Gazete insan: Öğretmenler başbelasıdır Çocuklarımın ikisini okula göndermedim diyen Abdurrahman Dilipak kızını viyana katolik okulunda okutuyor.

22 Nisan 2017 Cumartesi

Öğretmenler başbelasıdır Çocuklarımın ikisini okula göndermedim diyen Abdurrahman Dilipak kızını viyana katolik okulunda okutuyor.



Résultat de recherche d'images pour "Dilipak"

Öğretmenler başbelasıdır Çocuklarımın ikisini okula göndermedim diyen Abdurrahman Dilipak kızını viyana katolik okulunda okutuyor.
İslamcı kesimin önde gelen isimlerinden gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak'ın kızı Fatıma Zehra Dilipak, Viyana Katolik İlahiyat Akademisi'ne gitmek için hazırlanıyor.
Haftalık Dergisi'nde yer alan haber üzerine görüşlerine başvurduğumuz Dilipak, kızının başörtüsü yasağı yüzünden Türkiye'de okuyamadığını belirterek halen Viyana'da İslam ilahiyatı okuyan Fatıma Zehra'nın, Katolik ilahıyatı okumak için sınava gireceğini söyledi. Okul için bağlantıları İstanbul'daki Vatikan Konsolosluğu görevlisi Monsignore Morovich'in kurduğunu kaydeden Dilipak, Fatıma Zehra'nın okula kabul edilmesi durumunda ‘‘Oksidantalist yani Katolik teoloğu’’ olacağını söyledi. Dilipak, gerek düşünür Cemil Meriç'in, gerekse tarihçi Prof. İlber Ortaylı'nın, sık sık ‘‘Oksidantalistler'e ihtiyacımız var’’ dediğini hatırlattı. Dilipak, kızının Katolik Okulu'nda okuyacak ikinci Türk kızı olacağını da ifade etti. ‘‘Fatıma Zehra okulun tesirinde kalıp Hıristiyanlığı seçerse ne yaparsınız’’ sorusunu ise ‘‘Allah korusun’’ diye cevaplandırdı.

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, okullardaki eğitim müfredatının yanlış olduğunu, 2 çocuğunu okula göndermediğini ve dışarıdan okuttuğunu söyledi.
Dilipak ayrıca "İmamlar ve öğretmenler aslında toplumun 2 temel baş belasıdır" diyen Dilipak, ayrıca çocuklarına öğretmene inanmamalarını söylediğini aktardı.
Bitlis Öğretmenevi toplantı salonunda düzenlenen ve Bitlis Valisi Ahmet Çınar, Vali Yardımcısı Salih Altun, öğretmenler ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de katıldığı konferansta konuşan Dilipak, eğitim müfredatını yanlış bulduğu için çocuklarının ikisini de okula göndermeyerek açık öğretimden okuttuğunu söyledi.
"Kızım açık öğretimden liseyi bitirdi. Konuşacak seviyede 4 yıl içinde 2 dil öğrendi." diyen Dilipak, "Bu arada ilahiyatın bütün kitaplarını okudu. Toplam masrafımız devlet okulundaki bir öğrencinin masrafından daha azdı. Ben çocuğumu niye okula göndereyim. Hem yanlış bilgi verecekler hem de çok verimsiz. Benim kızım şimdi uluslararası İngilizce okuyor." ifadelerini kullandı.
DİN DERSLERİNİ OKUDUM BAŞIMDAN KAYNAR SULAR DÖKÜLDÜ
Din dersleri kitabını okuyunca "başından kaynar sular" döküldüğünü belirten Dilipak şunları söyledi:
"İmamlar ve öğretmenler aslında toplumun 2 temel baş belasıdır. Bir tanesi beynimizle ilgili öbürü kalbimizle ilgili. Bizi insan yapan temel değerler beynimiz ve kalbimizdir. Aklımız kadar amel işleyeceğiz. Çünkü bilmediğimiz şeyin peşine düşecek değiliz.(...)"
Bugüne kadar 65 kitap yazdığını söyleyen Dilipak şöyle devam etti: "Benim 4 çocuğum var ikisini okula göndermedim. Çocuklarımın ikisi dışarıdan eğitimini tamamladıktan sonra üniversiteye gittiler. Diğer 2 çocuğumu okula gönderdim gönderirken de bu çocukların okuyacakları kitapların hepsini önce ben okudum. Mesela sizin okuduğunuz din derslerini okudum ve başımdan kaynar sular döküldü. 'Bu din benim değil' diye bir kitap yazdım. Ben tarih yazarı değilim ama 5 cilde yakın tarih yazdım. Anlatılanları bir daha düzeltebilmek için. Ama herkesin babası benim gibi değil."
SAKIN ÖĞRETMENLERE İNANMA DEDİM
Çocuklarını öğretmenlere inanmaması için tembihlediğini de belirten Dilipak, "Ben çocuklarımın ikisini okula göndermedim. Okula gönderdiklerime de sakın öğretmenlere inanma dedim. Formülleri ezberleyerek matematik çözdüler. Geometrik düşünemiyorlar. Estetik ve duygusal da düşünemiyorlar. Çünkü duyguya hiç yer vermedik. Bunlar onlar için çok önemli değil çünkü üniversiteyi kazanmak için bol bol formül ezberliyorlar" ifadelerini kullandı.
Odatv.com


Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/