Gazete insan: Erdoğan’ın Katarseverliği meyvelerini vermeye başladı

12 Haziran 2017 Pazartesi

Erdoğan’ın Katarseverliği meyvelerini vermeye başladı





Erdoğan’ın Katarseverliği meyvelerini vermeye başladı

Katara gönderilecek Türk askeri konusunda da sert bir tavır sergileyen Suud’lar eğer bir askeri darbe ile Katar emiri’nin indirilmesi teorimi hızlandıracaklar gibi bir sezi oluşturuyor bende.
Önceki günkü yazımda, Erdoğan’ın Hikmetyar, Mursi ve Müslüman kardeşler, El Nusra vb. aşırı islamcı gruplarla yakınlığı Türkiyenin terörist ülke olarak ilan edilme nedenlerinin arasında gösterilecektir, tespitimin yani öngörümün, doğrulanmaya doğru bir gelişmesi olarak görüyorum bu haberi.

Suudlar bile Erdoğan’a bu şekilde tavır alıyorsa, ABD ile aldıkları ortak bir karar doğrultusunda davranıyorlar demektir. Yazıda bahsettiğim günlerin yakınlaştığını gösteriyor.
Katara gönderilecek Türk askeri konusunda da sert bir tavır sergileyen Suud’lar eğer bir askeri darbe ile Katar emiri’nin indirilmesi teorimi hızlandıracaklar gibi bir sezi oluşturuyor bende.
Katar her an olabilecek bir askeri darbeye gebe.
Bu kez Suudiler Erdoğan’ı bu fotoğrafla vurdu
Suudiler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Gulbeddin Hikmetyar’la çektirdiği fotoğraf üzerinden eleştirdi.
Suudi yanlısı Al-Arabiya’nın İngilizce yayınında Katar krizinin yaşandığı günlerde paylaşılan bir makale, Erdoğan ve Tunus’un İslamcı Lideri Gannuşi gibi İslamcıların savaş lordlarıyla olan yakın temaslarını gündeme getiriyor. Makalede, Körfez ülkelerinin Cuma günü yayınladıkları ve 59 kişi ile 12 organizasyonun yer aldığı bir listenin, aşırılık yanlısı İslamcı gruplara karşı Körfez ülkelerinin duruşlarındaki kararlılığı gösterdiği belirtiliyor.
Yazının içerisinde Türkiye’de de iyi bilinen bir fotoğraf paylaşılmış, Erdoğan’ın eski Afgan savaş lordu, Gulbeddin Hikmetyar’ın dizinin dibinde oturdukları fotoğrafın, Müslüman Kardeşler ile savaş suçu işleyen uluslararası aşırılık yanlısı gruplarla olan bağının sorgulanmasına neden olduğu söylenmiş.

Çekildiği tarih belirsiz olan fotoğrafın, günümüzün İslamcı liderlerinin zenginlik ve güç kazanmadan önce Sovyetler’e karşı savaşmak üzere İslamcı gençleri Afganistan’da cihat yapmaya ikna eden savaş lordları ile yakın ilişkisine ışık tuttuğu belirtiliyor.
Müslüman Kardeşler ve liderlerinin, Hikmetyar gibi figürlerin de dahil olduğu, aşırılık yanlısı örgütlerle yakın ilişkiler içerisinde oldukları belirtilirken, Mısır başta olmak üzere Müslüman Kardeşler’in dünya genelindeki tüm uzantıları için aynı yakın ilişkilerin geçerli olduğu vurgulanıyor.

HİKMETYAR VE GANNUŞİ DE HEDEFTE

Hikmetyar, Afganistan’ın ikinci büyük militan grubu olan Hezb-i-İslami ile çok sayıda vahşete imza atmakla suçlanan bir İslamcı savaş lordu.
1980’lerde Sovyet işgaline karşı savaşta savaşan yedi anti-Sovyet fraksiyonunun liderlerinden biri olarak tanınmasına rağmen, belki de çoğunlukla Afganistan’ın 1990’lardaki ölümcül iç savaşındaki rolünden dolayı Kabil’i kontrol etme çabaları nedeniyle grubunun diğer gruplarla şiddetle çatıştığı kaydedildi. Bu süreçte “Kabil Kasabı” unvanını kazandı.
ABD, 2003’te el-Kaide ve Taliban’ın saldırılarına destek vermek konusunda önemli rol oynaması nedeniyle Hikmetyar’ı 2003’te terörist olarak tanımladı.
Barış anlaşması kapsamında Hikmetyar Afganistan’a döndü. Afganistan dönüşünde “Yeni bir kapı açmaya ve geçmişi unutturmayı taahhüt etmeliyiz” dedi. Ancak Afganistan ve insan hakları örgütleri, Hikmetyar’ın ölümcül geçmişi nedeniyle sorumlu tutulması gerektiğine inanıyorlar.
Afganistan’daki İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün kıdemli araştırmacısı Patricia Gossman, Hikmetyar’ın diğer savaş ağalarıyla olduğu gibi geçmişte yaptığı şeylerden de sorumlu hissetmediklerini ve savaş suçlarından sorumlu tutulması gerektiğini söyledi.
Hikmetyar, Müslüman Kardeşler ideolojisini Afganistan’a taşımaktan öte, İslamcı grubun kurucusu Seyyid Kutub’un prensiplerini daha fazla öne çıkarıyor.
Kutub’un İslamcı mirasının El Kaide’nin ortaya çıkmasında etkili olduğu belirtilirken, kardeşi Muhammed kutub daha sonraları Ayman Zewahiri’nin takipçisi olmuş, Zwwahiri ise Mısırlı İslamcı Cihad adlı örgüte katılmıştı deniyor. Zewahiri, daha sonra Usame Bin Ladin’e akıl hocalığı yapmış ve el-Kaide’nin lider kadrosunda.

ASKER GÖNDERMEYE SERT SUÇLAMA

Yaşanan kriz esnasında Katar’a Arap olmayan iki devletin, Türkiye ve İran’ın sahip çıktığı anımsatılırken, bu durum ‘traji-komik” olarak yorumlanmış. Körfez İşbirliği Konseyi tarafından şart koşulan ve geçmişte Doha’nın kabul ettiği anlaşmaya göre Türkiye’nin Katar’a asker göndermesinin de yasadışı bir eylem sayılacağı uyarısında bulunuluyor.


Çeviri: Şıvan Okçuoğlu
Kaynak: https://english.alarabiya.net/en/News/middle-east/2017/06/09/Erdogan-Ghannouchi-ties-with-Hekmatyar-show-Islamists-deep-ties-with-warlords.html
Odatv.com

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/