Gazete insan: Danıştay Satıştay değilse, Erdoğan Akpli olamaz..! işte o Erdoğanı engelleyecek çelik kapı gibi belde:

30 Nisan 2017 Pazar

Danıştay Satıştay değilse, Erdoğan Akpli olamaz..! işte o Erdoğanı engelleyecek çelik kapı gibi belde:



Résultat de recherche d'images pour "Erdoğan'ın AKP'ye üye olmasını engelleyecek belge!"
Danıştay Satıştay değilse, Erdoğan Akpli olamaz..! 
işte o Erdoğanı engelleyecek çelik kapı gibi belde:
YSK, Danıştay'da temyiz aşamasında olan 'şaibeli referandumu'n sonuçlarını kesinleştirdi. Danıştay kararı kesinleşmeden YSK'nın nihai sonuçları açıklaması, 2 Mayıs'ta AKP'ye üye olmayı planlayan Erdoğan'ın partili cumhurbaşkanlığı hayallerini riske atıyor
YSK, Danıştay'da temyiz aşamasında olan 'şaibeli referandumu'n sonuçlarını kesinleştirdi. Danıştay kararı kesinleşmeden YSK'nın nihai sonuçları açıklaması, 2 Mayıs'ta AKP'ye üye olmayı planlayan Erdoğan'ın partili cumhurbaşkanlığı hayallerini riske atıyor.
Danıştay, Cumhuriyet Halk Partisi'nin şaibeli referandum için itirazını reddetmiş, gerekçe olarak da YSK kararlarının kesin olduğu, bu kararlar aleyhine başka bir merciye başvurulamayacağına işaret edilmişti.
REFERANDUM İPTAL EDİLEBİLİR
Ancak YSK kararlarının Danıştay tarafından iptal edildiğine dair bilgiler ortaya çıktı. 2005 yılında Danıştay 13. Ceza Dairesi'nin 2005/993 karar numaralı YSK kararını iptal eden belgesi yayınlandı.
CHP TEMYİZ ETTİ
Cumhuriyet Halk Partisi eski Konya Milletvekili ve parti avukatı Atilla Kart, Danıştay'ın tartışmalı kararına itiraz ettiklerini bildirerek dosyanın doğrudan İdari Dava Daireleri Kurulu'nda incelemeye alındığı bilgisini verdi.
Yani temyizde olan dava sonuçlanmadan Yüksek Seçim Kurulu tarafından, 'şaibeli referandum' sonuçları kesinleştirildi.
BU NE ACELE?
Danıştay'daki davanın sonuçlanmasını beklemeden kesin sonuçları açıklayan YSK daha önce yargı kararlarını ışığında hareket etmişti. Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu YSK'nın 1999 yılında DYP'li Bahattin Şeker hakkında verdiği kararda olduğu gibi yargı kararlarını beklemesi gerektiğine vurgu yaparak "YSK'nın Danıştay kararını beklememe ve kesin sonuçları ilan etme kararı, hukuksallıktan yoksundur" dedi.
ERDOĞAN PARTİLİ OLAMAZ!
Eminağaoğlu YSK'nın kararını tekrar ele alması gerektiğini vurgulayarak, "Aksi durumda, örneğin partili olacak Cumhurbaşkanının yapacağı işlemlere muhatap olan herkesin, hem bu işlemlerin objektif olmadığı ve tarafsızlığı boyutunu, hem de partili Cumhurbaşkanının yapacağı atama ve seçimler nedeniyle her yönden muhatap kalacağı hukuksal durumlar karşısında, henüz bu aşamadaki parti üyeliği konusunda da, hukuksal başvuru hakkı da doğmaktadır" uyarısını yaptı.
Yüksek Seçim Kurulu 1999 yılında eski bakan 19 ve 20'inci dönem milletvekili Bahattin Şeker'in milletvekilliği düşürmek için önce idari yargı kararını beklemiş, Şeker'in vekilliği karar netleştikten sonra düşürülmüştü.
Şeker'in vekilliğinin düşürülmesine ilişkin idari yargı kararlarının beklendiğine dair YSK kararı şu şekilde;
"Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'in milletvekili tutanağının iptali isteğine ilişkin başvuruların karara bağlanabilmesi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işleminin iptali isteğiyle açılan 1998/314 Esas sayılı dava bir ön sorun oluşturduğundan, bu davanın esastan karara bağlanmasının beklenilmesine"
NE OLMUŞTU?
Bahattin Şeker, 1980'li yılların ortalarında sahte belge düzenle-yerek kendisini Ürdün'de çalışmış gibi gösterip, bedelli askerlik hakkından yararlanmıştı. Milli Savunma Bakanlığı da, Ürdün'de çalışmadığını belirledi ve 1956 doğumlu Şeker'in “Asker kaçağı” olduğuna karar vermişti. Eski bakan 1999 yılında Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki 1. Mekanize Tugay Komutanlığı Çetin Başer Kışlası'nda birliğine teslim olmuş 43 yaşında yeniden askere alınmıştı.

İŞTE O YSK KARARI
T.C.
YÜKSEK SEÇİM KURULU
KARAR NO: 187
- K A R A R -
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet ÇETİN imzasıyla Kurulumuz Başkanlığına gönderilen 27 Nisan 1998 gün ve 12302/30006 sayılı yazı ile aynı doğrultuda Milli Savunma Bakanı İsmet SEZGİN adına Korgeneral ve Müsteşar Tuncer KILINÇ imzasıyla gönderilen 20 Nisan 1998 gün ve 4400-272 sayılı yazıda; Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'in14 Eylül 1988 - 14 Kasım 1988 tarihleri arasında yapmış olduğu dövizle askerlik hizmetinin, gerçeği yansıtmayan beyan, bilgi ve belgeler ile sağlandığı tespit edildiğinden, 1111 sayılı Askerlik Kanununun Ek: 1 inci maddesi gereğince dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarıldığı,

Seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları kesin karara bağlama görevinin Anayasanın 79 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Yüksek Seçim Kuruluna ait bulunduğu belirtilerek konunun değerlendirilmesi istenildiği görülmekle,

Her iki yazı ekinde bulunan gerekçe ve değerlendirme sonuçları ile Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'in mevcut vekaletnamesine istinaden Avukatlarının yazılı savunmaları 06.07.1998 Pazartesi günü saat 16.00'da Kurulumuzda yapılan sözlü açıklamaları ile bu konudaki tüm belge ve bilgiler değerlendirilerek,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
T.C. Anayasasının 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; "seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kuruluna" verilmiştir.
Yine Anayasanın 76 ncı maddesi ile 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11 inci maddesi de diğer nedenler yanında "yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olmayı" milletvekili seçilmeye engel olarak saymıştır.
Bahattin ŞEKER'in XX. Dönem Milletvekili Seçimlerinde Doğru Yol Partisinden Bilecik İl'inden 24 Aralık 1995 tarihinde milletvekili seçildiği, il seçim kurulunca tutanak verildiği, tutanağın bir örneğinin de 2839 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verildiği anlaşılmıştır.

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 130. maddesinin sondan bir önceki fıkrasında; "...Ancak, adaylığın kesinleşmesinden sonra, adayın Türk olmadığına, yaşının kanunda gösterilenden küçük olduğuna, okur-yazar olmadığı veya seçilme yeterliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğuna ilişkin iddialar dışındaki nedenlerle adaylara itiraz olunamaz. Bu hüküm olağanüstü itirazlar içinde geçerlidir." hükmü yer almıştır.

Kurulumuzca öncelikle süreyle bağlı olmaksızın incelenebilecek tam kanunsuzluk durumları kapsamı içinde ve 130. maddede sayılmayan "Askerliğini yapmış olmak" koşulunun olayda tam kanunsuzluk kapsamında düşünülüp düşünülemiyeceği ve yukarıda belirtilen ilgili kuruluş ve makamların başvurularının incelenip incelenemiyeceği üzerinde durulmuştur.

298 sayılı Kanun'un yukarıda yazılı hükmüyle ilgili maddenin 2234 sayılı Kanunla değiştirildiği ve bu Kanun'un 31.05.1979 gün ve 16651 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği; Askerlik hizmetini yapmamayı milletvekili seçilmeye engel sayan Anayasa'nın 76. maddesinin ise 2709 sayı ile 07.11.1982 tarihinde kabul edildiği görülmüştür.

Bu duruma göre, 298 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren ve aynı konuyla ilgili olan Anayasanın 76. maddesinin, uygulamada sonraki kanun hükümlerinin geçerli olduğu ilkesi ışığında değerlendirilerek askerlik koşulunun da, tam kanunsuzluk kapsamında incelenebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Yüksek Seçim Kurulu'nun süregelen içtihatlarının (görüşlerinin) da bu yönde olduğu saptandıktan sonra incelemeye geçildi.

Dosya içeriğinden ve ilgilinin sözlü açıklamalarından; Bahattin ŞEKER'in milletvekili tutanağının iptali isteğine dayanak gösterilen 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun Ek-1. maddesi gereğince dövizle askerlik kapsamından çıkarıldığına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın 16.04.1998 gün ve MİY 4400-256-98/ASAL D.Er.İşl.Şb. Döv.As.Ks sayılı işleminin iptali isteğiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 1998/314 Esas numarasına kayden dava açıldığı, ayrıca; gerçeği yansıtmayan belge ve bilgiler sunarak askerlik hizmetini dövizle yaptığı (Sahtecilik) suçlamasıyla, Askeri Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Dövizle askerlik kapsamından çıkarılmaya ilişkin işlemin hukuka uygunluğunun denetim yeri Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Sahtecilik Suçunun varlığı veya yokluğuna karar verecek yargı yeri ise Askeri Savcılığın işlemi sonucunda Askeri Ceza Mahkemesidir.

Bu hukuki gerçek ışığında, Yüksek Seçim Kurulu'nun milletvekili tutanağının iptali isteğini incelemesi özellikle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararına bağlı bulunduğundan, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılan davanın sonuçlanması hukuksal deyimiyle Yüksek Seçim Kurulu kararı için bir ön sorun oluşturmaktadır.

İdare Hukuku açısından konuya bakıldığında, idari işlemin yürütülebilirliği (icrailiği) gözönüne alınarak yürütmenin durdurulması isteği reddedildiğine göre esas kararın ön sorun oluşturmadığı düşünülebilirse de her uyuşmazlığın kendi hukuk alanında değerlendirilip çözümlenmesi gerekir.

İdari yargıda işlemin idari yargı yerince iptali halinde Anayasanın 138 ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddeleri uyarınca, idareler karar gereklerine göre işlem yapmaya ve eylemde bulunmaya zorunlu olduklarından dava konusu işlemden önceki hukuksal durumu yeniden oluşturmak olanaklıdır.

Ancak, Anayasanın 79 ve 298 sayılı Kanun'un 111 ve 130. maddelerine göre Yüksek Seçim Kurulu'nun her türlü kararı kesin olup, hiçbir kanun yolu ile düzeltilemiyeceğindenkarardan önceki hukuki durumun oluşması mümkün değildir.

Bu nedenle, Seçim Hukukunun özelliği karşısında İdare Hukuku veya Özel Hukukla benzerliğinden sözedilemez.

Bu açıklamalar karşısında, Yüksek Seçim Kurulu'nca tutanak iptali isteğine ilişkin başvuruların esastan karara bağlanabilmesi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış olan 1998/314 Esas numaralı davanın ön sorun olarak beklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
S O N U Ç:
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'in milletvekili tutanağının iptali isteğine ilişkin başvuruların karara bağlanabilmesi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işleminin iptali isteğiyle açılan 1998/314 Esas sayılı dava bir ön sorun oluşturduğundan, bu davanın esastan karara bağlanmasının beklenilmesine,
2- Karar örneğinin;

a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına,

b) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına,

c) Milli Savunma Bakanlığına,

d) Bahattin ŞEKER vekillerine gönderilmesine,
15.07.1998 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
- A Z L I K O Y U -
Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'in, 14 Eylül 1988 - 14 Kasım 1988 tarihleri arasında yapmış olduğu dövizle askerlik hizmetini, gerçeği yansıtmayan beyan, bilgi ve belgelerle sağladığının saptandığı gerekçesiyle Milli Savunma Bakanlığı tarafından 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun Ek 1 inci maddesi gereğince, dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmasına karar verilmiştir.

Milli Savunma Bakanlığı'nın bu kararının, kesin ve yürütülmesi gerekli (icrai) niteliği uyarınca, görevli yargı yerleri tarafından iptal edilip ortadan kaldırılmadıkça yada yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmedikçe, hukuki varlığını sürdüreceği, ilgilerini ve herkesi bağlayacağı açıktır ve bu bakımdan uygulanması da zorunludur.

Bu durumda, söz konusu kararla, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış sayılan ilgilinin, Anayasanın 76. ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 11 inci maddesi gereğince, milletvekili seçilmesine olanak bulunmamasına karşın, 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan Milletvekili Seçimlerinde Bilecik İl'inden milletvekili seçildiği anlaşıldığından, öncelikle Kurulumuzca tutanağının iptali, bundan sonrada 1111 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesine göre yeniden askerlik işlemine tabi tutulması gerekmektedir.

Öte yandan, adı geçen tarafından dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmasına ilişkin kararın iptali istemiyle Milli Savunma Bakanlığı'na karşı açılan ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 1998/314 esas sayısına kayıtlı bulunan davada, ilgili söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunun yanısıra milletvekili olduğunu, kararın uygulanması ve Yüksek Seçim Kurulunca tutanağının iptaline karar verilmesi halinde, Yüksek Seçim Kurulu kararlarının kesin olması nedeniyle giderilmesi güç ve olanaksız zararların doğacağını vurgulayarak, kararın yürütülmesinin (uygulanmasının) dava sonuna kadar durdurulması isteminde bulunmuş, ancak anılan Mahkemece bu istemin reddine karar verilmiştir.

Açıklanan bu durum karşısında; Milli Savunma Bakanlığı'nın dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmasına ilişkin kararı uyarınca, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış sayılan adı geçen milletvekilinin tutanağının iptali konusunda Kurulumuzca bir karar verilmesi gerekirken, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde açılan davanın, bir ön sorun yapılarak esastan karara bağlanmasının beklenilmesine ilişkin çoğunluk kararına karşıyım.
T.C.
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Karar No : 371
İtiraz No : 194
- K A R A R -
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet ÇETİN imzasıyla Kurulumuz Başkanlığına gönderilen 27 Nisan 1998 gün ve 12302/30006 sayılı yazı ile aynı doğrultuda Milli Savunma Bakanı adına Korgeneral ve Müsteşar Tuncer KILINÇ imzasıyla gönderilen 20 Nisan 1998 gün ve 4400-272 sayılı yazıda; Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER’in 14 Eylül 1988 – 14 Kasım 1988 tarihleri arasında yapmış olduğu dövizle askerlik hizmetinin, gerçeği yansıtmayan beyan, bilgi ve belgeler ile sağlandığı tespit edildiğinden, 1111 sayılı Askerlik Kanununun Ek: 1 inci maddesi gereğince dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarıldığı,

Seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları kesin karara bağlama görevinin Anayasanın 79 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Yüksek Seçim Kuruluna ait bulunduğu belirtilerek konunun değerlendirilmesi istenildiği görülmekle,

Her iki yazı ekinde bulunan gerekçe ve değerlendirme sonuçları ile Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'’n mevcut vekaletnamesine istinaden Avukatlarının yazılı savunmaları 06.07.1998 Pazartesi günü saat 16.00’de Kurulumuzda yapılan sözlü açıklamaları ile bu konudaki Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararları, tüm belge ve belgeler değerlendirilerek,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
T.C. Anayasasının 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kuruluna” verilmiştir.
Yine Anayasanın 76 ncı maddesi ile 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11 inci maddesi de diğer nedenler yanında “yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olmayı” milletvekili seçilmeye engel olarak saymıştır.
Bahattin ŞEKER’in XX. Dönem Milletvekili Seçimlerinde Doğru Yol Partisinden Bilecik İl’inden 24 Aralık 1995 tarihinde milletvekili seçildiği, il seçim kurulunca tutanak verildiği, tutanağın bir örneğinin de 2839 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verildiği anlaşılmıştır.
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 130 uncu maddesinin sondan bir önceki fıkrasında; “... Ancak, adaylığın kesinleşmesinden sonra, adayın Türk olmadığına, yaşının kanunda gösterilenden küçük olduğuna, okur-yazar olmadığı veya seçilme yeterliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğuna ilişkin iddialar dışındaki nedenlerle adaylara itiraz olunamaz. Bu hüküm olağanüstü itirazlar için de geçerlidir.” hükmü yer almıştır.
Kurulumuzca öncelikle süreyle bağlı olmaksızın incelenebilecek tam kanunsuzluk durumları kapsamı içinde 130 uncu maddede sayılmayan “Askerliğini yapmış olmak” koşulunun olayda tam kanunsuzluk kapsamında düşünülüp düşünülemeyeceği ve yukarıda belirtilen ilgili kuruluş ve makamların başvurularının incelenip incelenemeyeceği üzerinde durulmuştur.
298 sayılı Kanunun yukarıda yazılı hükmüyle ilgili maddenin 2234 sayılı Kanunla değiştirildiği ve bu Kanunun 31.05.1979 gün ve 16651 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği; askerlik hizmetini yapmamayı milletvekili seçilmeye engel sayan Anayasanın 76 ncı maddesinin ise 2709 sayı ile 07.11.1982 tarihinde kabul edildiği görülmüştür.

Bu duruma göre, 298 sayılı Kanundan sonra yürürlüğe giren ve aynı konuyla ilgili olan Anayasanın 76 ncı maddesinin, uygulamada sonraki kanun hükümlerinin geçerli olduğu ilkesi ışığında değerlendirilerek askerlik koşulunun da, tam kanunsuzluk kapsamında incelenebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Yüksek Seçim Kurulunun süregelen içtihatlarının (görüşlerinin) da bu yönde olduğu saptandıktan sonra incelemeye geçildi.

Dosya içeriğinden ve ilgilinin sözlü açıklamalarından, Bahattin ŞEKER’in milletvekili tutanağının iptali isteğine dayanak gösterilen 1111 sayılı Askerlik Kanununun Ek – 1. maddesi gereğince dövizle askerlik kapsamından çıkarıldığına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının 16.04.1998 gün ve MİY 4400-256-98/ASAL D.Er.İşl.Şb. Döv.As.Ks. sayılı işleminin iptali isteğiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 1998/314 Esas numarasına kayden dava açıldığı, ayrıca; gerçeği yansıtmayan belge ve bilgiler sunarak askerlik hizmetini dövizle yaptığı (Sahtecilik) suçlamasıyla, Askeri Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Dövizle askerlik kapsamından çıkarılmaya ilişkin işlemin hukuka uygunluğunun denetim yeri Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Sahtecilik Suçunun varlığı veya yokluğuna karar verecek yargı yeri ise Askeri Savcılığın işlemi sonucunda Askeri Mahkemedir.

Bu hukuki gerçek ışığında, Yüksek Seçim Kurulunun milletvekili tutanağının iptali isteğini incelemesi özellikle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararına bağlı bulunduğundan, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılan davanın sonuçlanması hukuksal deyimiyle Yüksek Seçim Kurulu kararı için bir ön sorun oluşturmuştur.

İdare Hukuku açısından konuya bakıldığında, idari işlemin yürütülebilirliği (icrailiği) gözönüne alınarak yürütmenin durdurulması isteği reddedildiğine göre esas kararın ön sorun oluşturmadığı düşünülebilirse de her uyuşmazlığın kendi hukuk alanında değerlendirilip çözümlenmesi gerekir.

İdari yargıda işlemin idari yargı yerince iptali halinde Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddeleri uyarınca, idareler karar gereklerine göre işlem yapmaya ve eylemde bulunmaya zorunlu olduklarından dava konusu işlemden önceki hukuksal durumu yeniden oluşturmak olanaklıdır.

Ancak, Anayasanın 79. ve 298 sayılı Kanunun 111 ve 130 uncu maddelerine göre Yüksek Seçim Kurulunun her türlü kararı kesin olup, hiçbir kanun yolu öngörülmediğinden karardan önceki hukuki durumun oluşması mümkün değildir.

Bu nedenle, Seçim Hukukunun özelliği karşısında İdare Hukuku veya Özel Hukukla benzerliğinden sözedilemez.

Bu açıklamalar karşısında Yüksek Seçim Kurulunca tutanak iptali isteğine ilişkin başvuruların esastan karara bağlanabilmesi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış olan 1998/314 Esas numaralı davanın ön sorun olarak beklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Yargılama süreci izlenerek sonuç Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığından sorulmuştur.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığının 14.01.1998 gün ve 1998/625 sayılı yazısıyla Bahattin ŞEKER tarafından Milli Savunma Bakanlığına karşı E. 1998/314 sayılı dosyada, açılan davanın reddedildiği belirtilerek kararın gönderildiği; aynı Mahkeme Başkanlığının 15.03.1999 gün ve 1998/712 sayılı yazısıyla, karar düzeltme isteminin de reddedildiği bildirilerek kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin karar örneğinin gönderildiği anlaşılmıştır.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yukarıda sözü geçen 13.01.1999 gün ve E. 1998/314, K. 1999/8 sayılı kararın hüküm fıkrasında; “... dövizle askerlik statüsünden çıkarılma işleminin iptaline yönelik davanın reddedildiği; 10.03.1999 gün ve E. 1999/146, K. 1999/154 sayılı kararda da, karar düzeltme isteminin reddine hükmedildiği görülmüştür.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kesinleşen kararı karşısında seçim tarihinde milletvekili seçilme koşullarını taşımadığı anlaşılan Bahattin ŞEKER’intutanağının iptaline karar verilmesi gerekmiştir.
S O N U Ç:
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER’in milletvekili tutanağının iptaline,
2- Karar örneğinin;
a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına,
b) Milli Savunma Bakanlığına,
c) Bahattin ŞEKER vekillerine gönderilmesine,
16.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Orhan Şahin/ ABC Gazetesi

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/