Gazete insan: Nuriye ve Semih’ten ‘Açlık grevini bırakın’ çağrılarına yanıt: Kararlıyız

28 Haziran 2017 Çarşamba

Nuriye ve Semih’ten ‘Açlık grevini bırakın’ çağrılarına yanıt: Kararlıyız





Nuriye ve Semih’ten ‘Açlık grevini bırakın’ çağrılarına yanıt: Kararlıyız

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok ile Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, açlık grevlerinin 112’nci gününde sağlık durumları kritik eşiği aşan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti.
Gülmen’in 14, Özakça’nın da 23 kilo kaybettiğini ifade eden Altıok ve Çakırözer, “Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bütün adaletsizlikler için yürüyor. Bizler OHAL baskısı altında ezilen ve KHK’ler eliyle haksız yere sorgusuz soruşturmasız işlerinden edilenler için de yürüyoruz. Kaygılıyız. İki genç insan ölüme yaklaşıyor. Nuriye ve Semih’in kasları eriyor, kalp problemleri de başladı. Yürümekte dahi zorlanıyorlar. Onların bedenleri, kasları ile birlikte insan hakları da her geçen gün daha fazla eriyor” dedi.

Nuriye Gülmen, “Biz sadece işimizi geri istiyoruz. Bize yapılan katmerli hukuksuzluk. Bizi tutuklayarak haklı sesimizi kısacaklarını düşündüler ancak yanıldılar. Bizim açlık grevimizi sonlandırmamız için yapılan iyi niyetli çağrıların insani olduğunun farkındayız ancak biz kararlıyız, uğradığımız haksızlık telafi edilinceye kadar devam edeceğiz” mesajını verdi. Tişörtüne yastık pamukları doldurarak kendisine boyunluk yaptığını aktaran Gülmen havalı yatakta yatması gerektiği için cezaevi koşullarından olumsuz etkilendiğini aktararak “Evrensel normlara göre açlık grevi yapanların kendi hekimlerini talep etme hakkı var. Ancak bize bu hak tanınmıyor. Cezaevinin doktorunu kabul etmiyoruz. Bizimle kendi doktorlarımız ilgilenmeli” dedi.


Semih Özakça ise “Öncelikle Adalet için yürüyenlerin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, milletvekillerinin ve herkesin bayramlarını kutluyorum. OHAL koşullarında haksızlıklara karşı birşey yapılamaz deniyor ama biz sesimizi duyuruyoruz ve duyurmaya da devam edeceğiz. Açlık grevimizi önce zor kullanarak şiddetle sonlandırmak istediler olmayınca bizi talimatla tutukladılar. Bu şekilde direnişimizi sonlandıracağımızı düşündüler ama yanıldılar. Biz vicdanlarda kazandık şimdi sırada hukuken de haklı olduğumuz davamızı kazanmak var. Daha önce iki savcı bizi tutuklamazken üçüncüyü getirdiler, sırf bizi tutuklamak için. Daha tutuklama olmadan bizler hakkında karar çıkarıldı. Talimatın nereden geldiği ise belli” ifadelerini kullandı.
‘Ya kitapları yakarsanız’

Özakça, CHP’li milletvekillerine cezaevinde kitap sınırlaması oldugunu ifade ederek “Kitap sınırlaması kaldırılsın. Gerekçe olarak bize ‘ya kitapları yakarak şiddet gösterirseniz’ diyorlar. Biz kitap yakmayız. Biz kitap okuruz. Kitaplara da saygılıyız” dedi.

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/