Gazete insan: Hoşgörü, Hümanizm ve Misafirperverlik Konusunda Türkiye’nin En İyi Şehirleri

11 Haziran 2017 Pazar

Hoşgörü, Hümanizm ve Misafirperverlik Konusunda Türkiye’nin En İyi Şehirleri





Hoşgörü, Hümanizm ve Misafirperverlik Konusunda Türkiye’nin En İyi Şehirleri

Çeşitli sebeplerle bazı şehirler, hoşgörü bakımından diğerlerinden daha önde. İşte Sözlük yazarlarının bu konudaki görüşleri.
Muğla

Kur’an kursuyla, pub aynı sokakta. Kimse kimsenin saçına başına orucuna karışmaz.
insanlar çok daha sakin ve oturaklı.
Atatürk’ü de sever, orucunu da tutar. Bir İzmirli olarak söyleyeyim, kesinlikle İzmir değildir.

Sinop

kimse kimsenin ne giydiğiyle, oruç tutup tutmadığıyla ilgilenmez. şehir merkezinde hiç trafik lambası yoktur. buna rağmen trafik kavgası çıkmaz. şehirde hala her türlü ihtiyaç veresiye, deftere yazdırma vb. ödeme şekilleriyle karşılanır.
hoşgörüyle bir ilgisi yok ama şehir hakkında bir anekdot paylaşayım; bundan 3 yıl önce “sinop’a hırsız gelmiş” diye şehirde bir dedikodu yayılmıştı. duyduğumda hayli gülmüştüm. gerisini siz düşünün.

Edirne


neden diye soracak olursanız; kardeşimi üniversite’ye yerleştiricez kayıt günü evi de halledelim dedik emlakçıları dolaştık (pek iyi namları yok evrensel olarak) bu daireler size uygun değil şu bölgeye gidin diyen mi dersiniz numaramızı alıp bizim için alternatif oluşturan mı dersiniz oldu. sokaklarda daire ararken berbere girdik 3 kişi, sorduk ” boş daire var mi ” diye 2 saat muhabbet ettik çay eşliğinde zaman bitti. tabi bizim de trakyalı olmamızın etkisi olmuş olabilir.

Çanakkale

iddia etmiyorum ama çanakkale olabilir diyorum. çanakkale’ye yolu düşmüş dostlar biliyorlardır zaten, yolu düşmemiş olanlar da günün birinde gelirlerse görürler.

Hatay

dünyada camisi, kilisesi ve sinagog’u yan yana başka hiçbir kent yoktur.
tarihi uzun çarşı ‘da her din ve mezhepten esnafı görebilirsiniz; yan yana.
ramazan dayakları yok denecek kadar azdır; (hiç duymadım, belki ufak tefek sürtüşmeler vardır diye az dedim)

Eskişehir


neredeyse Türkiye’nin tamamını gezmiş, babamın tayinleri nedeniyle pek çok şehrinde yaşamış biri olarak diyorum ki: Kesinlikle Eskişehir.

Kırklareli

şehir zaten çoğunlukla emeklilerden oluşuyor küçük bir yer. Yerli halkı çok kibar nazik geldi bana ve avrupai bir şekilde burda yaya geçidi olsun olmasın ayağını yola attığın an sen geçene kadar arabalar duruyor isterse 70 80 le gelsin kesinlikle korna çalmak vs yok sağa sola bakmadan gönül rahatlığıyla yola atlayabiliyosun. tabi 2-3 gün orda kalıp buna alıştım istanbula döndüğüm gün zorlanmıştım

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/