstünde durmak bile çekirdek (karın ve bel) bölgesini güçlendirmeyi hedefler. Gövdenizin merkez bölgesini güçlendirmek, dayanıklılığınızı artırdığı gibi postürünüzün düzgün kalmasını da sağlar.

Göbek eriten mucize kür! Mutlaka deneyin, inanılmaz etkisi var..!

Limonlu yoğurt kürü ile zayıflama uygulaması en az iki 2 hafta kesintisiz olarak sürecek. Uygulama sürecinde etkisini ilk bir haftadan sonra görmeye başlayacaksınız. Uzmanlar tarafından da belirtilen önemli nokta şudur: "Zayıflamak demek vücutta biriken fazla yağların yakılması anlamına gelmektedir. Yani su kaybederek ve kas eriterek de kilo vermek mümkün ancak bu sağlıklı bir zayıflama değildir. Bu sebeple yağ yakımını kolaylaştıracak besinler tüketmeniz dahi kilo vermeniz için güzel bir başlangıçtır."

İşte limonlu yoğurt kürü, yağ yakarak zayıflama sürecini hızlandırarak 3-4 haftada 6-7 kilo vermenizi ve göbeğinizdeki yağlardan kutulmanızı sağlayacaktır. 
Limonlu yoğurt kürü nasıl yapılır?
Malzemeler:

Yarım limon,
3 yemek kaşığı az yağlı yoğurt,
Yarım çay kaşığı kadar zerdeçal,
Zerdeçal, özellikle karaciğerde birikmiş olan yağların yakılmasında ve karaciğer fonksiyonlarının düzenlenmesinde çok etkili bir baharattır. Zerdeçal bulamadıysanız kürü 1 çay kaşığı hakiki pulbiber ile de yapabilirsiniz.

Hazırlanışı ve uygulanışı: 

Yoğurt kürünü yaparken, yarım limon suyunu, yoğurdu ve pul biberi (veya zerdeçalı) temiz bir kapta karıştırın. Gece yatağa yatmadan yarım saat kadar önce bu karışımı tüketin. Bu karışımı tükettikten sonra kesinlikle bir şey yemeyin.

Yoğurt kürünü uygularken dikkat etmeniz gerekenler!
Hareket miktarınızı artırın:

Öncelikle hareketsiz bir yaşam alışkanlığı içinde insanın kilo vermesi matematiksel olarak imkansızdır. Kilo verdirmeye yardımcı besinler tüketseniz dahi; aldığınız kaloriler enerjiye yani harekete çevrilmiyorsa kilo vermeniz mantık dışıdır. En iyi ihtimalle kilo alış hızınız azalır. Dolayısıyla, yoğurt limon kürü uygulamasını denediğinizde lütfen günlük hareket miktarınızı artırın. Günlük 30 dakika yürüyüş yapın, evden dışarı çıkmıyorsanız günlük ev temizliği gibi efor sarfedeciğiniz uğraşlar edinin

Bağırsaklarınızı harekete geçirin: 

Egzersiz en iyi bağırsak çalıştırıcısıdır denebilir. Ama eğer bağırsak hareketleriniz zayıfsa, size önerimiz sabahları aç karına bir tane kuru kayısı tüketmeniz. Ayrıca günde bir ya da iki tane keçiboynuzu tüketmeniz bağırsak ve sindirim sisteminize müthiş etki edecektir. Bağırsak sisteminiz tıkalıysa, sırf bağırsakları temizleyerek dahi bir miktar kilo vermeniz mümkündür. Ayrıca yoğurt limon karışımı bağırsak hareketlerinizi de düzenlemeye yardımcı olacaktır.

Beslenmenize dikkat edin:

Yoğurt kürü ile zayıflama sürecinde sizlerden bir ricamız da tuzu, beyaz şekeri, beyaz ekmek ve rafine un ürünlerini (makarna dahil), hamur işi tatlıları, kızartma ürünlerini ve hazır gıdalarla işlenmiş et ürünlerini büyük oranda kesmeniz. Bu ürünler yerine bol yeşillikler, sebze ve temiz et ürünleri, balık, kuru meyveler, tuzsuz her tür çerez yiyebilirsiniz. - Yeterli su almayı da ihmal etmeyin: Günde ortalama 1,5 litre su için.
Bu önerilerimizi dikkate aldığınız taktirde, bir ay gibi kısa bir sürede başta iç organlarınızda yaşanan değişim cildinize yansıyacak, bir yandan zayıflarken bir yandan ışıl ışıl bir cilde sahip olacaksınız.

Kaynak: saglikhaberleri.com.tr

Bir Kadının Asla Hakkında Konuşmadığı Ama Birlikte Olduğu Erkekten Mutlak Suretle Beklediği 15 Şey

Résultat de recherche d'images pour "Bir Kadının Asla Hakkında Konuşmadığı Ama Birlikte Olduğu Erkekten Mutlak Suretle Beklediği 15 Şey"
Bir Kadının Asla Hakkında Konuşmadığı Ama Birlikte Olduğu Erkekten Mutlak Suretle Beklediği 15 Şey
Kadınlar birlikte olduğu erkeklerden aslında çok şey beklerler ama bunları size öyle apaçık bir şekilde katiyen söylemezler. Çünkü gereği neyse "söylemeden, söyletmeden" olsun isterler. Şayet bugünden yarına, birlikte olduğunuz kadın tarafından belirli aralıklarla üstü kapalı bir biçimde eleştirilmek istemiyorsanız; aşağıdaki maddelere şöyle bir göz atmanızda bakmanızda sonsuz fayda olabilir...
1. Saygı, Saygı, Saygı!
İster ilişki, isterse de arkadaşlık olsun, adını ne koyarsanız koyun ama saygısızlık affedilir bir kusur değildir. Her ne kadar Jack Sparrow karakteri, sevimliliği ve içtenliği sayesinde bu tür durumların üstesinden gelmiş olsa da; hemen söyleyelim, "Siz Jack Sparrow değilsiniz".
Ve evet belki bir Türk ilişki klişesi olacak ama "saygı yoksa, sevgi de yoktur" sözü doğrudur. Dahası yaptığınız saygısızlığın karşılığını er-geç, şu veya bu şekilde bulursunuz..
2. Aranızdaki Kimyayı Doğru Vurgulamanız
Belki hiçbir kadın bunu size açıkça söylemez ama ona; daha önce hayatınıza giren hiçbir kadının çekimine böylesine kapılmadığınızı hissettirin. Size karşı olan tavırlarındaki olumlu değişikliği kısa sürede fark edersiniz...
3. Gülümsetmeniz
Bir kadının ağzından falanca için "ne tatlı çocuk, beni sürekli güldürüyor" şeklinde bir cümle mutlaka duymuşsunuzdur. E işte boşuna kurulmuyor bu cümleler. Belki size inandırıcı gelmiyor olabilir. O sizin sorununuz. Çünkü her kadın kendisini gülümseten bir erkeği; sıkan ya da ağlatan bir erkeğe seve seve tercih eder. Bir tavsiye isterseniz; "kendinizi komik olmak için zorlamayın" deriz. Çünkü olamazsınız. İşin sırrı doğal ve iyi bir gözlemci olmaktan geçer. Önce birlikte olduğunuz kişiyi gözlemleyin sonra da her an yanı başınızda akıp giden hayatı. Eminim üstesinden geleceksiniz. Ne de olsa ülkemizde malzeme gayet bol..
4. Mesaja Hayır, Aramaya Evet!
Yoğun bir tempoda çalışıyorsanız, onu aramak yerine sık sık mesaj atarak vaziyeti kıvırdığınızı düşünmeniz normaldir. "Düşünmeniz normaldir" dedik yani bu sorunu hallettiğiniz anlamına pek tabii gelmiyor. Bu yüzden bir süre sonra "beni arayacak 5 dakikan bile mi yok" diye başlayan, sitem dolu konuşmalara kendinizi şimdiden hazırlarsanız iyi edersiniz. Ya da gelin, yol yakınken, siz bu saçma mesaj atma alışkanlığınızdan vazgeçin, olsun bitsin..
5. Ufak Hediyeler
Hangi kadın ufak hediyelere "hayır" der ki. Üstelik bu denli ince ve düşünceli biri olmanız, onun size olan bağlılığını kuşkusuz arttıracaktır.
6. Cesaretini Kırmamaya Dikkat!
En kolay şey Pesimist olmaktır. "Yapamazsın, mümkün değil, ihtimali yok olmaz" dersiniz olur biter. Ancak onun sizden duymak istedikleri elbette bunlar değildir. Böyle konuşarak sadece onun bir hayalini değil, kendinizi de batırırsınız. Şüphesiz kimseye; imkansız bir işe soyunan şayet sevgiliniz ise, koşulsuz destekleyin demiyoruz. Ama daha en başından kestirip atmanız da şık bir davranış değil. Bu yüzden hemen "hayır, olmaz" demek yerine, birlikte yapılması gerekenlerin, olasılıkların üstesinden geçmeyi teklif etmeniz daha yerinde bir tutum olur. Dahası size "hayır, olmaz, imkansız" dedirten egonuzu da bir kez daha gözden geçirmenizde sonsuz fayda olabilir. Neme lazım...
7. Nezaket, Bir Zahmet!
Her zaman kapıları açan siz olun. Arabaya binme anında iki kat özen gösterin. Unutmayın siz dolmuş şoförü değilsiniz... Sandalyesine oturmasına yardım edin. Paltosu alın, Merdivenden inerken önde, çıkarken arkada bulunup herhangi bir kaza durumuna karşı hazırlıklı olun. Ve daha niceleri... Kısacası balta olmanın bir lüzumu yok. Korkmayın bunlar sizi öldürmez..
8. Regl Dönemlerinde Anlayış
Erkeklerin belki de asla anlayamayacağı şeylerden bir tanesi, kadınların regl dönemlerinde neden bambaşka insanlara dönüştükleridir. Ama artık internet çağındayız. Ve "bilmiyorum" demek biraz ucuza kaçmak anlamına geliyor. Bu yüzden okuyun araştırın ve öğrenin. Böylelikle onun bu özel döneminde neleri yapmanız ya da yapmamanız gerektiğini bilirsiniz.
9. İlişkinin Adının Gerektiği Gibi Koyulması
Aslında başlık yapılması gerekeni tam olarak tanımlamıyor. Bir ilişkide ne kadar süredir birlikte olduğunuzun bir önemi yoktur. Unutun bu klişeleri! Çünkü kendini tanıyan ve hayattan ne istediğini bilen hiçbir kadın, zamanını boş yere harcanmasına göz yummaz. Dahası, birlikte olduğu insanın, aralarındaki ilişki hakkında muğlak ifadelerle konuşmasına tahammül göstermez. Özellikle de iş ve arkadaş ortamlarında bulundukları zamanlarda. Kısacası kıvırmayın. Net olun!
10. Sarılmak, Sarılmak ve Daha Çok Sarılmak
Bir kadını en çok irite eden 10 hareketi saymak gerekse; seks sonrası erkeğin arkasını dönüp uyuması, mutlaka bu listede yer alır. Güzel güzel sarılıp, sevgiyi paylaşmak varken; yapmayın yahu böyle şeyler. Aslında "ayılık" diyeceğiz ama dilimiz varmıyor..
11. Dürüstlük!
Tıpkı saygısızlık gibi yalanlar da cezasız kalmaz. Bu yüzden dokuz köyden bile kovulsanız, dürüstlüğünüzden asla ödün vermeyin. Onuncu köyün yaşamınız boyunca aradığınız yer olmadığı; kim bilebilir ki? Ayrıca temelini dürüstlük üzerine kurmadıysanız, zaten o bir ilişki değildir.
12. Ne Zaman Dinlemeniz Gerektiğini Bilmeniz
Kadınların hakkında konuştuğu çoğu şey ilginizi ve dikkatinizi çekmiyor olabilir. Ama onlar konuşmak için konuşurken bile araya ancak alt metinlerde görülebilecek mesajları sıkıştırma konusunda birer uzmandırlar. Bu yüzden bir kulağınız hatta mümkünse iki kulağınız da her daim tetikte olsun. Es geçmeyin ve "yine mi" diye içinizden geçirmeyin. Çünkü kadınların; neyi, ne zaman ve nasıl ifade edeceği asla belli olmaz..
13. İltifat Etmeyi Unutmamanız
Bu maddeyi açıklamaya bilmem gerek var mı? Yahu hangi kadın, içten gelen samimi bir iltifata kayıtsız kalabilir ki...
14. İlginizi, Özeninizi Kaybetmemeniz
Uzun süreli ilişkiler, kimi zaman bazı şeyleri yeterince umursamamanıza sebebiyet verebilir. İçinizden " o kadar zamandır birlikteyiz" diye geçirdiğiniz her cümle, ileride başınız iş açabilir. Bizden söylemesi. İlk gün ona nasıl özenli davrandıysanız; 3 hafta, 5 ay ya da 3 yıl sonra da öyle davranın ki, size olan sevgisi ve saygısı hiç tükenmesin...
15. Bonus: İstenilen Dengeyi Bulmanız

Guns N' Roses'ın efsanevi 'Sweet Child of Mine' şarkısını bilirsiniz. Şimdi yapmanız gereken, parçayı önce Axl'ın, hemen sonra da Myles Kennedy'nin yorumuyla dinlemek.
Çünkü nasıl biri olmanız gerektiği konusunda aradığınız yanıt, tam da orada yatıyor. Belki bunu, Axl gibi kendine güveni yüksek, tutkulu biri olmakla; Miles gibi gizemli, derin ve güçlü duruşu olan biri olmak arasında kalan, ince bir çizgi olarak açıklayabiliriz...
Onedio

Kadınsız devrim giyotine benzer: Olympe De Gouges



Kadınsız devrim giyotine benzer: Olympe De Gouges
“Adam, sen, adil olabilir misin? Sana bu soruyu bir kadın soruyor. En azından bu hakkı ondan alamazsın. Söyle bana, benim cinsimi baskı altına alan, kendinden menkul iktidarı kim verdi sana? Gücün mü? Yeteneklerin mi?”
Zalimlere, ataerkil topluluklara, dinlere göre her şeyi kontrol altında tutmanın tek bir yolu vardı; kadını kontrolde tutmak. İşte bu yüzden işe kadınla başladılar. Önce dilini, sonra rengini yasakladılar, ardından kadının sihirli gücü olan aşkını…
Kadın 5 bin yılı aşkın bir süredir tahakküm altında ve işin en kötü yanıda bunun kendisi tarafından kabul edilmiş olması ve kader adı altında bu duruma boyun eğmesidir. Bu duruma tarih boyunca birçok kadın başkaldırmıştır. Kimi zaman işkenceyle susturulmaya kimi zamanda öldürülüp sindirilmeye çalışılan kadınlardan yalnızca birisidir Olympe De Gouges.

Olympe, 1748 – 1793 yılları arasında yaşamış Fransız kadın filozof ve yazardır. Fransa da küçük burjuva bir aileden geliyor. İnandığı herşeyin uğrunda sonuna kadar mücadele eden direnen tutkulu ve heyecanlı bir kişiliği vardı. Daha küçük yaşlarda sorgulamaya ailesinden başlıyor. Annesinin düşümeden, sorgulamadan ataerkil topluluğun gücüne sarılması onda kadınla ilgili düşüncelerin şekillenmesini sağladı. Olympe, dini evliliğe karşı idi; cinsel özgürlüğü savunuyordu.

Cinsiyetsiz aklın öncüsü Olypme, 1784’te kendi yazarlık kariyerine başladı. Kariyerinde siyasi yazılarıyla ünlendi. 1789 Fransız Devrimi’nin “eşitlik, kardeşlik, özgürlük” ilkeleri, devrim sürecinde zengin ya da yoksul, kadın yada erkek herkesi kapsadığı dile getirilmiş. O dönemde Marie Antoniette, “Ekmekleri yoksa pasta yesinler” sözlerinin tarihe mâl olacağını düşünmüş müydü bilinmez. Fakat bu sözün bardağı taşıran son damla olduğu ve Büyük Fransız Devrimi’nde önemli rol oynayacak kadınları sokağa dökmüştür.

Binlerce pazarcı zanaatçı ve çamaşırcı kadın, Kraliçe’nin sözlerini “Ne zaman ekmeğimiz olacak?” haykırışlarıyla yanıtladılar. Sokaktaki insanların da katılımıyla Ulusal Meclisi bastılar. Kral, İnsan ve Yurttaş Haklar Bildirisi’ni kabul etmek zorunda kalır. Fakat devrimin şekillemesiyle evrensel olduğu iddia edilen hakların belli bir cinsle sınırlanmış olduğunu gözler önüne seriyor. Kadınlar adeta görmezden geliniyor, insan ve Yurttaş kategorisinde görülmüyordu. Fransız devrimine olan inancını kaybeden Olympe, 1791’de kadınlar için eşit politik hakları talep eden Cercle Social derneğine katıldı. Orada yapılan toplantıda söylediği “Kadına darağacına çıkma hakkı tanınıyor; öyleyse kürsüye çıkma hakkı da olmalıdır” sözü ünlenmesini sağlıyor. Birkaç gün sonra Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesini yayınlıyor.
Bu bildirgeden bir kesit:
“Yaratıcıyı hikmetinde tanı. Yakınlaşmayı ister göründüğün doğanın ihtişamı içinde şöyle bir yürü ve eğer cesaret edebilirsen, senin baskıcı egemenliğine kaynak oluşturabilecek bir örnek bul. Hayvanlara git, elementleri araştır, bitkileri incele, evet, doğanın işleyişine bak ve eğer sana bunun için gerekli araçları gösterirsem, kanıtlarımı kabul et. Eğer yapabilirsen, doğanın düzeni içinde cinsleri ara, araştır ve karar ver. Onları her yerde, herhangi bir ayrım olmadan birlikte görebilirsin; onlar her yerde uyumlu bir topluluk olarak bu ölümsüz şaheseri yaratmak için çalışıyor.“
Olympe aynı yıl Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi’ne karşılık kendi Toplum Sözleşmesini kaleme aldı. Toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı evliliği savundu. Ona göre geleneksel evlilik, “güven ve sevginin mezarıdır. Bu nedenle, evli partnerlerin mülkü ortak olmalıdır.“

Résultat de recherche d'images pour "Olympe De Gouges art"Olympe De Gouges
1789 Fransız Devrimi’nin öncü gücü Jakobenler iktidara geldikten hemen sonra monarşi yanlılarını sindirmek için yirmi bini aşkın insanı katletmiştir. Tarihe ” Terör Hükümdarlığı ” olarak geçen bu dönemde devrimiyle tiranlığın yer değiştirdiğini söylemekten sakınmayan Olypme de payını alacaktı. Ülkesini ve halkını taparcasına sevmenin kurbanı Olypme yakalanarak giyotine mahkum edildi. Giyotine giderken şu sözleri dile getirir:
“…Titreyin, çağdaş Tiranlar! Mezarımın derinliklerinden duyulacak sesim. Cesaretim, sizin daha barbar davranmanıza neden oluyor…”
18’inci yüzyılda Kadın Özgürlük Mücadelesi, kadınların kendileri için var olma çabalarınınöncüsüdür. Devrimi kadın mayasıyla büyütmeye, devrim içinde devrim yapmaya çalıştıkları için baskıcı güçler tarafından yok edilmeye çalışılmıştır. Şu an günümüzde bile onca kadın katline karşı, kadınlar dimdik ayakta şu sözler hep dillerde: “Susmadık, susmayacağız . Sonuna kadar direnişe devam!”
Résultat de recherche d'images pour "Olympe De Gouges art"

"İnsanlara mutlu yaşamın anahtarını 10 kuralda toplayacak olsam, hangi deyişleri seçerdim"



Résultat de recherche d'images pour "Her Ülkenin binlerce atasözü var, özdeyişi var. Bunlar birikimlerin hap halinde ifade edilmiş şekli."
"İnsanlara mutlu yaşamın anahtarını 10 kuralda toplayacak olsam, hangi deyişleri seçerdim"
Her Ülkenin binlerce atasözü var, özdeyişi var. 
Bunlar birikimlerin hap halinde ifade edilmiş şekli. 
Ünlülerin, toplumları etkileyen kişilerin özdeyişleri var, çoğu zaman yazarlar anlatmak istedikleri konuya giriş yaparken "ufuk açma" niyetine alıntı yaparlar.
Philip E. Humbert adlı bir psikiyatri profesörü, "İnsanlara mutlu yaşamın anahtarını 10 kuralda toplayacak olsam, hangi deyişleri seçerdim" diye kapsamlı bir çalışma sonrası bir liste çıkartmış.
1. Kendini tanı. (Sokrat)
Kendi içinde yolculuk yap. Günlük tut. Kalbin, gönlün, vicdanın ne diyor? Neyi öne çıkartıyor? Dünyaya bilinçli bakmanın yolu başta bu iç yolculuktan geçiyor.
2. Olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol. (Mevlâna)
Dürüst ol, adil ol, hakça düşün. İçinden gelen sesin öne çıkardığı değerleri koru. Hayatta birşeyleri korumak için ayakta kalmazsan her şey seni düşürür.
3. En yukarda aşk var. (Aziz Paul)
Sesi müziğe dönüştüren aşktır. Aşk olmazsa, sevgi ilişkileri yoksa, ihtimam eksikse hayatın kuru bir daldan farkı kalmaz.
4. Dünyayı hayal gücü döndürür. (Albert Einstein)
Yaptığımız her şey hayal kurarak başlar. Hayat -herkes için- hayalleri gerçekleştirmek ve yapabileceğinin en iyisi, olabileceğinin en güzeli peşinde gitmektir. Bobby Kennedy'nin sözü gibi: Diğerleri dünyaya bakıyor ve "Neden" diye soruyor. Ben bambaşka bir dünya düşünüyor ve "Neden olmasın" diye soruyorum

5. Fazla güzellik göz çıkarmaz. (Mae West)
Güzel hayat doya doya yaşanır. Mutluluk paylaşılır, hayatı sevme hissi coşkuyla beraber gelir. Ruhun müziğinde "Haydi bastır, göster kendini" temposu vardır. Kibir değil, çoşku!
6. Fırsatlar yakalandıkça çoğalır. (Sun Tzu)
Başarı cesaret ister, başlangıçtaki cesaret sonradan inanca dönüşür. İnanç insanlığa daha iyi hizmet arzusuna dönüştüğünde fırsatlar yelpazesi yukarı bir seviyede tekrar açılır.
7. Ya yap ya yapma. Denemek yok! (Yoda - Yıldız Savaşları)
Hayat seri hareket, karar ve kararlılık gerektirir. Tereddütte kalanlar geride kalır. Hayatın üstüne gitmezseniz hayat sizin üstünüze gelir.
8. Mükemmellik, ekleyecek bir şey kalmadığında değil, alınacak bir şey kalmadığında oluşur. (Antoine de St.Exupery)
Hayatınızı basitleştirin. Basite indirge, indirge, bir kere daha indirge... O zaman ne kalıyor, ona bak. İstekler listenizi kısa tutun. Kısa tutun ki fokus edebilesiniz. Güneş ışığına büyüteç tutmak gibi, odaklamazsanız hayatı yakamazsınız.
9. Kabiliyet yoksa sanatçı olmaz, ama çalışılmadıkça kabiliyet hiç bir işe yaramaz. (Emile Zola)
Ancak akıllı, bilinçli ve odağı şaşmayan çabalar sonrası olası potansiyelin yapabilecekleri gerçekleşir. Elması yontmadıkça elinizde sadece bir taş parçası vardır.
10. Hayatı yaşamanın iki yolu var. Biri hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak... Diğeri herşey mucizeymiş gibi yaşamak. (Albert Einstein)
Şükretmeyi unutmamak gerek!

Bisikletli Kız Kendisini Taciz Eden Adama Hayatı Boyunca Unutamayacağı Türden Bir Ders Verdi



Bisikletli Kız Kendisini Taciz Eden Adama Hayatı Boyunca Unutamayacağı Türden Bir Ders Verdi


Bisikletli Kız Kendisini Taciz Eden Adama Hayatı Boyunca Unutamayacağı Türden Bir Ders Verdi
Kabul edilemeyecek türden yorumlar, hareketler ve hakaretlere maruz kalıyor dünyanın her yerindeki kadınlar. Sözlü ve fiziksel taciz sayısı giderek artıyor.
Londra’da bisikletiyle evine gitmekte olan genç bir kızın başına da benzer bir olay geldi. Bisikletiyle giden genç kıza yan taraftaki aracın sürücüsü laf atmaya başladı. Genç kız, adamla ilgilenmediğini ona hiç bakmayarak ve görmezden gelerek belli etti. Adam ise kızın telefonunu istemeye devam etti. Hatta kıza dokunmaya bile çalıştı.

En sonunda kızın canına tak etti ve kendi öcünü kendisi almaya karar verdi. Işık yeşile dönünce aracı bisikletiyle takip etmeye başladı. Kısa sürede aracı yakaladı ve intikamını aldı.
Olaylar, bisikletli kız ve tacizci adamın da arkasında bulunan ve kayıt halinde olan bir motorcu tarafından çekildi. Motorcu, neler olup bittiğini anlamak için kızı takip etmeye devam etti. Daha sonra olanları Youtube’a yükledi ve kısa sürede videoyu milyonlarca kişi izledi.
Bazıları yaşanan olayın tezgâh olduğunu düşünse de bizce izleyecekleriniz önemli bir mesaj taşıyor. Kimse kadınlara böyle davranmamalı. Böyle bir olaya şahitlik etmeniz halinde hemen müdahale etmelisiniz ve taciz eden kişiyi uyarmalısınız.
Bisikletli kızın aldığı intikamın yerinde olduğunu düşünüyorsanız paylaşın.


Sözlü Taciz Temalı Sosyal Deney İle İki Erkek Neye Uğradığını Şaşırdı



Sözlü Taciz Temalı Sosyal Deney İle İki Erkek Neye Uğradığını Şaşırdı
Sözlü Taciz Temalı Sosyal Deney İle İki Erkek Neye Uğradığını Şaşırdı
Dünyanın neresinde olursa olsun kadınlar sokakta yalnız dolaşırken erkeklerin garip bakışlarına ve hareketlerine maruz kalabilmekte.
Peru’nun başkenti Lima bu konuda çok kötü bir şöhrete sahip. Sokakta yürüyen her 10 kadından 7’si tacize maruz kalıyor. Bu kültürün değiştirilebilmesi için ünlü bir televizyon programında ‘sosyal deney’ gerçekleştirildi.
Fikir çok iyiydi. Erkeklerin hayatlarında en çok saygı duyduğu kadınlar kılık değiştirerek bu kişilerin önlerinden geçecekti.
Makyaj sanatçılarının yardımıyla iki anne tanınamayacak şekilde bir kılığa sokuldu. Daha sonra bu iki annenin sırayla iki çocuğunun önünden geçirilmesi sağlandı.
Gizli kameraya yardımıyla çocukların, anneleri önlerinde geçerken yaptıkları yorumlar kaydedildi.
Ancak bu sefer işler bekledikleri gibi gitmeyecekti. İki erkeğin de bilmediği şey taciz edecekleri kişilerin anneleri olacaklarıydı. Merak etmeyin öğrendiklerinde neye uğradıklarını şaşırıyorlar.
Muhtemelen iki erkek de artık kadınlara nasıl davranacaklarını öğrenmişlerdir. Daha fazla kişinin sosyal deneyi görmesi gerektiğini düşünüyorsanız paylaşmayı ihmal etmeyin
http://tr.newsner.com/sozlu-taciz-temali-sosyal-deney-ile-iki-erkek-neye-ugradigini-sasirdi/hakkinda/humor-tr


Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/